PDA

View Full Version : Kaldim kitaplar arasinda



Pages : [1] 2

gurkan
08-09-2006, 07:26 AM
"KARDEŞLERİM BU BAŞLIĞI TARTIŞMA BAŞLIĞI DEĞİLDE PAYLAŞIM BAŞLIĞI OLARAK DÜŞÜNDÜM

İLGİLİSİ OLUR DİYE OKUDUĞUM KİTAPLARI BURAYA SİZLERİN İLGİSİNE ALIYORUM

iLGİLİ KİTAP İLE SORU SORABİLİR?SİZDE OKUMUŞSANIZ İLGİLİ YORUMUNUZU YAPABİLİRSİNİZ ?

OKUDUĞUNUZ KİTAPLARI TANITABİLİRSİNİZ ? iLGİ VE ANLAYIŞINIZA TEŞEKÜR EDİYORUM"

Kaldım Kitaplar arasında
Daldım Kitaplar arasında
Hadi bakalım Seslendim sizlere Kitaplar Arasından....:) Okuduğum Kitaplardan Tavsiyeler....







Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı http://kitap.antoloji.com/media/zkitap/k/47/47659_k_5209.jpg
Mustafa Armağan (http://kitap.antoloji.com/kisi.asp?CAS=34362)
Ufuk Kitapları (http://kitap.antoloji.com/yayinevi.asp?PUB=5302);





Mehmed Akif, Birinci Dünya Harbi'nde Asım'ın neslinin kıt'a kapma oyunu oynadıklarından söz eder. Bu gençlerin kimi Galiçya'da, kimi Sina çölünde, kimi Kafkaslarda, kimi de Çanakkale'de emperyalizme karşı çağları alt üst eden bir mücadele veriyorlardı. Bugün de eğitim neferlerimiz aynı rolü oynamıyorlar mı? İnsanlığa bu defa Yunus'un gönüllerine ektiği güzellikleri demetleyip sunmuyorlar mı? Bu çağın vebasına inançlarından derledikleri güzellikleri derman olarak sürmüyorlar mı? Ve en önemlisi de, Bizden adam çıkmaz hurafesinin çatısını çatır çatır yıkmıyorlar mı?

Bu bir Sonsuzluk Kervanı dostlar! Dün Tarık B. Ziyad'ın kutlu askerleri bu vazifeyi üstlenmişlerdi, bugün ise eğitim gönüllüleri. Dün Abdülhamid Han bu kervanın bir halkası olmuştu, bugün vazife bizim omuzlarımızda.

Abdülhamid'in dansı devam ediyor dostlar..

Kurtlarla, yani insanlığın düşmanlarıyla insanlığın dostlarının ezeli mücadelesi..

OKURUN(GÜRKAN) YORUMU : Sıkılmadan okuyabileceğiniz bir eser ; Mustafa Armağan'ı bu çalışmasını takdire yaşan buldum. Abdülhamid'in Hassas Siyasetini Ve O günlerin Resmini bizlere vermekte. Bugünümüzü anlamak için o günün resmini görmemizi sağlamakta. Tarih evrim değiştirerek bugünde tekerrü etmekte. Ulu Hakan ıı Abdülhamid'in Dolmahçe'den dünyaya bakışı Engin dehası Dönemin Kurtlarıyla Ulamasını bilen bir Sultan olması. En önemlisi ibret vesikası olması açısından muhakkak okunmalı.

gurkan
08-09-2006, 07:39 AM
Bir Darbenin Anatomisi http://kitap.antoloji.com/media/zkitap/k/31/31648_k_1692.jpg
Yılmaz Öztuna (http://kitap.antoloji.com/kisi.asp?CAS=27638)
Babıali Kültür Yay. (http://kitap.antoloji.com/yayinevi.asp?PUB=5312);



Yılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askeri darbesini, Sultan Abdülaziz'in tahttan indirilmesi ve ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor.1876 darbesi, sonradan İmparatorluk ve Cumhuriyet Türkiyesi'nde yapılan diğer askeri darbelere örnek oluşturduğu için çok önemlidir,1978 eylülünde kaleme alınan bu kitap,1982'ye kadar mahzurlu görülerek yayınlanamamış, o tarihten bu yana 4 baskı yapmıştır.


OKURUN YORUMU: Resmi Tarihle Yılmaz Öztuna'nın haklı kavgasına şahit olacaksınız. Ve Abdülaziz'in ölümünün İntihar değil 'de katledilme olduğunu göreceksiniz. Dönemin detaylı yaşantısına ineceksiniz. Marko paşa'dan Mithat Paşa'ya Zevkli soluksuz heyancanlı bir yolculuğu bu kitabda bulacaksınız. Tüm yaşamım boyunca okuduğum en iyi kitaplardan; Uslubu Tarihe vakıflığı; Türkiye'nin Tarihini yazmış bir kalemin bizlere hediyesi ; İlk Kez Masonlar Bu darbeyle Yahut dış mihraklar bu darbeyle ülke yönetiminin başlarını al aşağı ederek ülkeye müdaye etmişler. Bu darbelerin ülkeyi süreklediği felaketlere tanık olcaksınız.Darbelerde bugünlerde devam eden süreci daha iyi analiz edebileceksiniz.Bu Kitab'ın Tahlil ve analiz tekniğine hayran kalacaksınız. Hayalperestliğinde papucunun ne kadar pahalı olduğu. Demedi demeyin Yılmaz Öztuna Okuru yapabilir bu kitap sizleri. Beni yaptığı gibi.

gurkan
08-09-2006, 08:22 AM
TÜRKİYE'NİN BÜYÜK MASONLARI
SÜLEYMAN YEŞİLYURT


Osmanlı döneminde Makedonya, Selanik ve Resne'den alevlenen bu hıyanet ateşi, jöntürkler ve azınlıklarla

birleşip koca imparatorluğu tarumar etmeye yetmişti. Milletlerarası bir menfaat şebekesi olan Masonluk,

bu türden yıkıcı eylemleriyle kendi üyelerine ikbâl kapılarını sonuna kadar açarken, gerçek Türk insanlarının arzuladıkları mevkilere erişmesini her zaman ve her devirde engellemektedir.

Bu nedenledir ki Mason Locaları'nın varlığına son vermek ülke insanımızın asli görevi olmalıdır.

- Süleyman Yeşilyurt


OKURUN YORUMU: Kitabın kapağına bakın ilk şoku yaşayın.Kitabı sıkılarak ve üzülerek belki de içiniz ağlayarak okuyacaksınız. Belki Kitabın uslubunu beğenmeyeceksiniz. Milliyetçi bir yazarın Türkiye'nin Büyük Masonlarını eserini Merakla okuyacaksınız. Belgeleri nasıl ele geçridiğini de Ve Kimlerin O mahfile diz çöktüğünü hayretle okuyacaksınız. Bazı isimleri duyunca küçük dilinizi yutacaksınız. Burada Süleyman Demirel'i; Ruf Denktaş'ı; İsmail Cem İpekçi'yi; Özer Uçuran Çiller'i ; Şükrü Sina Gürel'i de bulacaksınız. Eskileri de ... Aslında eseri bilimsel ve analiz yönünden çok başarılı bulduğum söylenemez. Yazarın amacı da başarısız bulduğum nokta olmasa gerek. sözün özü masonları tanımak isteyen okusun.

EGETÜRK
08-09-2006, 08:54 AM
evet 1. kitabi bende suan okuyorum,öneriyorum...

gurkan
08-09-2006, 09:00 AM
http://kitap.antoloji.com/media/zkitap/k/46/46904_k_1044.jpg
İsmet Özel (http://kitap.antoloji.com/kisi.asp?CAS=32486)
Şule Yayınları (http://kitap.antoloji.com/yayinevi.asp?PUB=5135);





Elinden iş gelip de üzerinde toplum baskısı denilen şeyi hissetmeyen ve bu baskıyı bir biçimde etkisiz kılma çabası göstermeyen insan yok gibidir. Bir toplum baskısı, yani bir otalamaya rıza dayatması her alanda kendini gösterir. İrili ufaklı cinci hocaların tümü onlar beni aldatacağına; ben onları aldatayım mantığını yürütür. Bu mantıkla hareket ettikleri için de geçerli mantığın eyyamcılık gibi belirmesine hizmette kusur etmemiş olurlar. Kalın Türk olarak benim dert saydığım, yükünü çektiğim şey üzerimdeki toplum baskısını hafifletmeye, aldatmacanın belasını savmaya matuf değildir. Tıpkı şarap gibi aldanmanın ve aldatmacanın bir iyi, bir de kötü tarafından bahsetmek mümkündür. Bana aldatmanın gizliliği dert olmuştur. Sahiciliğe kavuşmak, mümkünse birini daha sahicilikle buluşturmak için çırpındım. Çırpındıkça çevikleştim ve kalınlaştım.

OKURUN YORUMU: Efendim Bir şairden bir yudum da okunacak çarpıcı bakışı 53 sayfa da izleyeceksiniz. Sıkılmadan okuyacağınızı umuyorum. Farklılığı işlemesi açısından başarılı karşıt tezleri sunduğu için de sarsıcı. Su gibi hem ucuz hem az 53 sayfa. Bizlere empoze edilen medeniyetler çatışması tezine cevab vermeye çalışmakta. Bildiğimize aykırı tezlerine bir çerçeve ayırdım zihnimde. Okuyucusu düşündürmeye düşünmeye sevketmekte. Kitabın içeriğini anlatmayacağım içinde ki gizem burada bozulmasın.

gurkan
08-10-2006, 01:33 PM
Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek http://kitap.antoloji.com/media/zkitap/k/44/44666_k_8856.jpg
İlber Ortaylı (http://kitap.antoloji.com/kisi.asp?CAS=5214)
Timaş Yayınları (http://kitap.antoloji.com/yayinevi.asp?PUB=5201);




'Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun 700. yıl kutlamaları Türkiye'de umulmaz bir ilgi uyandırdı ve Türk toplumu yedi asırlık tarihine ilgi duymaya başladı. Bu ilgi, kuru bir hamaset çizgisini geçti, anlaşılan toplumsal düşüncenin ve yorumlamaların tekamül etmesi dolayısıyla 'Osmanlı İmparatorluğu nedir? Bu imparatorluğun kurumları nedir? Yaşam şekli nedir? Bizim için anlamı nedir? ' gibi sorulara cevap aranmaya başlandı. Ve bu meyanda, çalışmalar, hazırlıklar yapmak ve yaptıklarımızı geniş kitleye tanıtmak gibi bir ihtiyaç hasıl oldu. Şüphesiz ki elinizdeki bu kitap da bunlardan birisidir ve o iddiadadır.'

- İlber Ortaylı-

Geçmişten geleceğe tarihi gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı bu sefer okuru Osmanlı'yı; padişahları, sarayları, yönetim şekli, semtleri ve abidevi eserleriyle kısacası kendine özgü kimliğiyle yeniden keşfetmeye davet ediyor...

OKURUN YORUMU: Sayın İlber Ortaylı'yı bilmeyen var mı ? Sade diliyle sıkmayan anlatımıyla Osmanlı'yı anlamamızı sağlaya çalışıyor. Popüler bir kitap kaynakçası yok mesela; Çok satanlarda başı çekmekte. Her Türk gençine okumasını tavsiye ederim. Neden mi ? Osmanlı'yı ayrıntıya inmeden mümkün olduğunca Kurumlarıyla yapısıyla yaşantısıyla bize anlattığı Osmanlıyı aydınlatmaya çalışan ve ehil elden çıkan bir makaleler zincirinden oluşan bir kitap ;Bu kitapta Öğreneceksiniz ki ; Osmanlı' bir derya ; Bu kitap ulaştığı satış rakamlarıyla ve amacıyla Osmanlı üzerinde ki önyargı zincirleri kırmaya namzet. Kitabın geçmişiyle kavgalı değil barışık bir nesile kapı açacağını ummaktayım. Lakin kesintisiz soluksuz dilini de eleştireceğim. Neden mi ? Bütün anlatımı boyunca aynı soluğu güttüğü için. Önemli konuları dikkat çekmeyen aynı solukla okumak garipsediğim olgu oldu. Osmanlıyı anlatan sade akıcı tüm yönleriyle ele almaya çalışan özet bir kitap istiyorum diyenlere şiddetle tavsiye edilir.

BuyukTuran
08-12-2006, 12:35 PM
ben de Bir kitap öneriym:
Kızıl Elma
konu ve yorumum:Fatih Sultan Mehmet Han'ın Kızıl Elma için olan savaşı casusluk üzerine güzel bir roman makedonyalı bir yazardan çok fazla tavsiye ediyorum;)...
kitap: Kızıl Elma
Yazar:Ragıb Şevki Yeşim
Elips Yayınevi
http://static.ideefixe.com/images/212/212569_2.jpg

gurkan
08-13-2006, 02:24 PM
Ufukların Sultanı Fatih Sultan Mehmed http://kitap.antoloji.com/media/erenbooks/k/23/230948_k_6561.jpg
Mustafa Armağan (http://kitap.antoloji.com/kisi.asp?CAS=129970)
Timaş Yayınları (http://kitap.antoloji.com/yayinevi.asp?PUB=14162);






Mustafa Armağan'ın kaleminden Ufukların Sultanı'na, bir elinde Homeros'un, öbür elinde Gazali'nin eserini okuyan, Doğu'nun ve Batı'nın hükümdarı Fatih Sultan Mehmed'e dair bilmedikleriniz bu kitapta..

Mustafa Armağan tartışmalara yol açacak kitabında, okuyucusunu tarihin labirentlerinde nefes nefese bir serüvene davet ediyor.

Bu kitabı okurken, Fatih'in dahiliğine, Osmanlı'nın büyüklüğüne şahit olacaksınız. İstanbul'un Fethi, Fatih'in hayatı ve Osmanlı tarihi üzerine yeni ve beklenmedik görüşler okumak isteyenlerin kaçırmamaları gereken bir kitap Ufukların Sultanı..


OKURUN YORUMU: Efendim Fatih'i fethe çıktım heyyat eremedik Fatih'i fethe ; Her türk evladı Türk milletinin geleceğini fethe koyulan Fatih'ini en azından hakkında kaleme alınan pozitif bir kitabını okuyarak ve Anlamaya çalışacak kadar bilmedir. Evet Kitabı okuyunca göreceksiniz ki Fatih'in fethi zamanın fethini içerir. Ufku geniş bir Sultanın Orta Asya'dan İtalya 'ya kadar ilmi siyasi ilişkileri gözlemleyeceksiniz. Fetih'in bir kültür bir dönüşüm şöleni olduğunuzu göreceksiniz ? Ve sizleri düşündürecek şaşırtacak tespitler bu kitapta sizleri beklemekte. Bu şaşırtıcı tespitlerden bir tanesi de Fatih'in kardeş katili olmadığı tezi bu kitapta işlenmekte. Bu kitabı okumak bana mutluluk verdi. Şahsım Türk Liderlerinden de Fatih Sultan Mehmed'i örnek almışlığım anavatarından da belli olmakta.

gurkan
10-14-2006, 03:40 PM
Armagedon / Türkiye-İsrail Gizli Savaşı



Aydoğan Vatandaş; Önsöz: Ahmet Cengiz Tangören

Timaş Yayınları;

Bu kitap Türkiye'nin gizli ve fakat gerçek tarihidir. Körfez Savaşı'ndan, Çekiç Güç'e, Kürt Devleti projesinden Susurluk'a, Uğur Mumcu suikastinden Eşref Bitlis cinayetine, Muavenet olayından ordu içindeki yapılanmaya değin gizli kalmış birçok olay, bambaşka bir üslupla, tüm belgeleriyle birlikte yeniden ele alındı. Okurken irkileceğiniz bu kitabı asla unutamayacaksınız.


OKURUN YORUMU: Türkiye'nin iç dengelerini ve çevresinde olan vakaları analiz etmenize ışık tutacağını umuyorum. Sıkılmadan zevkle okuyacağınız bir eser. 1997 Kasım'ın da yayınlandığında şok etkisi yaptı. O gün bugün rekor baskı(30) yaptı. Hala Çok satanlarda görmek mümkün... Türkiye 'yi ve çevresinde vuku bulan olayları iyi görmek istiyorsanız mutlaka okuyun. Amerika'nın ve İsrail'in öteki yüzü bulacaksınız. Bir de iç dengeleri ve hesaplaşmaları...

gurkan
10-19-2006, 04:26 PM
Derin Devlet Tanımlanamayan Güç


Mahir Kaynak, Ömer Lütfi Mete


Timaş Yayınları;


TANITIM


Almanya'da Baider Mainhoff, İtalya'da Kızıl Tugaylar üyelerini bir gecede çökertmek nasıl bir derin devlet operasyonudur? ABD Başkanı Kennedy hangi derin devletlerin yaptığı ittifak sonucu öldü? Susurluk kazası kimin eseri? Sır perdesi hâlâ aralanmış Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Necip Hablemitoğlu vs. cinayetler hangi istihbarat örgütünün operasyonu?

Dünyanın en iyi yapılanmış derin devleti hangisi? PKK ve Abdullah Öcalan hangi derin devletin kucağında büyüdü?

Derin devletler niçin mafyaya ihtiyaç duyarlar?

Aklınızı kurcalayan tüm bu soruların cevabını deneyimli gazeteci Ömer Lütfi Mete ile eski istihbaratçı Mahir Kaynak veriyor.

OKURUN YORUMU: Derin Devlet olmalı mı sorusunu sizlere sorduracaktır. Bunun yanında tanımını yapmaya çalışacaktır. Tarihinden anlatacaktır. Politik işaretler verecektir. Derin devlete Küresel bir bakış sunacaktır. İsrail'in Mossad'ından FBI a CIA ingiliz MI6 ya kadar Osmanlı Abdülhamid'in Hafiye teşkilatı ile İttihatçıların Teşkilatı Mahsusa'sı MİT ve Jitem'e yapılanmalar inceleniyor. Üstü kapalı cinayet ve olaylara bir fener de tutuyorlar.Derin devlet ile derin çeteler tanımı ve ayırımı yapılıyor. Bilinmeyenler hakkında konunun uzmanları sizi derinlerde de kaybetmeyecek düzeyde cevaplar arıyorlar. Cevablarını biliyorlarsa tam verdiklerini düşünmüyorum. Bir deyim vardır. "Hazır Balık yemenizi değil Balık avlamanızı istiyorlar" Burada ki bakış ile size avı tutmak kalıyor gibi... Zevkli okuduğunuza değecek popüler bir kitap bu da son yorum.

gurkan
01-02-2007, 04:54 AM
Jön Türklerden Cumhuriyet'e II. Abdülhamid'de Yanılanlar


Adem Çevik
Ufuk Yayınları;





Elinizdeki kitap, bu büyük kaptanın yapmak istediklerini o iktidardayken anlayaman, ancak sonradan pişman olup onun büyüklüğünü takdir eden askerler, devlet adamları ve aydınların uyanışlarını derli toplu bulabileceğimiz bir kaynak niteliğinde. Bunlar sağda solda kalmış bilgiler iken ilk defa burada buluşuyor ve Son Sultan'ın ölümünün üzerinden tam 88 yıl geçmesine rağmen, ufuklarda yeniden doğuşuna tanıklık ediyor. Adem Çevik, titiz bir araştırma ile bir araya getirdiği bilgileri araştırmacıların istifadesine sunmakla önemli bir iş başarıyor.

OKURUN YORUMU: Başarılı Bir çalışma , O günleri ve karmaşıklığı yaşadığımı hissettim. Aynı zamanda Gerçeğin ne kadar acı olduğunu; Aydın denilen kesimin son uyanışlarını acı acı okuyacaksınız. Nafile... İbret almak isteyen için çok güzel ve mutlaka okunması gereken bir eser. Bu anlamda beğendiğimi söyleyebilirim. Yeri gelecek memleketin haline gözleriniz dolacak yanacaksınız. Epeyce düşüneceğiniz bir eser. O günün siyasi çerçevesini taze taze yaşıyorsunuz. Bir yan da bunlar bir yanda tarumar olan ülke ; Ve o günün aydın kesiminin anıları açıklamalarını bulacaksınız.

BuyukTuran
01-02-2007, 04:59 AM
Enver Paşanın yanıldığı nokta ve kendi ağızıyla açıklaması bulunuyor bu kitapta
II.Abdülhamid Han nasıl birisi bu kitapta anlarsınız ;)

yavuz
01-02-2007, 08:06 AM
II.Abdülhamid Han nasıl birisi

Enver Paşa'nın Almanlarla müttefik olduktan sonra konuşmaya gittiği ve yanından ayrılırken ağladığı birisi... ;)

Abdülhamid Han'ın, kendisine bir dünya haritası üzerinde Almanların ve İngilizlerin sömürgelerini göstermesi Enver Paşa'nın ağlamasına yetmiştir!

EGETÜRK
01-02-2007, 11:03 AM
rauf denktas mason mu????

yavuz
01-02-2007, 12:03 PM
Bahsi geçen hiçbir kimse mason değildir... En başta da Rauf Denktaş! Madem o kadar ulu orta işler yapıyorlar, neden "gizli bir örgüt" o halde masonlar? Çocuk kandırmacası ve karalamadan ibaret bütün bunlar...!

EGETÜRK
01-02-2007, 03:49 PM
ben inanmak istemiyorum Denktas'in mason olduguna...

BuyukTuran
01-03-2007, 12:02 PM
ben inanmak istemiyorum Denktas'in mason olduguna...

Kazım Karabekirde masonmuş vaktü zamanında ben de buna inanamamıştın fakat o iç yüzünü öğrenince ayrılmış İttihat terakki den de ayrılmış aynı anda :?

gurkan
01-04-2007, 01:27 PM
Dünyayı Kimler Yönetiyor Küresel İmparatorluğun Gizli Kurmayları


Mahir Kaynak, Ömer Lütfi Mete
Timaş Yayınları;
İstanbul, 2006,

Soğuk Savaş sonrası Yeni Dünya Düzeni fikrini ortaya atanlar nasıl bir model öngörüyorlardı?

Uyuşturucu, eroin, organ nakli, kaçak insan ticareti, fuhuş gibi yasa dışı yollardan gelen kara paralar kimlerin kontrolünde?

Opus Dei ve Vatikan çok güçlü sermaye yapılarına rağmen, niçin dünyayı kontrol etmede etkin değiller?

Küresel sermaye ve büyük aileler medyaya nasıl istedikleri gibi manipüle ediyorlar?

Dünyayı yönetiminde etkin olduğu farz edilen gizli örgütler aslında sadece birer görüntüden mi ibaretler?

Küresel İmparatorluğun gizli kurmayları Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için kimleri kullanıyor?

Derin dünyanın politbüroları kimler?

Bütün gerçekler üç aşamadan geçerek sınanır. Önce komik bulunur, şiddetli bir direnişle karşılaşır ve üçüncü aşamada kesin doğru olarak kabul edilir.

Arthur Schopenhauer, Filozof,1788-1860

OKURUN YORUMU : Güncel populer konularla ilgili ehil ağızlardan üzerinde düşündürecek bakış açılarını bulacaksınız . Sıkılmadan okursunuz .Örneğin Dünyayı Kim yönetiyor ? Şühhesiz Allah. Birde Kendini Allah'ın Ortağı sayanlar var. İşte Onları Tanıyacaksınız ? Mesala Küresel Sermaye ? Bu sorunun neresinde ? CFR ? BİLDERBERG ? Trilaterel Komisyonu ? Dünyanın Kirli Kaynaklarının Yönetimi ? Masonlar ? Sebataylar ? Vatikan ? Büyük Zengin Aileler ? Kafanızdaki birçok merak ettiğiniz soruya ? Ve ilgili olduğunuz konulara cevaplar veriyorlar.

Kosar
01-06-2007, 05:18 AM
Tesekkürler dostum.. Kitap okumanin o kadar azaldigi günlerde böyle bir baslik acisini taktirle karsiliyorum. Cok yararli bir sey... Tekrar sagol

gurkan
01-14-2007, 11:38 AM
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı


İlber Ortaylı
Alkım Yayınevi;
Ocak 2006, 1. Baskı, 288 sayfa, Türkçe, K.Kapak.
ISBN No: 9759920085



Günümüz Türkiye’sinin sorunlarını ve dinamiklerini kavramak, ülkenin dünya konjonktüründeki yerini olanca açıklığıyla görebilmek için başvurulabilecek en vazgeçilmez kaynak,19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun yaşadığı serüvendir. İlber Ortaylı, bu çalkantılı çağı olağanüstü bir hakimiyetle enine boyuna katetmekle kalmıyor, bunu yaparken, pek az uzmanda rastlanabilecek güçlü bir üslup, akıcı bir anlatım kullanarak okurunu sürüklemeyi de başarıyor. İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, tek kelimeyle bir başyapıt

OKURUN YORUMU: Osmanlının Modernleşme sancılarını ; Kurumlarında değişim sancılarını ; Osmanlı Tebasında ki Ulus akımları ; ıı Mahmud'dan ıı Meşrutiyete Vuku bulan değişimlere eğitim hukuk sanayi inkilap yönetim siyaset açısından derinlemesine bir inceleme ve analizi sade bir dil üzere bulacaksınız. Analizleri Bildiğiniz yapının dışında bir çok bilimsel kaynak ile destekli farklı önermeleri bulacaksınız. Her ne kadar Osmanlı'ya Objektif ve Tarafsız yaklaşmaya calışmaktasa da ; Benim durduğum yerde durmasa da kendini okumaktan alıkoyamadığım çok zengin bir kalem ; Bence Osmanlı'nın Çöküşüne giden yolu daha yakından anlamak istiyorsanız hiç beklemeden alın okuyun. Bugünle Kıyas yaptığınızda Bugün de o günlerde ki sancılardan farklı olmadığımıza şehadet edip bana hak verirsiniz.

dadash_serkan
01-14-2007, 01:48 PM
içindeki Türk'ü yeni uyanan arkadaşlara ön bilgi niteliğinde bir kitap:
Yazar : TUNCER BAYKARA Baskı Yılı : 2006 Yayın Evi : IQ KÜLTÜR SANAT YAYINCILIK Sayfa : 496


“…. TÜRK, sedef içende derya da bulunan bir inci gibidir. Kendi yerinde (yurdunda) bulunduğu zaman kadir ve kıymeti bilinmez. Lakin oradan çıkınca, denizden ve sedeften çıkmış bir inci gibi kıymetlenir..”
Alp Er Tunga-
“… Türk Kavramı, sadece ülkemizin değil, dünyanın da bir büyük gerçeğidir. Bu kavramı sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde yaşayanlarla sınırlandırmak hiç de doğru değildir. Türkler deyince kim tarafından kimler anlaşılır ve bu anlayışı nasıl oluşturmuştur? Çoklarımız bunu merak ederiz. Türk olmak bir taklit veya şahsi tercih olmaktan ayrı bir gerçekliktir.
“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”



eğer bugün Turan olsa nasıl avantajlara sahibiz, bilmek isteyen arkadaşlarım için şiddetle ısrar ettiğim bir kitap:(kitap indirime girmiştir, geçen sene 16YTL'di şu anda 10YTL)

Kitap Adı : Uyuyan Dev Türk Dünyası / 9 Büyük Proje
Yazar :Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan
Yayınevi : POZİTİF YAYINLARI
Basım Tarihi /Yeri: 2006 , İstanbul
Sayfa Sayısı : 347
Boyutları : 13,5 x 21 cm


Kitap Açıklaması :
Türk toplumu güçsüzlükten nasıl kurtulur sorusuna cevap niteliği taşıyan bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan, "Uyuyan Dev" isimli kitabında güçlü bir devlet olabilmenin şartlarını sıralıyor, bir anlamda yol gösteriyor.
Türkkan soruyor: "Önümüzdeki 15-20 yılda, Türklerin İsviçre gibi sadece kalkınmış mı, yoksa Kanuni devrindeki Osmanlılar ve bugünkü Amerika gibi tehditlere pabuç bırakmayan, sesini duyurabilen, aynı zamanda da zengin ve müreffeh olmasını mı isterseniz? Tercihiniz hangisidir?" Kalkınmış olan, fakat siyaseten de, askeri bakımdan da güçlü sayılmayan millet-devletleridir. Milli gelirleri yüksektir, eğitim, sağlık ve refah düzeyleri ileridir, fakat "süper güçlerden" değildirler.
Türkkan'a göre, kalkınmış, fakat güçlü olmayanlar süper güçlerin oyunlarına maruz kalabilir ve göz göre göre bazı haklarını kaptırabilirler, hatta işgale uğrayabilirler. En azından, daha büyük, daha refahlı günlere kavuşmaları imkansızlaşır.
Uyuyan Dev kitabında kalkınmak, güçlü olmak, süper devletler kulübüne tekrar girmek hedef olarak gösteriliyor. Ancak bunun tabii ki şartları var kalkınma için, sağlam eğitim, rehaf düzeyinde ekonomi, ayrıca yetenekli, dürüst ve azimli liderler gerekiyor.
Güçlü olmanın yolu ise Türkkan'a göre, dünyada üçyüz milyona yakın nüfusu olan Türk Dünyasının ortak hareket etmesinden geçiyor. Türkkan uyuyan devin uyandırılması, yani Türk Dünyasındaki potansiyelin ortaya çıkarılması, için, güce doğru bir yol haritası niteliğinde 9 dev adımı sıralıyor kitabında muhakkak okunması gereken bir kitap.

israilin oyunlarını belgeleriyle önümüze sunan, okunması gereken bir kitap:
Yazar : HASAN TAŞKIN Baskı Yılı : 2006 Yayın Evi : OZAN YAYINLARI Sayfa : 152


Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnan''a, Fırat Irmağından Akdeniz''e kadar uzanacak. Hiç kimse kime karşı koyamayacak. Tanrınız Rab, size verdiği söz uyarınca, ayak basacağınız her yere dehşetinizi, korkunuzusaçacaktır. Yukarıdaki, Tevrat''ın Tesniye bölümünden yapılan alıntı, İsrail devletinin dinsel-ideolojik sınırlarının, fanatik Yahudilerin zihinlerindeki güncel yansımasından başka bir şey değildir. Binlerce yıllık sürgün hayatından sonra, Tevrat''ta sınırları çizilen "Vaadedilmiş Topraklar"a dönerek tarihsel amaçlarına ulaşan Yahudiler, kutsal kitapta kendilerine Tanrı tarafından sunulduğuna inandıkları sınırlar için, tüm dünyaya meydan okuyarak faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bu faaliyetler kapsamında, GAP bölgesinde yaptıkları hararetli çalışmaların Türk istihbarat raporlarına girmesiyle birlikte, bölgede yeni bir süreç oluşmuş ve Güneydoğu topraklarında; istihbarat kaynakları, Yahudi lobiciler, uluslararası şirketler ve Yahudi asıllı Türk vatandaşlarının da içinde bulunduğu kıran kırana bir mücadele başlamıştır. Kitapta; İsrail devleti ve istihbarat kaynaklarının bölgede yaptıkları çalışmaların tüm boyutları, Türk istihbarat kaynaklarının hazırladıkları raporlarla ortaya konmaktadır.

dadash_serkan
01-14-2007, 01:49 PM
bu arada koduyla resim ekleyemedim.acaba html kodlarına forumun aзık olmadığındanmı?

Kaptan-i Derya
01-14-2007, 01:56 PM
bu arada koduyla resim ekleyemedim.acaba html kodlarına forumun aзık olmadığındanmı?

link belki yalnistir yada [IMG] yaz buyuk harflerle, bazen fark ediyo o kucuk ayrinti.

dadash_serkan
01-14-2007, 02:47 PM
şeklinde yazmadığımdan olabilir.eğer linkte hata olsaydı link yazı halinde зıkardır.teşekkьrler yardımın iзin

gurkan
01-21-2007, 09:32 AM
Hz. Muhammed: Gizlenen Kitap


Lev Nikolayeviз Tolstoy; Tercьme: Arif Arslan

Karakutu Yayınları;

Ьnlь Rus yazarı L. N. Tolstoy,1908 yılında, Abdullah EI-SЬHREVERDİ'nin Hindistan'da basılmış 'Hz. Muhammed'in Hadisleri' kitabını okumuştur. Okuduğu hadislerden bir risale (kitapзık) tertip etmiş, bunu Rusya'nın 'Posrednik' adlı yayınevinde bastırmıştır.

Rus halkı ve цzellikle Rus aydınları, L. N. Tolstoy'u ilahi bir kuvvete sahip gibi seviyorlardı ve onun İslamiyet’i kabul etmesinin duyulmasının Rus toplumu iзinde İslam'a gьзlь bir akım başlatabileceğini biliyorlardı. Bu yьzden de Tolstoy'un Hz.Muhammed'in hadislerinden derlediği kitapзığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye зalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapзık) ile Rus okurlarını, Hz. Muhammed'in hadisleriyle tanıştırmıştır. Hadislerden seзtiği konularda 'fakirlik' ve 'eşitlik' gibi kavramları esas almış, Rus halkına ve onları aldatanlara bir ders verir nitelikte olmasına цzen gцstermiştir.

Tolstoy, seзip kitapзık haline getirdiği bu hadislerle, gerзek adalet ve eşitliğin, gerзek kardeşlik ve fedakarlığın yerinin İslam olduğu, hatta insana saygı ve sevginin ve daha цtesinin de yerinin yine İslam olduğunu vurgulamak istemiştir...

Prof. Dr. Telman Hurşidoğlu ALİYEV

OKURUN YORUMU: Bunu sцylemek ne kadar tuhaf olsa da benim iзin Muhammedilik ; Haзa Tapmaktan(Hristiyanlık'tan) mukayese edilemeyecek kadar kadar yьksekte duruyor. Eğer insan; seзme hakkına sahip olsaydı(Rusya o yıllarda зocuklara verilmiş islamı seзme hakkı yoktu) aklıbaşında olan her bir insan , şьphe ve tereddьt etmeden Muhammediliği; Tek Allah'ı ve onun peygamberliğini kabul ederdi.(L.N.TOLSTOY) ... İlgili Kitapta ; Tolstoy'un seзip derlediği Hadisleri;(Зevirenler Bu Hadisleri İslam Kaynakları ile delillendirmişlerdir) ; Tosttoy'un Allah'ı arayış yaşam цlьm İslamiyetle ilgili İtiraflarını ; Ve İslamiyetle ilgili mektupları ile ilgili 15 mart 1909 da yazdığı Kendisi mьslьman olan Azeri Kцkenli Genaral İbrahim Ağa ile evli olan Rus Asıllı Bayan Yelana Vekilovaya yazdığı mektuplarda "Mьslьman baba Hristiyan annenin зocuklarının din seзimi ile ilgili mektuplar yer almaktadır." Kanunlarda yasak olmasına rağmen Tosttoy зocukların istemesi halinde İslam'ı seзmelerini Bayan Vekilova'ya цnermektedir. Tolstoy'un inancı ile ilgili Prof.Dr. Telman Hurşidoğlu Aliyev(Azeri) Tolstoy'un inancı ile ilgili şu satırları aktarmaktadır. "Rus Halkı,цzellikle rus aydınları ve bilginleri L.N.TOLSTOY'U ilahi kuvvete sahip birisi gibi seviyorlardı ve onun İslam'ı kabul etmesi Rus toplumu iзinde İslam'a gьзlь bir akım başlatabilirdi. Bu yьzden de Tolstoy'un İslam'ı kabul etme ihtimalini dahi gizli tutmaya зalışıyorlardı. Rus Devleti; Tolstoy gibi bir dahinin İslam'a saygısını ve mьslьman olduğunun(İman etmiş mi bilmiyorum.Gizliden etmiş olabilir. Allah-u Alem) topluma duyurulmasına izin veremezdi. Bu yьzden Tolstoy'un Hz.Muhammed'in Hadislerini derlediği Risalesi uzun sьre insanlardan gizlendi"

afsharkizi
01-21-2007, 10:02 AM
su silgin türklerin e-book varmi birisinde gecen sene alacaktim alamadim ama yaza kadar sabretemiyorum-...

ulaskirim
01-21-2007, 04:54 PM
su silgin tьrklerin e-book varmi birisinde gecen sene alacaktim alamadim ama yaza kadar sabretemiyorum-...

Aşağıdaki linkte .lit uzantılı olarak "Şu Зılgın Tьrkler" bulunmakta...

For your info...

http://rapidshare.com/files/3164714/e-kitap_-_T.rar

dadash_serkan
01-22-2007, 02:28 AM
Hz. Muhammed: Gizlenen Kitap


Lev Nikolayeviз Tolstoy; Tercьme: Arif Arslan

Karakutu Yayınları;

Ьnlь Rus yazarı L. N. Tolstoy,1908 yılında, Abdullah EI-SЬHREVERDİ'nin Hindistan'da basılmış 'Hz. Muhammed'in Hadisleri' kitabını okumuştur. Okuduğu hadislerden bir risale (kitapзık) tertip etmiş, bunu Rusya'nın 'Posrednik' adlı yayınevinde bastırmıştır.

Rus halkı ve цzellikle Rus aydınları, L. N. Tolstoy'u ilahi bir kuvvete sahip gibi seviyorlardı ve onun İslamiyet’i kabul etmesinin duyulmasının Rus toplumu iзinde İslam'a gьзlь bir akım başlatabileceğini biliyorlardı. Bu yьzden de Tolstoy'un Hz.Muhammed'in hadislerinden derlediği kitapзığını KGB gibi Rus istihbarat birimleri gizli tutmaya, unutturmaya ve basılmasını engellemeye зalışıyorlardı. Tolstoy, bu risale (kitapзık) ile Rus okurlarını, Hz. Muhammed'in hadisleriyle tanıştırmıştır. Hadislerden seзtiği konularda 'fakirlik' ve 'eşitlik' gibi kavramları esas almış, Rus halkına ve onları aldatanlara bir ders verir nitelikte olmasına цzen gцstermiştir.

Tolstoy, seзip kitapзık haline getirdiği bu hadislerle, gerзek adalet ve eşitliğin, gerзek kardeşlik ve fedakarlığın yerinin İslam olduğu, hatta insana saygı ve sevginin ve daha цtesinin de yerinin yine İslam olduğunu vurgulamak istemiştir...

Prof. Dr. Telman Hurşidoğlu ALİYEV

OKURUN YORUMU: Bunu sцylemek ne kadar tuhaf olsa da benim iзin Muhammedilik ; Haзa Tapmaktan(Hristiyanlık'tan) mukayese edilemeyecek kadar kadar yьksekte duruyor. Eğer insan; seзme hakkına sahip olsaydı(Rusya o yıllarda зocuklara verilmiş islamı seзme hakkı yoktu) aklıbaşında olan her bir insan , şьphe ve tereddьt etmeden Muhammediliği; Tek Allah'ı ve onun peygamberliğini kabul ederdi.(L.N.TOLSTOY) ... İlgili Kitapta ; Tolstoy'un seзip derlediği Hadisleri;(Зevirenler Bu Hadisleri İslam Kaynakları ile delillendirmişlerdir) ; Tosttoy'un Allah'ı arayış yaşam цlьm İslamiyetle ilgili İtiraflarını ; Ve İslamiyetle ilgili mektupları ile ilgili 15 mart 1909 da yazdığı Kendisi mьslьman olan Azeri Kцkenli Genaral İbrahim Ağa ile evli olan Rus Asıllı Bayan Yelana Vekilovaya yazdığı mektuplarda "Mьslьman baba Hristiyan annenin зocuklarının din seзimi ile ilgili mektuplar yer almaktadır." Kanunlarda yasak olmasına rağmen Tosttoy зocukların istemesi halinde İslam'ı seзmelerini Bayan Vekilova'ya цnermektedir. Tolstoy'un inancı ile ilgili Prof.Dr. Telman Hurşidoğlu Aliyev(Azeri) Tolstoy'un inancı ile ilgili şu satırları aktarmaktadır. "Rus Halkı,цzellikle rus aydınları ve bilginleri L.N.TOLSTOY'U ilahi kuvvete sahip birisi gibi seviyorlardı ve onun İslam'ı kabul etmesi Rus toplumu iзinde İslam'a gьзlь bir akım başlatabilirdi. Bu yьzden de Tolstoy'un İslam'ı kabul etme ihtimalini dahi gizli tutmaya зalışıyorlardı. Rus Devleti; Tolstoy gibi bir dahinin İslam'a saygısını ve mьslьman olduğunun(İman etmiş mi bilmiyorum.Gizliden etmiş olabilir. Allah-u Alem) topluma duyurulmasına izin veremezdi. Bu yьzden Tolstoy'un Hz.Muhammed'in Hadislerini derlediği Risalesi uzun sьre insanlardan gizlendi"
bu kitap hem çok uygun fiyatlı hemde 1-2saatde bitirilebilecek bir kitap.akıcı bir şekilde yazılmış, okumanızı şiddetle tavsiye ederim.;)

gurkan
04-20-2007, 02:22 PM
SARIKAMIŞ - Beyaz Hьzьn

İsmail Bilgin

Timaş


Bu kitap; okurları tarihin acılarla dolu bir sayfasına, 90 yıl цnce bьtьn olanaksızlıklara ve karakışa rağmen Osmanlı askerinin vatanını korumak adına inanзla ve azimle verdiği mьcadeleye tanıklığa davet eden bir hьznьn hikвyesidir. Sarıkamış'la ilgili birзok bilinmeyen olay gьnışığına зıkarıyor... Harekвt цncesi gцz ardı edilen raporlar… 31. ve 32. Tьmen’in birbirleriyle зarpışması... Rus Зarı II. Nikolas'ın hatalı emir ьzerine tutuklanmaması... Osmanlı askerinin ve halkın tek vьcut olarak lığa, karakışa yani tьm imkвnsızlıklara karşı gцsterdiği insanьstь mьcadele…
Milletlerin hafızalarında bazı yer adları вdeta mermere kazınmış gibidir. O yer adları, yıllar geзip gitse de milletlerin hafızasından silinmez. Her an hatırlanarak, nesilden nesile aktarılır. Bu yerlerden bazıları Galiзya, Yemen, Sarıkamış, Зanakkale, Dumlupınar ve Sakarya’dır… Bu adlardan birini veya birkaзını duyduğumuzda gцnьl telimiz hep titrer, bir garip oluruz. Tarihimiz nice zaferlerle doludur. Zaferlerimizin yanında yenilgilerimiz de vardır. Bir millet, zaferleriyle цvьnьrken, yenilgilerden de gerekli dersleri зıkarmaya зalışır…
Sarıkamış Harekвtı, her tьrlь imkвnsızlıklar iзinde, kırık bir ьmidi gerзekleştirmeye yцnelik, sonu hazinle biten bir harekвttır... Bu harekвtta askerimiz Rus’tan зok tabiat ile mьcadele etmiştir. Bu topraklarda yaşayan herkesin ya bir akrabası ya da bir yakını bu harekвttan etkilenmiştir. Binlerce şehit kвh Ruslarla зarpışarak kвh iklimle, karakışla, imkвnsızlıklarla mьcadele ederek vatanı savunmuştur…
Bu kitap; okurları tarihin acılarla dolu bir sayfasına, bьtьn olanaksızlıklara ve karakışa rağmen Osmanlı askerinin vatanını korumak iзin inanзla ve azimle savaşmasına tanıklığa davet eden bir hьznьn hikвyesidir. Sarıkamış/Beyaz Hьzьn'de bir hьznьn hikвyesini, 90 yıldır unutulanları okurken kвh gururlanacak, kвh ağlayacaksınız...

Okurun Yorumu : "Yьrek parзalanır; Can dayanmaz" Bu kitap bir hьzьn kitabı. Yazar başarılı. Tarihi Roman sevenler okusunlar. Duygu selinde boğulacaksınız.

yavuz
04-21-2007, 04:29 AM
Bugьn doğum gьnьm...

Birkaз arkadaşa hediye olarak Necip Fazıl - Bir Adam Yaratmak piyesini aldırdım, Babam Necip Fazıl'dan ЗİLE'yi aldı ve bir amcam da NUTUK'u almış sağolsunlar... Kutadgu Bilig de gelecek. ;)

timurlenk
04-21-2007, 06:40 AM
BASIMIZA GELENLER , YAZAR: NİHAT YAZAR
93 harbi vede mısır hatıraları ahmet muhtar pasanın yaveri tarafından yazılan bir hayli kalın vede ilginc kitap her turk okumalı..

binbirincigece
09-09-2007, 08:01 AM
John Perkins diye bir adam günah çıkartıyor kitabında...Herkese tavsiye ederim. Kendim yazmaya üşendiğim için başkasının yorumunu koydum.

http://www.sadeyasam.org/dosya/kitap_resimleri/johnperkins.jpg


Güngör Uras

"Ekonomi Tetikçiliği" kapitalist sistemin ortaya çıkardığı yepyeni ve çok çok önemli bir "profesyonel meslek" dalı.Zengin ülkeler (Türkiye gibi) fakir ülkelere "Ekonomi Tetikçisi" gönderiyor. Ekonomi tetikçileri "uzman olarak" ülke sorunlarını inceliyor. Raporlar hazırlıyor, projeler geliştiriyor. Bu projelerin bir an önce yapılması gerektiğine kamuoyunu ve hükümetleri inandırıyor. Sonra da bu projeleri hangi firmaların yapabileceğini, hangi kuruluşların kredi verebileceğini söylüyor...Ülkenin gündeminde olmayan, önceliği olmayan projeler, öncelikli işler haline geliyor. Ülkeler teklif edilen kredileri (bir fırsat, bir nimet imişçesine) kabul ediyor. Sonuçta ülke, kendi önceliği olmayan projeler yüzünden büyük borçlar altına giriyor. Borçlanan ülke "Ekonomi Tetikçisi"ni yollayan zengin ülkeye "bağımlı" duruma geliyor. İşte o çizgiden sonra devreye zengin ülkenin politikacıları giriyor. "Bağımlı ülkeyi" istedikleri biçimde kullanıyor.Borç 'kölelik'Bunları "Confession of An Economic Hit Man" (Bir Ekonomi Tetikçisinin İtirafları) ismi ile John Perkins'in yazdığı kitaptan aktarıyorum. (Berrett Koehler Publisher, 2004, 250 sayfa. 24.95 dolar). New York Times'ın "en çok satan kitaplar" listesine giren bu kitapta John Perkins, "Bir Amerikalı Ekonomi Tetikçisi" olarak dünyanın değişik ülkelerinde yaptıklarını anlatıyor."Ekonomi tetikçisi olarak bizlerin amacı küresel imparatorluk kurmaktır. Bizler, diğer ülkeleri şirketlerimizin, hükümetimizin, bankalarımızın kölesi haline getirmek için uluslararası finans kuruluşlarını kullanan elit bir grubuz. Mafyanın yaptığı iyilikler gibi Ekonomi Tetikçileri de görünüşte bazı iyilikler yapar. Örneğin elektrik santralları, otoyollar, limanlar, havaalanları, teknoparklar gibi altyapı hizmetleri için borç temin ederler. Bu borçların önkoşulu, bütün bu projelerin Amerikan inşaat ve mühendislik firmaları tarafından gerçekleştirilmesidir. Aslında paranın çoğu Amerika'yı hiç terk etmez (..) transfer edilir.'Bedava' kandırmacasıPara hiç vakit geçirmeden şirketlere (kreditörlere) döndüğü halde borçlu ülkenin anapara artı faizin tamamını ödemesini isteriz. Eğer Ekonomi Tetikçisi çok başarılı ise borç tutarı o kadar büyük olur ki, birkaç yıl sonra borçlu ülke ödemeleri aksatır. Bu olduğunda biz de mafya gibi diyetini isteriz. Birleşmiş Milletler'de Amerika'nın isteği doğrultusunda oy verme, askeri üs kurma veya petrol gibi değerli kaynaklara el koyma şeklinde olabilir bu diyet..."Kızımın "mutlaka oku" diyerek New York'tan gönderdiği kitabı okurken gazetelerde "Japon uzmanların İstanbul'un şehiriçi ulaşımı master planını hazırlayacaklarına ilişkin" haberler yayımlandı. Japon yardım kuruluşu JICA'nın uzmanları "bedavadan" İstanbul için plan hazırlayacaklarmış. Bu plan kabul edilince de Japonya JBIC (Japan Bank of International Cooperation) kanalıyla Türkiye'ye kredi verecekmiş...

http://www.ilknokta.com/img/Metas/b/975-6006-03-X.jpg


http://kapak2.netkitap.com/170zk/1/06013031arka.jpg

Yıldız
09-09-2007, 08:28 AM
japonyanın boyle bi ise girismesi mantıksız olur turkiye zaten borc batagında yada Japonya yukarda anlatılanlara gore bunu yapanalarla hakimiyet savası veriyor.

Dьz mantık : nasyonel sosyalist olalım!!!

binbirincigece
09-09-2007, 09:46 AM
Japonya'nın bu işi babasının hayrına yapmadığı da kesin. Ama kitap daha çok ABD ile ilgili. Eminim diğer gelişmiş ekonomilerde de benzer tetikçiler vardır.

Benim en çok ilgimi çeken ve şaşırtan bölümü Suudilere yaptıkları oyun

NativeAmerican
09-09-2007, 09:55 AM
selam, kisa aciklamasi bile okumaya degdi. umarim birgun kitabin tamamini okuma sansi edinebilirim.

Yıldız
09-09-2007, 10:54 AM
japonyanın israille yahut kьresel guc olusturmak ısteyen ulklerle nasıl ortak cıkarı olabılır kendısı guc olmadıkdan sonra neden baskasının ekmegıne yağ surusun

Yıldız
09-09-2007, 10:58 AM
biz bu ise daha onceden kapitalizim diyorduk
ama olsun bilgilerimizi tekrar ettik
simdi bir daha tekrarlıyoruz neymis: vatan batıyormus alıntı falanda ayapacak olsaydık ekonomiyi bi defada japonya somurecekmis
odevimizi yapdık bilgilerimizi tekrar ettik vatanın batıyo oldugunu ogrendık gorevimizi tamamladık
ve reflekslerimizi bi defa daha korelttik

binbirincigece
09-09-2007, 11:56 AM
Yıldız kardeşim;

Japonya örneğini sadece yorumu yapan yazar vermiş kendince; burada başka bir olaydan bir kitaptan söz ediyoruz, sense çıkmış neler söylüyorsun; önce düzgün cümleler kur ne dediğin anlaşılsın.


simdi bir daha tekrarlıyoruz neymis: vatan batıyormus alıntı falanda ayapacak olsaydık ekonomiyi bi defada japonya somurecekmis


Mesela bu yazdığın ne anlama geliyor?


vatanın batıyo oldugunu ogrendık

Bahsettiğim kitabın sadece bir yerinde Türkiye kelimesi geçiyor. Ve John Perkins denen adamın anlattıkları da bazı şirketlerin sadece kritik bazı ülkeleri borçlandırmak için proje üretmek üzere kurulduğundan bahsediyor. Bunun ödevle, vatanın batmasıyla ne ilgisi var?

Karayılan
09-09-2007, 03:28 PM
Dьz mantık : nasyonel sosyalist olalım!!!
Iyi fikir. Ama once kıch buyutmeye alistirilmis bir halkin yeni duzene nasil ayak uydurabilecegi sorunsalini degerlendirmeyiz. Yoldash Hitler'in bu konuda bir tezi var mıydı? :lol:

NativeAmerican
09-09-2007, 11:38 PM
ama hitlerin mantigina gerek kalmadan; daha mantikli bir nasyonal sosyalizm olabilir

Yıldız
09-10-2007, 09:47 AM
Binbirgece Kaardesim;
soylemek istediğim sadece su ekonominin somureleceği gibi haberler ki zaten sцmьrьlьyo oldugu bilinci yerinde olan herkesde mevcuutur.
basiretsiz bi yonetimdeyiz herghalde kitabı okudukdan sonra varacagımız sonuc bu olacak. Demek istedigim acaba basiretli bi halkımıyız. Atatьrk'ьn tьrk genliginde ki sartlar olgunlasdı bile diyebiliriz fakat reflesklerimiz her gecen gun uyusuyor. Sadece uyusuk bi halkın ьyesi olalarak bende bundan yakınmaya devam ettim

Yıldız
09-10-2007, 09:52 AM
nasyonel sosoylaist olmadan evvel (veya T.C kuruldukdan sonra gelen yardımlarla olunabilirdi) yerel sermye oluşturmak gerekli bunu yaparken haalk ne kadar uyusuk olursa olsun kendimize bakarak eger uyusuk degilsek bu sorunu cozebiliriz veya kıchını buyutmeye alısmamıs bır topluluk bunun ustesınden kolaylıkla gelebılır (bunun ıcın Mıllıyetcı dogrultuda bır cok kurum kurulmus ama hepsı bı nokdandan sonra sahsı menfatlere kalmıs)
kemik sermaye olusdukdan sonra ıse liberalizm bize kapı acacaksa oyle devam edebılırız acmayacaksa (ki ben olsam acmam) suan liberalizm bizi nasıl somuruyorsa halkın kanının emmeden bır sıstem gelıstırılebılır
amac: Turkluge zeval gelmesin

Karayılan
09-12-2007, 06:26 AM
Yıldız

Demek istedigimi anlamamissin. Sosyalist duzene gectigimizde istisnasiz herkes esekler gibi gunde belki 10-12 saat calisacak ve bunun karsiliginda eline ancak temel ihtiyaclarini karsilayacak kadar para gececek. Peki rahata alistirilmis Turk halki bu durumu nasil karsilayacak?

Yıldız
09-12-2007, 09:54 AM
halkın kapılarını kısman dısarı kapadıkdan sonra

su an tьkettiğimizi icerde uretebildigimiz kadar uretırsek 10 12 saat calısmaya gerek kalmadan dengeler otuturulur ilk asama icin bu mukemmel olur (oldugu kadar) halk kendı yagıyla kavrulmayı ogrenınce gerısı halka kalır ıster aclıkdan olьr ister calısır yer
ama bu ulkucu bı halk olmadan olanaksızdır ьlkьsьz yaşamak sergьzeşt yapar yoksa isyanlardan gecılmez herseyden evvel milli bilinc oturmalıdır ki en bьyьk sorun

bilmeme anlatabildinmi anlatamadıysam affola

Seckjin Khan
12-05-2007, 01:50 PM
Evet biliyorum çok okuyan bir millet değiliz :) ama mutlaka hepimiz çok olmasa da kitap okuyoruzdur.

Bu konu başlığını açma sebebim;okuduğumuz okumaya başladığımız kitapları forum kullanıcılarıyla paylaşıp belki de ilgimizi çekebilecek kitapları bulup almamızı sağlamak.

ve tabii ki bu kitapları okudukan sonra düşüncelerimizi paylaşmak...

Seckjin Khan
12-05-2007, 01:55 PM
İlk ben başlayayım bari :)


http://www.ilknokta.com/img/Metas/o/978-975-263-630-9.jpg


Osmanlıyı Yeniden Keşfetmek 3 - Üç Kıtada Osmanlılar

Geçmişten geleceğe tarihi gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı Osmanlı'yı keşfetmeye devam ediyor. Ortaylı bu sefer okuru Osmanlı'yı "üç kıtaya hükmeden" yöneticileri ve yönetim şekliyle, Akdeniz dünyasındaki hakimiyetiyle, "millet" sistemiyle, 18. yüzyıl Avrupa'sında değişen devletler dengesindeki rolüyle ve şehirlerdeki yaşam biçimiyle kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor…



“Osmanlı İmparatorluğu Marmara Bölgesi'nde küçük bir beylik olarak doğdu, gelişti; fakat bu ilk yılların üzerinden daha 150 yıl geçmemişti ki Balkanlar’da ve Ege’de hâkimiyeti tesis etti ve bu Balkan hâkimiyeti hemen hemen bugünkü Yunanistan’ın tamamını kapsadı. Çok kısa bir süre sonra Adriyatik, Tuna Nehri, Karadeniz kıyıları ve Mezopotamya’ya kadar uzandı.

İkinci asrında Akdeniz’in batı yakası hariç, kuzeyi ve Kuzey Afrika da dahil çepeçevre saran bir imparatorluk olmuştu. Yani başka bir deyişle, gerek müesseseleri, gerek hayatı, gerek üniversalist hâkimiyet anlayışı ve gerek coğrafyası itibariyle üç kıtaya hükmeden bir imparatorluk oluştu...

Akdeniz dünyası üzerinde kurulu olan Osmanlı İmparatorluğu bu bölgenin son muhteşem imparatorluğuydu ve onu bütün kültürleri, bütün mirasıyla birlikte barındıran ve çağdaş dünyaya taşıyan, asıl tarihî vazifesi de bu olan bir imparatorluktu.”

Prof Dr. İlber ORTAYLI

bu kitabı aldım ve okumay başladım serinin ilk 2 kitabını da bunu bitirince alacağım ;)

bence osmanlı'yı seven ve tarihini bilmek isteyen herkesin okuyabileceği bir kitap,kitabın dili biraz ağır olabilir ama bence beğeneceksiniz...

Saygılarımla.

dila73
12-05-2007, 02:12 PM
çok az okuyan biri olarak bu başlığın bana faydalı olacağını düşünüyorum :=)
teşekkürler...

Mgas
12-05-2007, 02:16 PM
Cem Ersever-Kurtler PKK ve A.Ocalan

Ucgendeki tezgahtan sonra buldum. Kardesligi savunan cok guzel bir eser, okuyun. Ben e-book olarak indirdim, orijinalini bulamadım buralarda. Siz gidin alın ! :D

binbirincigece
12-06-2007, 12:33 AM
Daha önce burada (http://forum.arbuz.com/showthread.php?p=808224#post808224) ben de bir kitaptan (http://forum.arbuz.com/showthread.php?p=808224#post808224) bahsetmiştim.
Bu başlığı açtığın için ayrıca teşekkür ediyorum.

binbirincigece
12-06-2007, 12:37 AM
Benim ilk on listemde yer alan kitaplardan birisi; Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu'nun ilk baskısı 2001 yılında yapılan ödüllü kitabı "Stratejik Derinlik"

http://www.nadirkitap.com/upload/Kitap_20070703150556_256_9.jpg

Türk dış politikasının temelleri ve Türkiye'yi daha etkili bir uluslararası ilişkiler aktörü konumuna getirecek öneri ve reçeteler sunan bu kitap, bence konusunda tek. Herkese tavsiye ediyorum.

binbirincigece
12-06-2007, 12:40 AM
Yine il ondaki kitaplarımdan; Mim Kemal Öke-Derviş ve Komutan
Türkiye'de sivil-asker ilişkileri ve demokrasi ve özgürlükleri algılama konusunun kavramsal ve pratik yönleri hakkında sorgulamalarda bulunup çözüm önerileri sunan;yine konusunun tek kapsamlı kaynağı diyebileceğim çok değerli bir çalışma.

http://www.ilknokta.com/img/Metas/d/975297506-2.jpg

binbirincigece
12-06-2007, 12:42 AM
Mehmed Arif'den Başımıza Gelenler

http://www.turkish-books.org/shop/catalog/images/basimizagelenlerma.jpg

Siz buna bir de gelmeye devam edenler diye ekleme yapın isterseniz...

Bir çöküşün hikayesi

binbirincigece
12-06-2007, 12:46 AM
Türk modernleşmesinin mükemmel bir "kronolojisi". Niyazi Berkes'in bu çok detaylı kronolojisini de şiddetle tavsiye ediyorum.

http://www.ilknokta.com/img/Metas/t/975080434-1.jpg

binbirincigece
12-06-2007, 12:47 AM
Erik Jan Zürcher'in 1800'lerden bu yana Türkiye tarihini özgün bir modernlesme süreci olarak ele alan bu kitabi, Avrupa ve ABD'nin belli basli üniversitelerinde ders kitabi olarak okutuluyor. Daha önce Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulus dönemiyle ilgili parlak arastirmalariyla dikkati çeken Amsterdam ve Nijmegen Üniversiteleri ögretim üyesi, Uluslararasi Sosyal Tarih Enstitüsü Türkiye Bölüm Baskani Dr. Zürcher, Türk modernlesme sorunsalinin bütün boyutlarini bir ders kitabindan beklenemeyecek bir vukufla, derinlikli teshislerle ve sade bir anlatimla ele aliyor. Hala yatismayan bir ideolojik-politik atismanin alani olan ve özellikle resmi ideolojinin tabulariyla örülü tarihimizin bu dönemini, yetkin bir tarihçinin titiz bir dikkatle sundugu olgular zemininde okuma imkani bulan Türkiyeli okur, bu kitapta birçok konuda yeni bilgilerin yanisira tutarli ve yeni bir yaklasimla tanismis olacak.

http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK982230XI856_250.jpg

binbirincigece
12-06-2007, 12:50 AM
Cemil Meriç'in bütün eserlerini tavsiye etmekle birlikte örnek olsun diye Bu Ülke isimli kitabını koyuyorum. Kanımca Cemil Meriç 20. yy.da Türk Dünyası'nın yetiştirdiği en büyük irfan adamlarından birisi. Mutlaka okuyun

http://img51.imageshack.us/img51/7189/1104bw.jpg

binbirincigece
12-06-2007, 12:51 AM
Neyse bu günlük bu kadar yeter; arkası yarın...

Seckjin Khan
12-06-2007, 03:56 AM
bende bu konuyu aramıştım bulamamıştım bireştirmeniz iyi olmuş ;)

Qarshi
12-07-2007, 01:23 AM
HAKAN YEL'İN rOMANI: LOKANTA
Şiddet, iktidar, toplum ve roman

Şiddet, iktidar, toplum ve roman



Şiddet öğesinin romanlara bir eleştiri süzgecinden geçmeden yansıması sokaktaki şiddetten daha kalıcı izler bırakır

Radikal Kitap, 02/06/2006


http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/kitap/2006/06/02/um.gif


A. ÖMER TÜRKEŞ (Arşivi)



Şiddet, 2005 romanlarına damgasını vurmuştu. Hakan Yel'in ilk romanı Sultan'a Dokunmak da yer verdiği şiddet sahneleriyle bu romanlar arasında ön sıralarda yer alıyordu. Yel, yeni romanı Lokanta'da da okuyucusunu etkilemek için yine sınırsız bir şiddet gösterisi yapmış. Lokanta'nın kahramanı Kuzey de kötülere hak ettikleri cezayı vermekte ilk romanındaki Selim kadar acımasız.
Kitap kapağında şöyle tanıtılmış Lokanta: "Toplumun şiddete karşı duyarsızlaştığı, kötülüğün hâkim olduğu sokaklarda işlenen sıra dışı cinayetler. Öldürmekten çok cezalandırmayı amaçlayan, adli tıp yetkililerini çaresiz bırakan faili meçhuller. Bilimin açıklayamadığı, iz bırakmayan ve zamanla hayranlık uyandıran bir katil." İşte sorun tam da burada başlıyor; katilin hayranlık uyandırmasında, Türkiye'nin katillerle gurur duymasında, adaletin işlemediği lakırdılarını duyanların durumdan vazife çıkarmasında, 'öteki'lerin linç edilip öldürülmelerinin meşrulaştırılmasında.

Estetize edilmiş şiddet
Söz konusu meşrulaştırmayı örneklemek için, Yel'in Sultana Dokunmak romanı üzerine yaptığı söyleşide sarf ettiği sözleri alıntılıyorum: "Şiddete gelince; insanın doğasında şiddet yoğun olarak var. Bunu günlük gazetelerin üçüncü sayfalarından izleyebilirsiniz.(...) zevk için adam öldürenler acımasızca cezalandırılmalı. Romandaki cezalar da bu fikirden yola çıkan bir kurgunun ürünleri. Masumlara zarar verirsen, bir gün masumlar da şiddeti kullanabilir. Hem de senden daha acımasızca!"
Bakın o acımasızlığı Lokanta'da nasıl tasvir etmiş yazar; "Bıçağın boyna yaptığı baskıyla birlikte önce deri, ardından damarlar ve sonunda kaslar ritmik bir hareketle birbirlerinden ayrılmaya başladılar. Aşçı, elinde adamın başıyla ayağa kalktığında sandalyedeki vücutta kısa bir titreme oldu." Ya da bir başka 'adalet' anında şu görüntülerle karşılaşıyoruz; "Adamların bacaklarından sızan kan ayaklarının dibinde, yerde küçük bir birikinti oluşturmuştu. Koyu bordoya dönmüş, soğumuş kan. Anüsüne tıkılmış penisinin art kısmı az da olsa görülebiliyordu. Dördüncü fotoğrafı tıklattığında, fotoğrafçı kırk beş derece daha saat yönünde ilerlemişti. Şimdi kurbanın anüsünün yerinde, kanlı, avuç içi büyüklüğünde bir çukur görünüyordu. İçeri sokuşturulmuş penisin, kesildiği yerden bir damar dışarı sarkmış, tuhaf bir kıvrımla yukarı bakıyordu. Sarımsı dokular, yağlar, ince damarlar, kırmızının değişik tonlarındaki kaslar birbirine geçmiş kanla sıvanmış bir topak gibiydi."
Ne bu sert tasvirler ne de 'göze göz, dişe diş' ideolojisi bir yenilik değil. Amerikan sağının yükselme dönemindeki popüler sinemayı -mesela Kirli Harry serisini- hatırlayacak olursak, bugün bizim edebiyatımızda boy gösteren estetize edilmiş şiddetin anlamını da kavrayabiliriz. Şiddetin sistemden kaynaklandığını hem gizleyen hem de var olan şiddeti yine sistemi meşrulaştıracak hikâyelere döken zihniyet, toplumu, 'güvenlik mi özgürlük mü' ikileminde 'güvenlik' tercihine zorlamak istemektedir. Bu tarz anlatılarda klasik bir akış vardır; katiller son derece kötü, acımasız ve küstahtırlar. Suç apaçık ortada olmasına rağmen yasal boşluklar polisin elini kolunu bağlar. Medya ise, 'suçu kanıtlanan kadar herkes masumdur' ilkesiyle suçlu vatandaşı polise karşı savunur. Biz okuyucu/izleyici olarak gerçeği bildiğimizden cezalandırıcı kahramanla birlikte çaresizlik ve öfkeyle kıvranırız. Duygusal bağ sağlandığında, kahramanımızın uygulayacağı şiddetin meşruiyeti onaylanmıştır artık. Ve 'adalet' -yukarıda alıntıladığım sahnelerle- sağlanacaktır.



Seri katil yerine kapkaççı
Amerikan sağının 70'lerde başlattığı seferberlik 2000'li yılların Türkiye'siyle çok iyi örtüşüyor. Onlar, bireysel silahlanmanın ve idam cezalarının desteklendiği, savaş karşıtlarına, muhaliflere ve özellikle Kara Panterler örgütüne karşı her türlü provakasyonun devlet eliyle sürdürüldüğü 70'lerde, seri katilleri bahane ederek daha sert bir polis gücünün, 'daha katı' bir adaletin propogandasını yapmışlardı. İşleyiş mantığına dikkat edilirse eğer, uygulamanın bizde hâlâ yürürlükte olduğu görülecektir. Sadece seri katillerin yerine kapkaççılar ya da 'beyaz olmayanlar' ikame edilmiş, böylelikle polisin hareket alanı genişletilmek istenmiştir. Ama genişleyen hareket alanından asıl zarar görenler yine sistem muhalifleridir.
Tekrarlıyorum; şiddet öğesinin romanlara bir eleştiri süzgecinden geçmeden dolaysızca, doğallaştırılarak, kimi zaman yüceltilerek yansıması sokaktaki şiddetten daha kalıcı izler bırakır. Kaygılanılması gereken tam da budur; şiddet temasına sarılan romanların kaynaklandıkları siyasal/ekonomik/toplumsal yaşantıya teslim olmaları, o yaşantıyı besleyip çoğaltmalarıdır.

Qarshi
12-07-2007, 01:25 AM
http://www.altinkitaplar.com.tr/images/kitaplar/k/sultana_dokunmak.jpg

Irak’ta bir silah tüccarıyla pazarlık yapan iki yaşlı adamın cesedi Gaziantep’te bir benzin istasyonunda bulunur. Kamuoyunu son dönemlerde meşgul eden öfke ve şiddet yüklü imam cinayetlerine bir yenisi daha eklenmiştir.
Zengin ve nüfuslu çevrelerden kimi kişilerin kaçırılıp öldürülmesi gazete ve televizyonların ana haberlerinde yayınlanmaktadır. Birbirleriyle ilgisiz gibi görünen bu olaylar, Ortadoğu’yu mercek altına almış MİT ve MOSSAD tarafından yakından takip edilmektedir. Çünkü bütün bu olayların ipuçları tek bir noktada birbirine bağlanmaktadır.
Türkiye’de ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren bir tarikat olan Sadikiler, bu olayların düğümlendiği son noktadır.
Sadiklerin sıradan bir kökten dinci tarikat görüntüsünün gerisinde başka amaçları vardır: Ülkeye hilafeti getirip gücü ele geçirmek.

Selim Tekin ise sıradan hayatına bir anda giren Helin kod adlı İsrail ajanıyla yaşadığı ilişki yüzünde tüm bu olayların içine tesadüfen girer.
Helin’in tarikat adamları tarafından öldürülmesi, Selim’i sınırlarını kendinin bile tahmin edemediği bir intikam duygusuna iter.

Selim’in içten içe hissettiği ama görmezden geldiği kimi güçleri, onun içinde şeytan kadar kötü, bir süper kahraman kadar hızlı, bir intikam meleği gibi baş edilmez bir kişilik yaratır.

O, artık eski Selim değildir. İçindeki kavurucu şiddet, dokunduğu her şeyi yakar, ta ki sultana dokunana dek...

binbirincigece
12-07-2007, 11:42 AM
Bugün biraz edebiyattan gidelim. Şiirle başlayalım. Sezai Karakoç'un tüm şiirlerini derlediği "Gün Doğmadan" piyasada çok zor bulunan bir kitap. Şiirseverlerin arşivinde mutlaka bulunması gereken, bir sevdanın, bir özlemin, bir "diriliş" muştusunun öyküsü...

http://www.beytepe.com/siir/kitaplar/87096.jpg

binbirincigece
12-07-2007, 11:44 AM
Beni kitaplara bağlayan, okuma kapısını aralattıran başyapıt.Bir edebiyat, bir roman şahikası. Cengiz Aytmatov-Gün Olur Asra Bedel

http://zafersen.com/images/kitap/cengiz_aytmotov.jpg

binbirincigece
12-07-2007, 11:48 AM
Aytmatov'dan devam edelim. Dünyanın en güzel aşk hikayesi olarak nitelendirilen, benim de aynen katıldığım bir başyapıt daha. Cemile.

http://dukkan.dharma.com.tr/img/books/c/9758651064.jpg

Son bir seçkiyle Aytmatov defterini kapatayım. Gün olur Asra Bedel'i tamamlayan, Abutalib Kuttubayev'in hazin hikayesi yine edebiyatın, nesrin zirvelerinde dolaştırıyor insanı...Cengiz Han'a Küsen Bulut.

http://www.ilknokta.com/img/Metas/c/9758651102.jpg

binbirincigece
12-07-2007, 11:52 AM
Şiir demişken Nurullah Genç'i unutmam mümkün değil. Yağmur, güzel bir örnek olmakla beraber, şiirseverlere şiddetle tavsiye ediyorum. Yaşayan en büyük Türk şairi bence kendisidir. Şiirle yakından ilgili olanlar bilirler ki, şiire, sanata birçok yenilik getirmiştir kendisi.

http://www.kulturatek.com/catalog/images/yagmur.jpg

binbirincigece
12-08-2007, 04:59 AM
Politikadan devam. İlhan Uzgel, Ulusal Çıkar kavramını kuramsal olarak ele aldığı bu eserinde Özal örneği üzerinden dış politikayla ilgisini sorguluyor. Özellikle ekonomik yaklaşımlar ağır basıyor. Kuramsal kısım biraz sıkıcı gelse de ilginç tespitler var. Uluslararası ilişklerle ilgilenenler mutlaka okusun

http://kapak2.netkitap.com/170zk/R/r81429.JPG

binbirincigece
12-08-2007, 05:02 AM
Yine uluslararası ilişkilerle ilgili arkadaşlar için. Soğuk Savaş sonrası dönemi yorumlama konusunda oldukça başarılı. Yazarın en dikkat çekici tespiti ise Soğuk Savaş'ın bitiminin, "Pax-Americana"'nın sonu olduğu tezi. Yazara göre soğuk savaş Pax-Americana imiş. Oldukça doyurucu makalelerle dolu bu kitabı da şiddetle tavsiye ederim.

http://www.izyayincilik.com/kapak/iz085.jpg

binbirincigece
12-08-2007, 05:06 AM
Doğan Akyaz-Askeri Müdahalelerin Orduya Etkisi

Doğan Akyaz, 27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971'deki askeri müdahaleleri, bununla birlikte müdahalelerin öncesi ve sonrasındaki girişimleri, arayışları, tartışmaları inceliyor. Her iki dönemdeki cunta yapılanmalarını ayrıntısıyla ele alıyor. Hükümetlerin ve sivil siyasi otoritenin cuntalaşmayı önlemeye dönük çabasının, ki bu çaba bizzat ordu yönetimi tarafından da paylaşılıyor, sonuçta ordunun siyasetteki ağırlığının yerleşikleşmesini, kurumlaşmasını beraberinde getirdiğini görüyoruz. Bu paradoksal ya da ironik tespit, kitabın önemli bulgularından birini oluşturuyor. Türk siyasal tarihin birçok yönden çokça incelenmiş bir konusu olan askeri mühadaleler" olgusuna bu kitabın kattığı özgün bakış açısı, bir tür ordu sosyolojisine açılım sağlamasıdır.

Doğan Akyaz bir dönem hocamdı. Hatta verdiği ödevlerden birisinde burada tanıttığım kitabının içeriğine ilişkin malzeme toplamıştım. Kitap, konusunda ilk. Daha önce bu konuda yapılan açalışmalar hep müdahalelerin sivil etkilerini tartışmıştı; bu ise adından da anlaşılacağı üzere tam aksi.

http://www.weblebi.com/FRX0KXbLYYKYsjcPJGRe9w.wim

binbirincigece
12-08-2007, 05:09 AM
Ağabeyimin Yavuz Bahadıroğlu'na imzalatıp hediye ettiği, зok sevdiğim bir kitap


Bu kitap... Belki bir masal, belki bir destan, belki bir hikaye, belki bir roman...Belki hiз biri değil de, yalnızca kafamdaki цzgьrlьğьn цzgьn yansımaları... Pekala uzun, renkli bir rьya da olabilir, hayatın gerзekleri de... Sonuзta ne fark eder ki? Rьya, hayat, hikaye, masal, roman, destan, şiir, gerзek, vesaire... Ha bir varmış, ha bir yokmuş..Ha Alaaddin�in lambası, ha Ali Babanın hazinesi; bulamasa bile, bu ortamda hayali ihracat yapıp yine zengin olabilir... Bu kitap da onlardan biri aslında: Bir masal; bir roman; bir hikaye, bir destan... Ya da uzunca bir rьya, karmaşık bir hayal... Belki bir bilgisayar oyunu: sanal dьnyadan kesitler.. Belki hepsi, belki de hiз biri. Aslında bu hikaye benim hikayem.. Bu hikaye aslında senin hikayen... Hepimizin hikayesi.

http://www.alternatifkitap.com/pictures/small_y%C3%BCrek%20seferi(1).jpg

binbirincigece
12-08-2007, 06:18 AM
Hazır dil tartışmaları revaçtayken, çok önceen okuduğum, unutamadığım değerli bir eser. Türkçe'ye çok büyük hizmetler veren; Resimli Türk Edebiyatı Tarihi gibi eserlerinden tanıdığımız Nihat Sami Banarlı'nın Türkçe'nin Sırları isimli kitabı.

http://kitap.antoloji.com/media/zkitap/k/37/37131_k_7789.jpg

binbirincigece
12-08-2007, 11:31 AM
Aklıma gelmişken yazayım dedim. Ümit Özdağ hocamızın değerli kaleminden; Türk Milliyetçiliğinin ve siyasetteki yerinin sorgulandığı, çözüm önerilerinin getirildiği, Ayasofya'nın tekrar cami yapılması gerekir düşüncesine kadar bir çok orijinal fikrini yazdığı kıymetli bir eser.

http://www.umitozdag.com/kitap/8K.JPG

Mgas
12-08-2007, 12:50 PM
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/7/7d/Gorunmeyen_Ekonomi.jpg

Amerikalı ekonomist Steven D. Levitt, Gцrьnmeyen Ekonomi: Dьnya Gerзekte Nasıl İşliyor? ya da цzgьn adıyla Freakonomics: A Rogue Economist Explores the Hidden Side of Everything kitabında, sıradışı bir yaklaşım ile meraklı, ilginз sorular sorup, bunlara verdiği yanıtlar ile dьnyanın gerзekte nasıl işlediğine dair yeni bir boyut ortaya koyuyor.

Steven D. Levitt’in, The New York Times’ın gazeteci–yazarı Stephen J. Dubner ile birlikte kaleme aldığı kitap, “Цğretmenler ile Sumo Gьreşзilerinin Ortak Noktası Nedir?”, “Ku Klux Klan Nasıl Oluyor da Bir Grup Emlakзıya Benziyor?”, “Bьtьn Suзlular Nereye Kayboldular?”, “Mьkemmel Ebeveyn Nasıl Olunur?”, “Uyuşturucu Satıcıları Neden Hala Anneleriyle Oturuyor?” gibi başlıklarla gьnlьk yaşamın arkasındaki gerзekleri sorguluyor.


Bu kitabı halen edinemedim ama cabalarım suruyor. İyi bir kitap, icime dogdu :)

binbirincigece
12-08-2007, 02:53 PM
Unutamadığım kitaplardan. Aslında tarihi romanlardan okumayı sevmesem de, bu bambaşka. Mehmed Niyazi Mülazım Celaleddinle birlikte Yemen çöllerine götürüyor insanı; çokların gidip de dönemediği diyara. İngiliz ajanlardan Arap hainlere; canlı canlı yaşatıyor tarihi. Mutlaka okuyun.

http://www.turkburosen.org.tr/yemen.jpg

Kantura
12-10-2007, 08:39 AM
http://www.openlibrary.org/details/realturk00cobbrich (http://www.openlibrary.org/details/realturk00cobbrich)

The Real Turk
flip book yani internet üzerinden direk okuyabiliyorsunuz sayfaları çevirmek için ilerki sayfanın üzerine tıklamalısınız. Kitap ingilizce.

Yazar Stanwood Cobb; Çeviren: Hasan Kaya
Gerçek Türkler
Şu an sıkıntılı günler geçiren Türkiye, dünyadaki olayları takip edenlerin dikkatini gittikçe daha fazla çekiyor. Her kafada, 'Olaylar nasıl sonuçlanacak? ' sorusu var. Fakat bir ırkın geleceğiyle ilgili yeterli bir fikir oluşturabilmek için kişinin o ırk üzerinde bizzat çalışmış ve 'o milletin ruhuna aşina' olması gerekir. Beyaz ırk dışındaki tüm ırkların önceden belirlenmiş bir barbarlığa maruz bırakıldıkları dönem artık geride kalmıştır. Geleceğin Anglosaksonlara olduğu kadar Çinlilere, Japonlara ve Hindulara da ait olabileceğine inanmaya başlıyoruz. Gelecek aynı zamanda Türklere de ait olacak mı, yoksa onlar çaresiz bir aşağılık duygusuna mı mahkûm edilmek zorundalar?

'Jön Türk Partisi’nin doğuşuna ve Abdülhamit’in düşüşüne tanıklık eden bir dönemde Türkiye’de olaylarla dolu üç yıl geçirme fırsatına sahip oldum ve Türk insanının imkânlarını incelemek ve birlikte yaşadığı ırklarla- Rum, Yahudi, Ermeni ve Bulgar- karşılaştırmak için mükemmel olanaklara sahip oldum.'

Tıpkı onunla birlikte yaşayan tüm Amerikalılar gibi, orada geçirdiğim yıllar boyunca Türk insanını sevmeye başladım. Onun kişiliğini, mizacını ve yaşama bakış şeklini anlamaya çalıştım. Türk insanını olduğu kişi yapan ırk, iklim, çevre ve din unsurlarını ayırt etmek amacıyla sürekli olarak Doğu geleneklerini analiz ediyordum. Burada Türklerin gerçek ve elimden geldiğince adaletli biçimde çizdiğim portresini bulacaklarına inanarak vardığım sonuçları okuyucuya sunuyorum.

'Türkiye’nin geleceği ne olacak? Allah’ın Diyarı ve Hilâl’den geçmekte olan birçok talihsizlik, engel ve felakete rağmen bu cesur ve takdire değer insanların sonunda kurtulacaklarına olan inancımı asla kaybetmedim. Türkiye’de hâla gerçek vatanseverler var tanıdığım ve sevdiğim erkekler ve yönetimin dizginleri bunların elllerine geçerse işte o zaman gerçek ilerleme yaşanacaktır.'

Bazıları beni Türkler ve onların diniyle ilgili çok olumlu bir izlenim sunmakla suçlayabilir. Türkiye’nin kurumları, yönetimi ve dininde yerilecek o kadar çok kötü şeyler olduğu gerçeğini inkâr edecek son kişi ben olurum. Ama bu daha olumsuz yönler üzerine o kadar çok şey yazıldı ki, bir kişiye olduğu gibi bir ulusa yardım etmenin en iyi yolunun onların kötüden ziyade iyi özelliklerini görmek olduğuna inanarak Türklerin iyi tarafını sunmayı tercih ediyorum. Bu kitabın, çok fazla iftiraya uğramış bu milletin daha iyi anlaşılmasını sağlayarak Türklerin yaşamını ve onların karakterini betimleyerek okuyucuya yeni bir bakış açısı sunacağını ümit ediyorum.

Kitabın birkaç bölümü dergide yayınlanmak üzere yazılmıştır. Birinci ve Dokuzuncu Bölümler ve On üçüncü bölümün bir parçası The Boston Transcript’te; Sekizinci ve Onbirinci bölümlerden parçalar The Open Court’ta ve Beşinci Bölüm The New England Magazine’de yayınlanmıştır.

Bu kitaptaki pek çok materyal için Robert Koleji’nde Türkçe öğretmeni olan sevgili Doğulu kardeşim Hulusi Hüseyin’e, müsveddeyi gözden geçirdikleri için Amerikan Kız Koleji’nin eski tarih öğretmeni Bayan Hester D. Jenkins’e ve Robert Koleji’nin 20 yıl müdürlüğünü yapan Dr. George Washburn’e ve müsveddeyi son kez okuduğu, önbaskıyı gözden geçirip düzelttiği ve yapıcı eleştirisi için kardeşim Percival B. Cobb’a teşekkür etmekten mutluluk duyuyorum.

Stanwood Cobb

Newton Upper Falls

16 Haziran,1914

eflatunn
12-10-2007, 01:07 PM
http://img513.imageshack.us/img513/5576/kk1104lk3.jpg (http://imageshack.us)


Şark üzerine yazılmış güzel bir eser.
Aslında Şark'ın Şarklaştırılması üzerine desek en doğrusu olur.
Emperyalizm ve Şarkiyatçılık'ın aslında kol kola,aynı kulvarda ilerlediğinin bir diğer anlatımı.

http://www.metiskitap.com/Scripts/Catalog/Book.asp?ID=1104

binbirincigece
12-15-2007, 08:29 AM
Okumayı pek sevmeyen forum ahalisine bir kitap daha benden...Çokdikkat çekmediği için sitedeki açıklamayı aynen alıntılıyacağım.

http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK331823GJ351_250.jpg



Samuel P. Huntington'un bu çalışmada gündeme getirdiği birçok tespit, bugün ülkemizde yaşadığımız sivil-asker ilişkilerine dair çoğu sorunun 50 yıl önce farklı şekillerde ABD'de de yaşandığını göstermektedir. Askeri bütçe, askerlerin siyasi faaliyetleri, diplomasi ve iç siyasete etkileri, toplumla ve siyasi erkle ilişkileri, askeri kurum ve kuruluşların yapısı ve işlevleri gibi Huntington tarafından bu kitapta ABD bağlamında tartışılan sorunlar, günümüz Türkiyesi'nde de hararetle tartışılmaktadır. Dolayısıyla, Asker ve Devlet, sivil-asker ilişkilerinin Türkiye gündemine oturduğu ve ülkenin geleceğini şekillendirecek unsurlardan biri haline geldiği bu dönemde, tartışmalara rehberlik edebilecek klasik bir referans kaynağı olarak düşünülebilir. Kitap, hem getirdiği teorik yaklaşım, hem işlediği konular, hem de sunduğu yöntemle Türkiye'de sivil-asker ilişkilerinin incelenmesi ve tartışılmasına farklı bir yaklaşım kazandırmaktadır. Huntington'un genel bir sivil-asker ilişkileri kuramı geliştirip, bu kuramı kapsamlı bir tarih analiyle test etti, Asker ve Devlet, modern bir devlette, profesyonel askerliğin anlamı, askerlik kurumunun kamu idaresindeki konumu ve silahlı kuvvetlerin denetimi konusunda ideal modeller ve uygulamadaki durumları göstererek, Türkiye'deki tartışmalara da ışık tutmaktadır.

Haydi gençler okumaya...

binbirincigece
12-15-2007, 08:42 AM
Türkie icin cok önemli konu hakkinda yazmis, degil mi? ;)Aslında konu biraz soğudu soğumasına da, Türkiye'de bu konuda yazmış olan sadece Mim Kemal Öke var. Yine bu başlıkta paylaştığım "Derviş ve Komutan" isimli kitabında Öke, Türkiye'de sivil asker ilişkilerini incelemişti. Huntington ise daha çok işin kuramsal boyutu ve tarihsel örnekleri üzerinde durmuştur.

binbirincigece
01-06-2008, 10:36 AM
Kaldığımız yerden devam edelim. Bugünkü isim Hüseyin Nihal Atsız.

Ruh Adam, yüzbaşı Selim Pusat karakteri üzerinden sosyal mesajlar veren, kah geçmişe gidip kah geri dönen metafizik bir roman. Çok sıradışı. Bir solukta bitecek bir kitap. Romanda Yüzbaşı Selim, Harp Akademileri'nde öğrenciyken "En iyi askerler krallıklarda yetişir." dediği için ordudan atılıp 3 yıl hapis yatıyor. Hapisten çıktıktan sonra bunalıma giriyor; öğretmen olan eşi Ayşe'nin öğrencilerinden birine aşık oluyor... ve bu günah yüzünden de Türk büyüklerinin bulunduğu ruhani bir mahkemede yargılanıyor...

Devamını kitaptan okursunuz. ;)

http://images.hepsiburada.com/assets/Kitap/200/kirfan11.jpg

binbirincigece
01-06-2008, 10:39 AM
Sıradaki roman yine Atsız'ın unutulmaz eserlerinden "Bozkurtların Ölümü." Bu romanda da Atsız; Kürşad ve 39 arkadaşının Çin Sarayını bastığı meşhur hadiseyi akıcı üslubuyla birleştirerek destansı bir anlatımla bizlere aktarıyor.

http://images.gittigidiyor.com/618/6183946_0.jpg

narcoleptic
01-06-2008, 12:40 PM
Bu aralar okuduğum kitaplar:


http://static.ideefixe.com/images/39/39682_2.jpg
1982 yazında Le Monde des Livres, ünlü yazarlar arasında bir soruşturma açtı: Tenezvous un journal intimw? (Özel bir günlük tutuyor musunuz?) Yanıt verenler arasında Michel Tournier de vardı. Tournier'in Günlüklerinden bir bölüm de yayımlanmıştı o yanıtla birlikte: "Pages Extime"i yakıştırmasını anlamlı bulmuş ve şöyle düşünmüştüm: Yayımlanmak üzere yazılan Günlükler, niçin "intime" olsunlar? Ben de "Okuma Notları"nı yayımlamak üzere yazıyorum. Bu yüzden bi "Jurnal İntime" olmayacak yazılarım.
Okuma Notları, bir deneme ya da makale olmaya çabalamış, ama olamamış (adı üstünde!) notlar'dan oluşuyor. Üç yıl boyunca (1989-1992) her ay Gösteri Dergisi'nde aksatmadan sürdürdüm bu "notlar"ı daha sonra da, kısa bir aradan sonra, Varlık'ta yazmaya başladım. Bundan sonra da sürdüreceğim.
Okurun kolayca farkedebileceği gibi Okuma Notları, tam bir kırk ambar'dır! -Ve çekinmeden söylemeliyim, oldukça dikkatli, külyutmaz bir okur'un notları'dır. Öyleyse bu kitap, okur'dan okura'dır. Bu okur'dan ötekine'dir. Ya da, bir okur'un ikinci yüzü'dür, de denebilir. Okur, bu kitapta kendi notlarını bulursa, Janus'un maskesi tamamlanmış olacaktır.

Hilmi Yavuz



http://static.ideefixe.com/images/90/90817_2.jpg
'Salah Bey Tarihi,' Türk Edebiyatının anayazı'larından birini getirdiği için önemli, herşeyden önce: Bizim "deneme" geleneğimizde, modern dönemin güçlü, yolaçıcı örneğini Birsel kurmuştur. İkinci bir özelliği bu toplamın: Öznel tarih yazımının en gözüpek yaklaşımlarından birini getirmesi. 'Salah Bey Tarihi'nin baskın özelliğini sona bıraktım, belki öne çıkarılması gerekeni odur: Okurda benzersiz bir damak tadı bırakan üslubu. Büyük bir okuma şöleni getiriyor "Kahveler Kitabı." Vehbi "Surname"si ile Disneyland'ı içinde eriten bir bireşim. (Enis Batur)</I></B>
SALAH BİRSEL'İN KAHVELER KİTABI VE OSMANLI GÖSTERİ SANATLARINA İLİŞKİN BÖLÜMLER
Eski İstanbul'un sanat çevreleri ve sosyal yaşamı ile ilgili pekçok araştırma yapılmıştır. Bazıları olay, mekan ve kişilere öykücü bir anlayışla yaklaşır. Şiir ve denemeleriyle ünlenen Salah Birsel de "Salah Bey Tarihi" olarak tanımladığı kitaplarında eski İstanbul yaşayışını yalın ve öykücü bir dille sunar. Bu tarihi oluşturan kitaplar, Kahveler Kitabı (1976), Ah Beyoğlu, Vah Beyoğlu (1976), Boğaziçi Şıngır Mıngır (1979), Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi (1982) ile İstanbul-Paris(1984)'tir. İstanbul'un farklı kültürleri barındıran renkli yapısı, doğası ve sosyal ortamı sayısız araştırmanın konusunu oluşturur. Gezgin ve araştırmacılar için bu şehir bulunmaz bir kaynak olarak nitelenir. XVI. yüzyıl ortalarından sonra şehir yaşamının canlı ve hareketli toplanma yerlerinden olan kahvehaneler de dönemlerin sosyal ve kültürel perspektifini sergilemesi bakımından ilgi çeker.


http://www.samanyoluhaber.com/images/resim/behcet.jpg
Toplu Şiirleri - 1

Kapalı Çarşı(1945)
Çevre (1951)
Evler (1953)
Eski Toprak (1956)
Arada (1958)


@&@

narcoleptic
01-11-2008, 12:32 PM
bugün başladım:

http://static.ideefixe.com/images/104/104119_2.jpg
Yeryüzünün belli başlı mitolojik kentlerinden biri İstanbul, kentin şahdamarı Beyoğlu. Her yiğidin harcı değil böyle zorlu bir konuyu kuşatmak. Salah Birsel'in boşuna en ünlü kitabı olmamıştır: "Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu", yayımlandığı 1976 yılından bu yana, edebiyatımızın kült kitaplarından biri sayılagelmişse, bunun en somut nedeni bir benzerinin kaleme alınamamış olmasından geliyor. "Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu", yalnızca bir semtin, bir caddenin panoramik tarihi olarak sınırlanamaz: Aynı zamanda bir dönemin çokrenkli tanığıdır. Daha da önemlisi: Türk Edebiyatı'nın en keyifli yazılarından biri. - Enis Batur


http://static.ideefixe.com/images/26/26973_2.jpg
Balzac'ın "Sarrasine"inin "esrar"ı, bu kitapta Barthes'ın özgün diliyle yeniden biçimlendiriliyor. İç içe geçmiş öykülerden oluşan bir metin, "S/Z"de sınırlandırılmadan kuşatılıyor. Okur, Balzac'ın karanlık odasında, Barthes'ın kılavuzluğunda düşe kalka bir "gerçeklik" arıyor kendisine. Yapısal çözümleme ve göstergebilim görüngesini tümüyle terketmeden, ruhçözümün yöntemlerini kullandığı "S/Z" ile Balzac'ın puslu öyküsüne yeni bir kapı aralıyor Roland Barthes.

http://www.gezgin.com/29915/t/roland+barthes.jpg


http://www.samanyoluhaber.com/images/resim/behcet.jpg
Dar Çağ (1960)
Yaz Dönemi (1963)
Divançe (1965)
İki Başına Yürümek (1968)
En/Cam (1970)
Zebra (1973)

Aybike
01-11-2008, 05:14 PM
bugun bende hicbir nihal atsiz eseri olmadigi dikkatimi cekti..

yarin nasipse tum eserleri bulup almak icin yollardayim...

narcoleptic
01-23-2008, 07:40 AM
http://static.ideefixe.com/images/145/145357_2.jpg
Sergüzeşt-i Nono Bey, Salâh Bey Tarihi'nin en gözüpek kitabı bana kalırsa. Deneme sanatının şimdiden bir klâsiği. Üslûbun billûrlaştıgı, ritmin tırmandığı, sözün gücünün atmosferi kapladığı bir serüven. Salâh Birsel'in bu kitapla, yazı yaşamının en çarpıcı ikliminden geçtiğine inanıyorum.
Enis Batur

http://static.ideefixe.com/images/157/157024_2.jpg
İstanbul - Paris hattı, Batılılaşma hareketleri bağlamında son 150 yıl içinde en öenmli ekseni oluşturmuştur.Önce Osmanlı aydınının, sonra da muhalid Türk aydınının, edebiyatçısının, sanat adamının gözünde özgürlüğe açılan yolun simgesiydi bu güzergah.Salah Birsel, her zamanki didikleyici yöntemi ve benzersiz üslubuyla, kültürel tarihimizin bu cephesine alabildiğine lezzetli bir bakış getirmeyi bilmiştir.
Enis Batur</I></B>


Bugün bitirdim. Herkese şiddetle öneririm. Yakın zamanda İstanbul'a gideceğim için bir İstanbul'lu adayı olarak herkesin bu kitapları okuması ve yaşadığı şehrin külliyatına tanık olması gerekir diye düşünüyorum.
Bugün Çanakkale Halk Kütüphanesi'ne koştum. Bu hafta içi okumam gerekenleri seçtim:


http://www.tulumba.com.tr/mmTULUMBA/Images/bk/zBK980421LS064_250.jpg
Fethi Naci . Gücünü Yitiren Edebiyat I-II

Eleştiri Günlüğü, dobra söyleyen yürekli bir eleştirmenin okuma notları; son dönem roman, öykü ve şiiri üzerine günübirlik/kalıcı eleştiriler...
Türk Romanında Ölçüt Sorunu, Gücünü Yitiren Edebiyat ve Roman ve Yaşam başlıklarını taşıyan Eleştiri Günlüğü, çağdaş edebiyatımızın panoraması...
"Onda ülkemizdeki eleştirmenlerde, deneme yazarlarında pek bulunmayan iki oluşum bir arada: Sağlam bir düşünce oluşumu; her yönüyle bir edebiyat oluşumu. (...) Doğruluğuna inandığı konularda elini ateşe sokmaktan çekinmeyen, kesin konuşan, tok sözlü bir yazar karşısındayız."
Cemal Süreya

http://www.birlesikkitabevi.com.tr/resim/urun/175571JURNAL%201.jpghttp://www.birlesikkitabevi.com.tr/resim/urun/175581JURNAL%202.jpg
Cemil Meriç . Jurnal I-II

Cemil Meriç Cemil Meriç’in düşünce ve duygu dünyasının “mahremi”... Yazarın kendi hayatıyla ilgili buhranları, arayışları, sorgulamaları ile içiçe, Türk düşünce hayatıyla ilgili tespitleri, sıkıntıları, isyanları. Yalnızlığa (ve marjinalliğe) itilen, ama belki de seçen bu insanın toplumla hesaplaşması. O itiliş ile o seçiş arasındaki bağlar ve gidip gelmeler... Jurnal biyografik değeriyle kalmıyor; o, içeriğiyle ve diliyle, aynı zamanda bir Cemil Meriç kitabı.
Cemil Meriç Düşünür-yazarın 1960’lardan 1980’lere ruh ve düşünce dünyasındaki dalgalanmalar. Meriç’in kitaplarına geçmemiş fikirleri, notları. Zaaflarını, tutkularını döktüğü mektuplar. “Tekdim ve bütünümle seviyordun, sevmeğe mahkumdun” diyecek kadar iddialı ve özgüvenli, ama bir yandan da anlaşılmamışlıkla, hayal kırıklıklarıyla yüklü. Cemil Meriç’in duygusal izdüşümü.

http://static.ideefixe.com/images/36/36000_2.jpg
Ahmet Oktay . İnsan, Yazar, Kitap

İnsan, Yazar, Kitap adının da hemen ortaya koyduğu gibi, hem doğrudan benimle ilgili hem de okurlar ve onların okuduğu, okumadığı kitaplarla. Benimle ilgili; Milliyet’te yayımlanmış yazılarımı, başka gazete ve dergilerde çıkmış konuşmalarımı ve makalelerimi bir araya getiriyor. Bazı kalem tartışmalarımı da.

umut_umut
01-23-2008, 08:26 AM
Kitabın Adı : Türklerin Tarihi Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl
Yazar : Jean-Paul Roux
Yayınevi :Kabalcı
Tahmini Fiyat : 10 YTL
Sayfa Sayısı : 563

Kitabın arka kapak yazısı her şeyi anlatıyor. Benim ek bir şeyler yazmama gerek yok. :D

...Kuzey ormanlarından çıkıp geldiler, cesur, dağınık, marifetli ve henüz yolun başındaydılar. Önce bozkıra, sonra Çin içlerine ve sonra da sonu başı belli olmayan bir sel gibi garba doğru yayıldılar....

Türkler adıyla tarihe geçen bu boylar, aileler ve kavimler bütünü batılıların gözüyle çoğunlukla barbarlığın simgesi olsalar da Orta Aasya'nın yüksek uygarlıklarından birini ve bazen küçük devletlerinin bazen de devasa imparatorluklarının sınırları dahilinde kültürler arası barışı ve huzuru tesis ettiler. Bazen memluk, bazen efendi ve bazen de birbirlerinin en amansız düşmanıydılar. O en baştan beri inandıkları dinlerinden hiç vazgeçtiler mi, ne kadar Budist, ne kadar Hıristiyan ne kadar Yahudi ve ne kadar Müslüman oldular? Tüm bu yüzyıllar boyunca tek arzuları, tüm o savaşlar, yağmalar, fetihler, din değiştirmeker ve sergilenen bilgelikler sadece barışa ve huzura kavuşmak için miydi?

Bu Türklerin, Halaçların, Hiong-nuların, Osmanlıların, Memlukların, Rusların, Çağataylıların, Tu-kiuların, Selçukluların, Çinlilerin, Hintlilerin, Karakoyunluların, Timurların, Arapların, Kazanlıların, Tatarların, Bulgarların, Türkiyelilerin, Hunların, Kıpçakların, Ermenilerin, Peçeneklerin, Gaznelilerin, Safevilerin, Bayatların, Rumların, Özbeklerin, Hitanların, Farsilerin, İhşitlerin, Tolunoğullarının, Kürtlerin, Yakutların, Kırgızların, Azerilerin, Moğolların, yani bir coğrafyayı yüzyıllar boyunc paylaşan halkların, ittifak ve itilafların, barışın, savaşın, uygarlığın ve aslında yaşadığımız günün hikayesidir.

Altay Türklerinde ölüm, Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar, Moğol İmparatorluğu Tarihi, Orta Asya : Tarih ve Uygarlık, Türklerin ve Moğolların Eski Dini'nden sonra ünlü Türkolog Jean-Paul Roux sizi 2000 yıllık tarih içinde bir yolculuğa, bildiğinizi sandığınız ya da hiçbir fikriniz olmayan olaylara, insanlara ve inançlara tanıklık etmeye davet ediyor.

Alparslan
01-23-2008, 11:28 AM
Sıradaki roman yine Atsız'ın unutulmaz eserlerinden "Bozkurtların Ölümü." Bu romanda da Atsız; Kürşad ve 39 arkadaşının Çin Sarayını bastığı meşhur hadiseyi akıcı üslubuyla birleştirerek destansı bir anlatımla bizlere aktarıyor.

http://images.gittigidiyor.com/618/6183946_0.jpg

Iki kere okudugum tek kitaptir. Bozkurtlar diriliyor ve Bozkurtlarin olumu. Eger durgun akan bir nehiri yatagindan tasirmak isterseniz bu kitabi okuyunuz.

narcoleptic
01-26-2008, 06:27 AM
bu ьlkede okumak ve dьşьnmek suз arkadaş.
цzellikle sokaklarda kolunuzun altında taşıdığınız kitaplara ve suratınıza ablak ablak bakan hıyar oğlu hıyar esnaf mьspetteleriyle gцz gцze geliyorsunuz ister istemez.
O gьzelim Ahi geleneğinin yerinde yeller esiyor. Зağımıza gцre yorumlamasını bilememişiz ki bu kurumu. Şimdilerde esnaf ahalisi bu geleneğin devamı mı ? sanmam.
Ne yapıyor esnaf sinek sallarken? цzellikle taşrada?

sokakların цnьnь birer resmi geзit tцrenine зevirir. sokakların iktidarı kendisinde sanır. bцyle esnaflar var arkadaş bu ьlkede.
ne kadın rahat yьrьyebilir. ne erkek rahat. cami vakti de camiye.
kolunun altında kitap oldu mu alaylı bakışlar,. insanların ardından neler konuşulur bilinmez..

siz İslam'ı da ********** anlamışsınız wesselam.

narcoleptic
01-26-2008, 02:37 PM
way be kırmızı urbalılara yakalandık ha

hehe:P

narcoleptic
02-12-2008, 10:06 AM
http://static.ideefixe.com/images/246/246932_2.jpg
Erdoğan Alkan, Gerçekçiliğin doğuşunu, temel özelliklerini ve edebiyatın gelişimine etkilerini incelediği bu antolojide, Hugo, Verlaine gibi öncülerin ve Eluard, Heine gibi akımın önemli isimlerinin eserlerinden örneklere yer veriyor. Ayrıca Yunus Emre, Ahmed Arif gibi pek çok şairin şiirlerinden örneklerle Türk şiirindeki gerçekçiliği de irdeliyor.

Bilge Karasu külliyatına başlayabildim. Türkçe'nin ustalarından kendileri.. Doğu hikayeciliğinin Türkçedeki doruk noktalarından..Geçtiğimiz hafta yazarın iki kitabını okudum:


http://www.tulumba.com.tr/mmTULUMBA/Images/bk/zBK981256RH808_250.jpg
"Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustam karşımda duruyordu. Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satranca çok benzeyen bu oyunda taşların, yani bizlerin adı, satrançtaki gibiydi, kurallar hemen hemen aynıydı. Bir iki noktada satrançtan ayrılınıyordu. O noktaları da başkan anlatmıştı bu sabah. Ne ki, satranç oynamasını bilip bilmediğimi kimse sormamıştı. Morların bilmesi gereksizdi zaten. Bir zamanlar biraz oynamış olduğum için, oyunu bilmiyorum diyerek işin içinden sıyrılmağa da kalkışmamıştım. Oynamak istemiştim, başından beri, onu gördüğümden, oyuna katılıp katılmayacağımı soruşundan beri..." – Bilge Karasu


http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK982231GH208_250.jpg

"Tek kaygım; o titizlikte, o kılı kırk yarıcılıkta, o rafinelikte bir yazarı (ve insanı), kendisinin içine sinecek bir kılıkta okur karşısına çıkarabilmek oldu... Gerek karşılıklı konuşmalarımızda, gerek mektuplaşmalarımızda metinlerle ilgili olarak belirttiği kaygıları dikkate aldım. Bilge Karasu'nun yazar kimliğine ve 'yazı'sına olan aşinalığımın ve bağlılığımın yanı sıra; onun tamamlayıp son biçimini verecek vakti kalmadığını gayet iyi bilerek, bütün yazı, not, müsvedde hatta karalamalarını bana emanet etmesinden güç aldım.
"Bu iki kitapla birlikte, dilimizin bu seçkin ustası ve tüm yaşamını yazıya, yazına, dile, düşüne adamış bu çok özel insan, 65 yıllık ömrünün bitiverdiği yerde bırakabildiği on bir kitap ile okuruyla karşı karşıya kalacak. Zaten onun istediği de bundan başka bir şey olmazdı. Notları alınmış, tamamlanmadan kalmış, çok düşünülmüş, tasarlanmış, azı yazılmış bütün yazıları için: 'Gün battı, yazık, arkalarında!' diyen bendim. O, bunu bile demezdi."

bu hafta :


http://www.tulumba.com.tr/mmTULUMBA/Images/bk/zBK982226YT856_250.jpg
"...Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, biribirimizi kavrıyorduk, ele geçiriyorduk, sonra sonra işin can damarına geldik. Durdum. Benden söz açmıştı, beni bulmaktan... Durdum. Sen zaten arıyordun dedim, bir şeyler arıyordun dedim, onları bulmağa hazırdın dedim, o zaman karşına ben çıktım, hazırdın bulmağa, bende buldun o aradığını, bende görmek istediğin, bulduğun şeyleri bulmağa hazırdın... İpi uzatmıştım, elimdeydi, çekişine göre ya düğümü sağlamlaştıracak ya da çözecekti. Bekliyordum. Başını salladı. Bekliyordum..." – Bilge Karasu

http://www.metiskitap.com/ToolBoxVA%5CData%5CDataFiles%5CMds%5CImage/BookCover/Size4/kk1035.jpg
Başını çevirdiğinde karşısındaki karanlık artmağa başlıyor. Andronikos neden sonra anlıyor karanlığın niye arttığını. Adaya çok yaklaşmıştır artık. Kayalık tepenin karanlık kütlesi arkasında gökyüzü belli belirsiz aydınlanıyor. Yorgun kolları artık düşüncesiz, istemsiz, katılaşmışlığın duyusuz kolaylığı içinde kürekleri kaldırıp indirmeğe devam ediyor. Kulakları işitmiyor artık. Kürekler suya girip çıkıyor, sular sabahın dinginliği içinde sandalın iki yanında yırtılıyor, yamanıyor.
Başını çevirdiğinde ada hızla büyüyor şimdi karşısında. Işıma arttıkça da küçülüyor gibi. Işık artık denizin yüzünü yalamağa başlayacak neredeyse. İnce bir yel ürpertiyor şimdi Andronikos'u; adadan getirdiği bir çam uğultusu ile, bir çam kokusu ile ürpertiyor onu. Ne zamandır böyle bir koku gelmemişti burnuna. Günlük kokusundan, bu gecenin balık, yosun, tuz kokusundan ayrı, yeni. Andronikos'un böyle yeniliklerle oyalanacak vakti yok oysa... Canı oyalanmak istiyor. Ama vakti yok. Olmamalı. Niye olmamalıymış sanki?

Kitabın 1971'de Sait Faik Hikaye Armğanı'nı aldığını da söylemeliyiz.


@&@

http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/2768.jpg
Maurice Blanchot Fransız yazını ve Fransızca için ne ise Bilge Karasu Türk dili ve Türk yazını için o dur.
"Bilen susar."
Yatağı geniş bir akarsuydu Bilge. Suyu daha uzun yıllar Türk okuyucusunun girmesi için sürekli devinecek ve her devinimde yeni anlamlar kazanacak.
Rahmetle..

http://www.metiskitap.com/ToolBoxVA/Tools/TollBoxAdmin/Facade/Images/Spacer.gif

METE
02-12-2008, 10:40 AM
KIZILBAS TURKLER
http://img160.imageshack.us/img160/7797/115744od1mf3.jpg (http://imageshack.us)

Bu kitapta, Turklerin musluman olusundaki saptirma ve perdelemelere son veriliyor. Karahanli ve Selcuklularin islam''a giris ve algilayislari, ehl-i beyt''e ve onun nesline olan saygi ve bagliliklari ayrintisiyla anlatiliyor.

Osmanli''nin kurulus donemindeki islam anlayisi iyi incelenip irdelenmeli, bunca yil Turk Milleti''ne belletilmeye calisilan yanli ve tek yonlu bilgilere itibar edilmemelidir. Her Turk, iran''da sah ismail''e gelinceye dek, siiligin egemen ve basat durumda olmadigini bilmeli. iran''da o devirlerde hakim mezhep safiiliktir. Surekli olarak hanefi-safii kavgalarinin oldugu bu ulkeye, siiligi, Osmanli''nin dislayip goce zorladigi Kizilbas Turkmenler getirdi. Osmanli''ya, safiilik ve esariligi ise, Yavuz''un caldiran ve Misir seferlerinden donerken yaninda getirdigi ulema tasidi.

Bizlere tarih derslerinde Osman Bey''in kizil bork giydigini, sah ismail''in, Yavuz''un babasi II.Bayezid''e "baba" diye hitap ettigini, Yavuz''un yegeni Sehzade Murat''in da kizil bork giyip Kizilbas oldugunu okutmadilar. Kizil Bork''? de, sah ismail''in babasi seyh Haydar donemine s?k?stirdilar ve Kizlibas deyimini oraya bagladilar. Oysa gercek oyle degil, kizil bork, bir Turk basligi, kizil renk kutsal sayiliyor Turkler''ce.

Ve o talihsiz caldiran Savasi. "Ehl-i kible tekfir olunamaz" buyruguna ragmen, cihangirlik ve hakimiyet ugruna, kafir olarak ilan edilen Kizilbas Turkler. cetinkaya, hakli olarak bu savasa "Bir millet, iki devletin savasi" diyor

ESER..Tam 578 sayfa, yuzlerce kitap, belge ve kaynagi taramis bir YAPITTIR..

narcoleptic
02-19-2008, 03:23 AM
http://www.ilknokta.com/img/Metas/n/975-342-068-4.jpg
Bilge Karasu . Narla İncire Gazel

Narla İncile Gazel, Bilge Karasu hayattayken yayımlanmış son kitabıdır. Toplam 11 kitaplık külliyatı içinde, denemeler kitabı Ne Kitapsız Ne Kedisiz'den sonra yayımlanmıştır.
"Nar kentinde bir incir buldum. Narı da inciri de, övmek isterim. Anam her kışın en karanlık noktasında, eve girerken bir nar atardı yere, bütün gücüyle; parçalanıp iyice dağılsın diye. Evin beti bereketi niyetine... Ardından hızla süpürüp silerdi ortalığı. Bir iki gün sonra, narın patladığı yerden çok uzakta incecik bir çıtırtı duyduğum olurdu ayağımın altında. Ne kadar dağılmışsa nar taneleri, o kadar iyiydi. Topladıktan sonra söylerdim anneme, sevinsin diye." – Bilge Karasu


http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK980828VF256_250.jpg
Yusuf Atılgan . Bütün Öyküleri

Yalnızlık, özgürlük, iletişimsizlik, bunaltı gibi temaları modern anlatının kuralları içinde samimi bir dille ve destansı bir boyutta işleyen Yusuf Atılgan, Bodur Minareden Öte (1960) ile Türk öykücülüğünün ustaları arasındaki yerini almıştı.
Atılgan, bu kitaptan sonra iki masal ("Korkut'a Masal", "Ceren'e Masal") ve iki öykü ("Ağaç, "Eylemci") yazdı. Üçüncü baskısı Eylemci (1992) adıyla yayımlanan Bodur Minareden Öte ve masal kitabı Ekmek Elden Süt Memeden (1981) elinizdeki bu kitapta bir araya getirildi. Böylece Yusuf Atılgan'ın öykü ve masalları tek ciltte toplanmış oldu.
Ekmek Elden Süt Memeden için "1970 yılı gözünde yazılmış bu iki masal çocukları olduğu kadar büyükleri de ilgilendirir sanırım. İkisinde de ninemin anlattığı masalların öğelerinden yararlandım" diyen Yusuf Atılgan, halk edebiyatı formlarını kendine özgü bir ustalıkla modern bir anlatıma dönüştürüyor.
İnsan ruhunun dehlizlerinden kotarılmış öyküler ve masal gibi iki masal.


http://www.kitapturk.com/img/Metas/s/975-08-0313-2.jpg (http://www.kitapturk.com/V2/Pg/MetaDetail/Number/2535.htm)
Mehmet H. Doğan . Şiir,Bugün

Şiir. Bugün günümüzün en önemli şiir eleştirmenlerinden Mehmet H. Doğan'ın (1987 tarihli biri dışında) 1994-2000 yılları arasında kaleme aldığı yazıların yanı sıra, Sina Akyol ve Derya Çolpan ile yaptığı konuşmaların metinlerinden, Enver Ercan ve Mehmet Can Doğan'ın sorularına verdiği yanıtlardan oluşan dikkat çekici bir toplam.
Mehmet H. Doğan, yirmi birinci yüzyılın eşiğinde, değerler karmaşası ortasında "şiirin yerini (varsa ağırlığını)" araştırmayı otuz yılın üzerindeki birikimiyle ve kararlılıkla sürdürüyor. '80'lerden günümüze bir ölüm-kalım savaşımı içersinde olduğunu belirttiği şiirin ardından ağıt yakmak yerine, onun sorunları ve geleceği üzerine düşünmeyi seçiyor.
Şiir, Bugün: sıkı şiir okurları için şiirin merkezine yolculuk!

narcoleptic
02-19-2008, 03:30 AM
:shock::shock::shock: Şok şok şok :shock::shock::shock:

kütüphaneden az önce kitabını almış ve yukarıdaki postu yazmıştım..

Türk şiirinin önde gelen eleştirmenlerinden Mehmet H. Doğan, 17 Şubat
2008 Pazar günü aramızdan ayrıldı. Doğan, geçirdiği kalp krizinin
ardından ameliyat olduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde iki
aydır tedavi görüyordu. Mehmet H. Doğan, 22 Şubat 2008 Cuma günü İzmir
Güzelbahçe Yalı Camii’nde kılınacak öğlen namazı sonrasında,
Güzelbahçe Yakaköyü Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Asıl adı Mehmet Zeki Tokyay olan Doğan, 28 Haziran 1931′de Adana’da
doğdu. Hava Harp Okulu’nu bitirmesinin (1951) ardından Hava
Kuvvetlerinde pilot olarak görev yaptı. Sağlık sebebiyle pilotluktan
ayrılan Doğan, İngilizce öğretmenliği eğitimi için ABD’ye gönderildi.
Doğan 1970′de ordudan ayrılarak, Ege Üniversitesinde İngilizce
okutmanı olarak çalışmaya başladı. 1978 yılında bu görevinden emekli
oldu.
Edebiyata öykü ve şiirle başlayan Doğan’ın ilk şiirleri ve öyküleri 15
yaşındayken, Adana’da çıkan gazete ve dergilerde yayımlandı. Doğan,
Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Dergi, Politika, Adam Sanat, Argos, Kitap-
lık, Yeni Yüzyıl gibi gazete ve dergilerde yayımladığı deneme,
eleştiri ve inceleme yazılarıyla tanındı. Özellikle İkinci Yeni ile
1980 Kuşağı ve sonrası şiiri, şairleri üzerine yoğunlaşan Doğan, Türk
şiir eleştirisinde ‘deneme/eleştiri’ üslubuyla yazdığı yazılarıyla
önemli bir yer edindi. 10 yıl boyunca hazırladığı Şiir Yıllıkları ve
YKY için hazırladığı 3 ciltlik “Yüzyılın Türk Şiiri(1900-2000)
Antolojisi” şiir çevrelerinde ilgiyle karşılandı, hararetle
tartışıldı.
1967 Yeni Dergi Eleştiri Ödülü’yle 1974 TDK Eleştiri Ödülü’nü de
kazanan Mehmet H. Doğan, son olarak Milliyet Kitap Ekinde aylık şiir
yazıları yazıyordu. Son yıllarda, pilot olarak görev yaptığı yıllarla,
özellikle İkinci Yeni şairleriyle yakın dostluklarını anlattığı anı
kitapları
yayımlayan Doğan, yeni kitaplar da hazırlıyordu.
Özellikle İngilizce ve Fransızca’dan çok sayıda edebi ve felsefi
yapıtı Türkçeye kazandıran Doğan, Akdeniz Altın Portakal ve Behçet
Necatigil Şiir Ödüllerinin de seçici kurulu üyesiydi.
İzmir’de oturan Mehmet H. Doğan, evli ve iki çocuk babasıydı.

Yapıtlarından bazıları:
Deneme-Eleştiri: Tekrarın Tekrarı(1972), Şiirin Yalnızlığı(1986),
Yazıdan Bakmak(1993), Şiir, Bugün(2001)
Anı: Şimdi Uzaklardasın(1998), Alçak Uçuş(2002)
Derleme: Hece Taşları(1997), Yüzyılın Türk şiiri Antolojisi(2001)
Çeviri: Gerçekçilik Açısından Kafka(R. Garaudy, 1965), Güvercinliğimin
Hikayesi(Isaac Babel, 1968), Yalnız Bir Avcıdır Yürek (Carson
McCullers, 1973), Yanılsama ve Gerçeklik (C. Caudwell, 1977), Oza (A.
Voznesenski, 1981), İçimizdeki Şeytan(R. Radiguet, 1989), Retorik
(Aristoteles, 1995), Marksizm ve Biçim (F. Jameson,1997).


http://www.radikal.com.tr/1998/06/27/resim/siir.gif

Allah Rahmet Eylesin...:(

binbirincigece
04-30-2008, 10:37 AM
Büyükelçi - Emir Kıvırcık


2. Dünya Savaşı esnasında Paris Büyükelçimiz olarak görev yapan; Kurtuluş Savaşında kazandığımız zaferin gizli kahramanlarından Behiç Erkin'in; savaş boyunca Nazi soykırımından 20000 Yahudi vatandaşımızı nasıl kurtardığının ibretlik öyküsü. Diplomatlarımıza ve diplomat adaylarımıza saygıyla duyurulur.


http://www.gozlemkitap.com/publishDocument.php?id=2115

yavuz
05-03-2008, 06:31 AM
Dundar Taser - Mesele...

Kapagini internette bulamadigim icin koyamadim. Zaten benim okudugum eski pusku kitabin da ne on, ne arka kapagi yok...

Ulkucu Hareket'in onemli fikir ve aksiyon adamlarindan Dundar Taser'in gazetedeki Mesele adli kosesindeki yazilarinin tumu. Vefatindan sonra kitap haline getirilmis. Tarihi ve gunluk olaylarin degerlendirmesi...

Henuz yeni basladim, o gune bakisimizin zenginlesmesi adina faydali bir eser...

Elimdeki kitap Tore-Devlet Yayinlari'ndan cikmis, bugun hala cikiyor mu internette sig arayisimda bununla ilgili birsey de bulamadım...

Not: Alparslan Agabey yazmis, gordum ben de yazayim. Benim de iki kez okudugum tek kitap Necip Fazil'in "Bir Adam Yaratmak" adli piyesidir... Zaten kisa surede bitiyor... ;)

binbirincigece
05-03-2008, 06:47 AM
Ergenekon meselesine bir de Şamil Tayyar'ın satırlarından bakmanızı tavsiye ediyorum. Ulaştığı sonuçlar gerçekten düşündürücü.


http://www.kitapistiyorum.com/AktarimResimleri/9789752637139.jpg

binbirincigece
05-04-2008, 02:38 PM
Bu aralar moda oldu Ergenekon meselesini kitaplaştırmak; bir tane de Zihni Çakır'dan; bir öncekinden farkı taa Kurtuluş Savaşına kadar gidiyor olması ve isimler üzerinde durması.


Ergenekonun Çöküşü-2

http://kitap.yorumsanatyayinevi.com/kucuk/9789752542389_o.jpg


Birincisini okumadım; varlığından bile haberim yoktu. Resim için de kusura bakmayın, daha büyüğünü bulamadım.

Karayılan
05-05-2008, 06:47 PM
Şu sıralar Asya'da Beş Türk isimli hatırat kitabını okuyorum. Doğu ve Batı Türkistan'a yolculuk eden beş Osmanlı subayından Adil Hikmet Bey'in kaleme aldığı harika bir eser. Kitap Ötüken Yayınevinden, fiyatını bilmiyorum bana hediye edildi :)

binbirincigece
05-11-2008, 09:59 AM
Şu sıralar Asya'da Beş Türk isimli hatırat kitabını okuyorum. Doğu ve Batı Türkistan'a yolculuk eden beş Osmanlı subayından Adil Hikmet Bey'in kaleme aldığı harika bir eser. Kitap Ötüken Yayınevinden, fiyatını bilmiyorum bana hediye edildi :)Hediyeyi hediye etmek sünnetmiş derler bizim memlekette :lol:

yavuz
05-11-2008, 10:02 AM
Hediyeyi hediye etmek sünnetmiş derler bizim memlekette :lol:

Ne yani, ortalik yere adresimi mi yazayim? :lol:

binbirincigece
05-11-2008, 10:04 AM
Ne yani, ortalik yere adresimi mi yazayim? :lol:Sen uğraşma, ben msn'den kendi adresimi veririm kendisine. ;)

yavuz
05-11-2008, 10:07 AM
Sen uğraşma, ben msn'den kendi adresimi veririm kendisine. ;)

O da olur. Ben de sana veririm bizim adresi sonra. :lol:

saadet zinciri :mrgreen:

binbirincigece
05-11-2008, 10:36 AM
saadet zinciri :mrgreen:
Başına bir de TİTAN ekle :lol:

yavuz
05-11-2008, 10:40 AM
Başına bir de TİTAN ekle :lol:

:siritancocuk: ;)

binbirincigece
05-11-2008, 10:41 AM
Sıradaki eserimiz; eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanlarımızdan Bülent Orakoğlu'ndan İhanet Çemberi isimli kitap: Kapağı resimdedir.


http://www.kitapistiyorum.com/AktarimResimleri/9752637085%C2%A0.jpg


Yazar, kitabında PKK'nın kuruluş sürecinden itibaren kimlerin güdümünde geliştiğini ve bugün PKK'yı kimlerin maşa olarak kullandığını kimi zaman belgeler, kimi zaman da bulgularla izah etmeye çalışıyor. Güzel bir çalışma olmuş, herkese tavsiye ediyorum.

Sirena
05-14-2008, 08:45 AM
Kitap mağazasına giriyorum, hiçbirşey bulamıyorum, tarih politika kitaplarını sevmiyorum, detektif (böyle mi oluyordu Türkçe'de?), kurgu, roman okumayı seviyorum ama nedense hiç bir şey bulamıyorum, sonra gidiyorum yabancı yazarların Türkçe'ye çevrilmiş kitaplarını alıyorum.

Tavsiyeleriniz lütfen:rolleyes:

binbirincigece
06-29-2008, 11:16 AM
Kitap mağazasına giriyorum, hiçbirşey bulamıyorum, tarih politika kitaplarını sevmiyorum, detektif (böyle mi oluyordu Türkçe'de?), kurgu, roman okumayı seviyorum ama nedense hiç bir şey bulamıyorum, sonra gidiyorum yabancı yazarların Türkçe'ye çevrilmiş kitaplarını alıyorum.

Tavsiyeleriniz lütfen:rolleyes:Bu başlıkta paylaştığım kitaplar; benim diğer arkadaşlara da tavsiye ettiğim; okuduklarım arasından yaptığım seçkilerdir. Herhangi bir tanesini alıp gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. :cool:

binbirincigece
06-29-2008, 11:22 AM
Fedailerin Kalesi Alamut

http://static.ideefixe.com/images/70/70869_2.jpg

Vladimir Bartol isimli; Avusturyalı diye hatırladığım yazarın kaleminden; bundan yüzyıllar önce peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkarak, İranda hileyle ele geçirdiği Alamut Kalesi'ni merkez üssü edinip; sahte cennetler göstererek kandırdığı fedailerle devrin büyüklerine yaptığı suikastler ekseninde geçen olayları anlatan akıcı bir roman. Kitabın detaylarında bu sahte cennette huri vazifesi gören kızların köle pazarlarından nasıl getirildikleri; fedailerin nasıl uyuşturucularla göreve hazır hale getirildikleri, vb. gibi aslından bugüne de pek yabancı olmayan konular; tarihin bilinen ilk uluslararası dinci terör örgütü ve kullandığı yöntemlerle bugüne de ışık tutma özellikleri dikkate çarpıyor.

Bundan 6-7 yıl önce okumuştum. Bugün bir dohbet esnasında gündeme geldi; hatırlayınca burada da paylaşmak istedim.

binbirincigece
07-01-2008, 03:42 PM
Yemyeşil Şeriat Bembeyaz Demokrasi-Mehmet Metiner

http://www.turkkitap.org/catalog/images/yemyesil%20seriat.jpg

Eski bir İslamcının anıları. Siyasal İslamın 70lerden günümüze nasıl evrildiğinin hikayesi...

binbirincigece
07-23-2008, 04:15 PM
Soner Yalçın yine farklı tarzıyla piyasada. Ama şunu söyleyebilirim; boşuna okuyup da zaman kaybetmeyin; ben bu hataya düştüm :mrgreen:


http://www.saykitap.com/BSWEB/images/kitap/94542.jpg

binbirincigece
07-23-2008, 04:19 PM
Eski İslamcının anıları olur da Eski Komünistin olmaz mı? Olur olur. Güzel de olur hem de...


http://www.kitapturk.com/img/Metas/k/975-6817-21-6.jpg

binbirincigece
09-28-2008, 03:02 PM
Turan'ın Alp Kızları


http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK980073TU280_250.jpg


Turan'in Alp Kizlari ve Ipekyolu Efsaneleri, konulari itibariyle birbirini tamamlar mahiyetteki iki ayri kitabin tek kitap olarak yayinlanmisidir. Her iki kitabin yazari da Taskent Üniversitesi Filologia Akademisi'nde ögretim üyesidir.

Musine Galima'nin Turan'in Alp Kizlari adli çalismasi, Türk tarihinin bilinen dönemleri içinde gerçekliklere dayali; ancak zaman içinde efsanevî anlatimlara ve mitolojik tasvirlere büründürülmüs büyük Türk kadinlarini hikâye eden bir Özbek-Türk halk edebiyati arastirmasidir.

Kadim dönemlerden itibaren, Türk toplumlarinda, konumu itibariyle fevkalade önemsenen Türk kadinini, toplumsal aktiviteleri bakimindan inceleyen eser, tarihi kisiliklerden ve mitolojik tasavvurlardan hareketle, bilimsel yorumlar ve degerlendirmeler gelistirmek amaciyla kaleme alinmistir.

Turan'in Alp Kizlari, Türk kültür tarihinde kadinin yerini ve Türk sosyal yasantisindaki kadin - erkek pararelligini çarpici örneklerle ortaya koyan akademik bir arastirmadir.

Mamatkul Coreyeff'in Ipekyolu Efsaneleri adli eseri ise, Orta Asya Türk halklarinin hafizasinda yasayan ve kusaktan kusaga anlatilagelen Türk halk efsanelerinin akademik disiplinle derlenmis, ansiklopedik mahiyetteki bir yayinidir.

Ipekyolu Efsaneleri, Tanridagi'ndan Süleymaniye'ye Türk halk inaçlariyla örülmüs bir mahyadir.

Türkiyat alanindaki projeleriyle yayin hayatina soyunan Sa-To, milli kültürümüze katki saglayici yayinlari Türk okuruna sunmaya devam edecektir.

Şehbir
09-28-2008, 03:08 PM
Turan'ın Alp Kızları


http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK980073TU280_250.jpg




NERDESİN SEN ?

GÖZÜKMÜYORSUN UZUN ZAMANDIR..

SENİ GÖRDÜM HATIRLADIM, YIĞINLA KİTAP ADRESİ GELDİ..

YARIN EKLERİM FORUMA, ALLAH BİR AKSİLİK VERMEZSE..

binbirincigece
09-28-2008, 03:13 PM
NERDESİN SEN ?

GÖZÜKMÜYORSUN UZUN ZAMANDIR..

SENİ GÖRDÜM HATIRLADIM, YIĞINLA KİTAP ADRESİ GELDİ..

YARIN EKLERİM FORUMA, ALLAH BİR AKSİLİK VERMEZSE..Zamanım yoktu üstat epeydir. Arada bir girip göz kırpıyordum ama mesaj bırakmadım. Konuları takip edecek kadar uzun duramıyordum. Bundan sonra eskisi kadar sık olmasa da ara ara yine uğrayacağım.

Aybike
09-28-2008, 03:21 PM
hasan cemalin kitabini okudunmu? nasil?

binbirincigece
10-03-2008, 05:04 AM
hasan cemalin kitabini okudunmu? nasil?Değiştim diyen herkesin değişimini haklı çıkarmak için yazdıklarına benzer şeyler yazmış. Tabi ben o dönemleri yaşamadığım için bana biraz da öğretici geldi. Yakın geçmişi tarih kitaplarından değil, ya anlatılanlardan, duyduklarımızdan ya da bunun gibi kitaplardan öğrenebiliyoruz. Benim için faydalı oldu hasılı.. Karşı tarafı da Mehmet Metiner'den okumuştum zaten. Böylece kıyaslama yaparak bazı şeyleri daha net görebildim. Tavsiye ederim meraklısına.

binbirincigece
10-03-2008, 02:21 PM
Nazan Bekiroğlu - Cam Irmağı Taş Gemi

http://static.ideefixe.com/images/253/253717_2.jpg

Nazan Bekiroğlu sıradışı bir öykü yazarı. Cam Irmağı Taş gemi değişik ama birbiriyle bağlantılı hikayelerden oluşuyor. Aslında ortada anlatılan bir hikaye yok gibi görünse de, çok şey anlatılıyor. En can alıcı özelliği ise hep mutsuz sonla bitmesi hikayelerin... Aşkı başka dilden okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.

yavuz
10-03-2008, 02:28 PM
http://www.birdeliningunlugu.com/resimlerim/toprak_ana.jpg

Bir çoğumuzun okumuş olduğu bir kitap sanırım... Beni okumayanlar dinlesin. Geçen yaz mevsimi boyunca Aytmatov'un üç beş hikaye ve romanını okudum. Cemile, Sultanmurad diye başlayan macerada, en son Toprak Ana'yı da bitirdim ve bu kitabın etkisinden hala kurtulabilmiş değilim. Kitabın içeriğinden söz etmeyeceğim, kitapla ilgili tek bir söz edeceğim, umarım ki; dikkate alırsınız; "bu kitap, her kelimesine bir damla gözyaşı döktürecek kadar lirizm içeren bir kitaptır..."

Benim ufkumu böylesine genişleten bir kitap daha olmamıştır herhalde...

Altın Arığ
10-04-2008, 01:46 PM
Cengiz Aytmatov deyince.....

http://static.ideefixe.com/images/145/145102_2.jpg

binbirincigece
10-05-2008, 02:26 AM
Murat Çelik - Aşkın Elif Hali

http://img175.imageshack.us/img175/6990/35au82ojq5.jpg

Şiirseverler için güzel bir yapıt. Murat Çelik'in aynı zamanda bazı kısımlarını besteleyerek şarkı haline getirdiği; TEK ŞİİRLİK kitabı...

Aşk'ın elif halinde,
Kendime ordular biçiminde
lal olmuş haller içindeyim...

yavuz
10-18-2008, 12:06 PM
http://www.kitapambari.com/ambar/images/D/9758839144b.jpg

Tam bir İskit aşığı olan Rus yazar W.Yan'ın Harezmşah, Moğol, Kıpçak ve Alan uluslarını anlattığı belgesel romanı... Romanın, bazı Batılı akademisyenlerce referans alınmış olması da bir dipnot...

Kitap, öncelikle Harezm'i, Harezmşah Muhammed'i, Şah'ın Kıpçak boyundan olan annesi Türkan Hatun'u ve Şah'ın Türkmen karısından olma çocuğu Celaleddin'i anlatıyor. Ardından Harezmşah-Moğol çarpışması... Celaleddin'in kahramanlıkları ve sonu... Birbiri ardınca yıkılan Buhara, Semerkand, Gurgenc...

Bundan sonra da Cengiz'in komutanlarından Sübüday ve Cebe-Noyon'un Rus knazlarıyla olan savaşlarıyla sürüyor... Sonrasında Cengiz Han'ın Hindistan'dan dönüşü ve büyük Harezm şehirlerinden kalanların akıbetine hafif hafif değiniliyor...

Bir de yazarla ilgili yorum yapayım; yazar, Rus-Moğol karşılaşmalarında Ruslar'la ilgili özeleştirilerde bulunduğu gibi Rusları olduğundan mert ve savaşçı gösteriyor gibime geldi.

Netice itibariyle çok hoş ve sürükleyici bir kitap.

Kayzer-i Rum
10-19-2008, 04:26 AM
"Evet, benim nâçiz vücûdum... birgün elbet toprak olacaktır... fakat Türkiye Cumhuriyeti... ilelebet pâyidâr kalacaktır.
"İşgal Kuvvetleri'nin İstanbul'a girişi ile açılan O Sarışın Kurt, Attilâ İlhan'ın kaleminden Lozan'dan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na, Cumhuriyet'in ilanından İzmir suikastine Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarını, bireysel ve toplumsal coşkuları ve acılarıyla gözlerimizin önünde canlandırdığı, yüreğe işleyen olağanüstü görsellikte bir destan...

O Sarışın Kurt, Selim İleri'nin Sunuş'undaki ifadesiyle, "Attilâ Ağbi'nin", "siyasal düşüncesinin en büyük kahramanı" için "yazarlığının en büyük eserlerinden biri...

"Attilâ İlhan 15 Haziran 1925'te Menemen'de doğdu. Türkiye'nin en üretken yazarlarından olan İlhan'ın genç yaşlarında başladığı düşünme ve yazma serüveni 10 Ekim 2005'te ölümsüzlüğe göçene kadar sürdü.

İlhan'ın bütün yapıtları, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nca yayımlanmaktadır.


http://i36.tinypic.com/2vd02o9.jpg

yavuz
10-31-2008, 02:15 AM
http://www.dipsizkuyu.net/forum/attachments/44-kitap-kurdu/12966d1206761647t-adam-fawer-olasiliksiz-olasiliksiz-jpg

ek$isozluk'ten birkaç alıntı:


arka kapaginda yazan "bitirmek icin yarini, baskasina anlatmak icin bitirmeyi bekleyemiyeceksiniz" cumlesini sonuna kadar hakeden oldukca surukleyici bir adam fawer romani. determinizim uzerine kanitlar bulabileceginiz, bol istatistik kanitli bir kitap kendileri. turkcesinin de oldukca iyi oldugunu belirtmeliyim.

geniş ve ilgi çekici bir konu yelpazesi var; pokerden, mafyadan tutun da matematiğe, olasılık teorisine, oradan bilime; quantum fiziğine, ünlü bilim adamlarına, oradan felsefeye; determinizme... klinik vakalara, şizofreniye, bilim adamlarına, bilgisayar korsanlarına, özel timlere, bilimum cia, fbi, kgb ne varsa hepsinin ajanlarına...

okurken sanki bir film izliyormuşum izlenimi yarattı bende; aksiyon "sahneleri" gerçekten güzeldi. kitabın genel olarak konusu ve kurgusu ise zaten inanılmaz, son sayfaları ise oldukça çarpıcıydı.

az da olsa kitap okuyan her insanın en azından bir şans vermesi gerektiğini düşündüğüm, filminin mutlaka çekilmesi gereken bir romandır olasılıksız sonuç itibariyle. aslında oldukça uzun yazılabilirdi hakkında, ancak, hani anlatılmaz yaşanır diye bir söz vardır ya, işte tam bu kitap için denmiş herhalde...

hayatımın cümlesini içerir bu kitap:

hiçbir şey imkansız değildir, sadece olasılığı düşüktür

"Şimdiye dek okuduğum en sürükleyici roman" diyerek bir yorum da ben yapmış olayım... ;)

Turk oglu
10-31-2008, 06:03 AM
W.yan rusdur mu?Eger eyni şexsden behs edirikse men bilen şerqi avropalı idi.'Olasılıksız' ise reklamı qeder gözel gelmemişdi mene..

yavuz
10-31-2008, 09:47 AM
Evet W.Yan Rus'tur. Yançetevsky gibi bir adı var.

Demir Kağan
10-31-2008, 02:46 PM
Friedrich W. Nietzsche - Putlarin Alacakaranliginda ve Deccal - Sahte Isa kitaplarini kaldirabileceklerin mutlaka okumasini tavsiye ediyorum. Yusuf Kaplan cevirisini okuyun tabii.

chepny
11-21-2008, 02:45 AM
http://static.ideefixe.com/images/90/90653_2.jpg

Sadık Hidayet'in başyapıtı. Tek kelimeyle muteşem bir kitap. Etkileyici ve büyüleyici.

Qarshi
11-21-2008, 02:55 AM
http://i.radikal.com.tr/644x385/2008/11/12/fft5_mf67955.Jpeg


BURCU AKTAŞ (Arşivi) Hakan Yel: Bireysel saldırıya uğradığında ve yaşam hakkı elinden alınmak istendiğinde her zekâ sahibi, doğal bir refleks olarak kendini koruma güdüsüyle cevap verir. Herhalde mağdur, saldırganına ‘Sen, beni öldür, ben pek medeniyim ve şiddete karşıyım, senin tahriklerine uymam, ben ölsem de nasıl olsa devlet senin cezanı verir’ demez

Hakan Yel’i gerilim dozu kattığı romanlarıyla tanıyoruz. Yazar ilk romanı Sultana Dokunmak’ta birbiriyle bağlantılı cinayetleri MİT ve MOSSAD’ın da dahil olduğu bir kurguyla anlatıyordu. Yel’in ikinci roman Lokanta ise şiddetin zirveye çıktığı İstanbul sokaklarında geçiyordu. Polis birimlerinin hatta basının da işin içine karıştığı kitapta, güvenlik meselesine değiniyordu yazar.
Hakan Yel’in yeni yayımlanan Rüzgâr Ekenler adlı romanı ise1914 yılında geçen bir Türk-Ermeni romanı. Erzurum’un üç ayrı köyünde geçen roman, bölgeyi hakimiyeti altına almak isteyen Çetecilerin sebep olduğu olaylar silsilesiyle başlıyor. Olayların merkezinde ise Çiğdemli, Ulya ve Armanlı köyleri var. Armanlı, bir Ermeni köyü. Ulya köyü, bir gece baskına uğrar ve tüm köylü öldürülür. Çiğdemli köylüleri bu olaydan sonra kendi aralarında fikir ayrılığına düşer. Bazılarına göre bu baskını Armanlı köyü sakinleri yapmıştır ve sıra kendilerine gelmeden, Armanlı’ya saldırmaları gerekir. Ermenilerin ve Türklerin başrolde olduğu olaylar böylelikle başlar. Hakan Yel ile yeni romanı sebebiyle gerilim ve şiddet konusunu konuştuk...

Kahramanlarınızın bazıları adil olmadığını düşündükleri konularda, kendi adaletlerini sağlıyorlar. Bunu yaparken de eleştirdikleri insanlara benziyorlar bazen. Canlarını sıkanların cezasını veriyorlar. Ceza olarak yapılan şiddet onaylanabilir mi sizce?
Rüzgâr Ekenler romanı 1914 yılında, başkentten bin dört yüz kilometre uzaklıktaki kırsal kesimde geçen bir hikâyeyi anlatır. Roman değerlendirilirken bunun yanı sıra bölge insanlarının sosyal yaşamlarını göz ardı etmemek gerekir. Batı kültürüyle Doğu’yu değerlendirmeye kalkarsanız sağlıklı bir değerlendirme yapmakta sıkıntı çekersiniz. Güncel bir örnek vermek gerekirse; aradan neredeyse yüz yıl geçmesine rağmen, bugün bırakın İstanbul’u, Avrupa’nın ortasında yaşayan Doğu kültürlü vatandaşlarımız bile, aileler arası kan davası ya da töre kıskacının kendilerine dayattıklarını hayata geçirmeye devam ediyorlar. Bu sert kültür tüm kural ve gerçekleriyle, varlığını tarih boyunca sürdürmeye devam ediyor. Nitekim roman da bu kültür üstünde dönüyor; bireysel adaleti onaylamıyor ancak hayatın bölgeye özgü gerçeğini de göz ardı etmiyor.



Röpörtajın devamı :

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=EklerDetay&ArticleID=908054&Date=21.11.2008

Yazar benim sınıf arkadasımdır.kacırmayın :mrgreen:

Turk oglu
12-23-2008, 01:36 AM
tanrı yanılgısı.en az mollaların kitabları qeder egositce olsa da oxumağa deyer.

chepny
12-23-2008, 01:42 AM
tanrı yanılgısı.en az mollaların kitabları qeder egositce olsa da oxumağa deyer.
Okumaya değmez.
Bildiğimiz ateist iddiaları düzenleyip kitap yapmış adam. Yeni birşey söylememiş.

Turk oglu
12-23-2008, 01:55 AM
doğru deyirsen.ele ise yuxardakı yazıma bir elave:herşeyi bilenler oxumasa da olar:-)

Seckjin Khan
12-23-2008, 03:58 AM
İlber Ortaylı'nın Gelenekten Geleceğe kitabını aldım çok güzele benziyor tavsiye ederim...

Ayrıca yine İlber Ortaylı'nın Osmanlı İmparatorluğu'nda Alman Nüfuzu'nu da tavsiye ediyorum...

Kayzer-i Rum
12-23-2008, 07:52 AM
İlber Ortaylarının TARİHİMİZ VE BİZ adlı kitebını okumanızı tavsiye ederim.

Karayılan
12-23-2008, 08:55 AM
Su an elimdeki kitaplar(okumakta oldugum veya kisa surede okumaya baslayacagim)

Hugh Pope - Evlad-i Fatihan,
Bir Wall Street Journal muhabirinin Turk Dunyasindan izlenimleri...

Jacob Landau - Pantürkizm
Orta Dogu uzmani bir siyaset bilimcinin(yahudi kokenlidir) pantürkizm uzerine makaleleri

Yasar Kalafat - Iran Turklugu
Halk bilimci Yasar Kalafat'in Iran Turklugu uzerin Jeokulturel incelemesi.

Yavuz Bulent Bakiler - Uskup'ten Kosova'ya
Ulkucu hareketin unlu sairi ve yazarindan gezi notlari(Kitap yazardan imzalıdır)

Yavuz Bulent Bakiler - Turkistan... Turkistan...
Bu kitabi sadece imzalatmak icin aldim :D Yine gezi notlari...

Orhan Turkdogan - Yeniden milletlesme
Turkiye'nin yetistirdigi en buyuk ilim adamlarindan biri olan sosyolog Turkdogan'in milli kimlik uzerine tezleri. Kendisi bir Ziya Gokalp uzmani oldugu icin ozellikle hayranligim vardir.

Hacer Yıldırım Foggo - Nesturi Katliamı
Kurdculuk hareketi uzerine yogunlastigim sirada kesfettigim Hakkari, Van ve Musul yoresinin hristiyan halki Nesturilere yonelik katliamlari konu aliyor.

Genevieve Rodis-Lewis - Descartes ve Rasyonalizm
Descartes felsefesi son aylarda kafami kurcaliyor. Biraz da yorumunu okumakta fayda var diyerek aldigim bir kitap

Karayılan
12-23-2008, 09:05 AM
http://www.birlesikkitabevi.com.tr/resim/urun/175571JURNAL%201.jpghttp://www.birlesikkitabevi.com.tr/resim/urun/175581JURNAL%202.jpg
Cemil Meriç . Jurnal I-II


Cemil Meriç Cemil Meriç’in düşünce ve duygu dünyasının “mahremi”... Yazarın kendi hayatıyla ilgili buhranları, arayışları, sorgulamaları ile içiçe, Türk düşünce hayatıyla ilgili tespitleri, sıkıntıları, isyanları. Yalnızlığa (ve marjinalliğe) itilen, ama belki de seçen bu insanın toplumla hesaplaşması. O itiliş ile o seçiş arasındaki bağlar ve gidip gelmeler... Jurnal biyografik değeriyle kalmıyor; o, içeriğiyle ve diliyle, aynı zamanda bir Cemil Meriç kitabı.
Cemil Meriç Düşünür-yazarın 1960’lardan 1980’lere ruh ve düşünce dünyasındaki dalgalanmalar. Meriç’in kitaplarına geçmemiş fikirleri, notları. Zaaflarını, tutkularını döktüğü mektuplar. “Tekdim ve bütünümle seviyordun, sevmeğe mahkumdun” diyecek kadar iddialı ve özgüvenli, ama bir yandan da anlaşılmamışlıkla, hayal kırıklıklarıyla yüklü. Cemil Meriç’in duygusal izdüşümü.


.


Alim mi olacan? :D

Kur_Sad
12-23-2008, 02:29 PM
Alim mi olacan? :D

Cemil Meriö okumak alimlik alameti ise öhöm öhöm :cool:
:lol:

Karayılan
12-23-2008, 02:51 PM
Cemil Meriö okumak alimlik alameti ise öhöm öhöm :cool:
:lol:Entellektüel Turkculer sizi :lol:

yavuz
12-24-2008, 01:00 PM
Jurnal'in 2.cildini neredeyse bir yıldır aralıklarla okuyorum. Cemil Meriç'in tespitleri harika.

yavuz
01-24-2009, 01:03 PM
Ömrümde okuduğum en berbat kitabı söyleyeyim mi?

http://www.egitimsepeti.com/img/urun/mutluluk_zulfi_livaneli.jpg

Okulda yakın bir arkadaşım bu kitabı okuyordu. Kitabı gören bütün solcular da "ne güzel bir kitap değil mi? Filmi de vardı, o da çok güzeldi" gibi laflar ediyorlardı. Aldım, okuyayım, dedim. Normalde günde 50-60 sayfa kitap okurdum ondan önce, ama bu kitabı alınca okuyasım gelmedi bir türlü. 5 sayfa okuyunca bırakıyordum. Nihayet geçen günlerde bitirdim.

Biraz da kitaptan bahsedeyim... Efendim Livaneli bey, herhalde ne kadar kitap okuduysa bu kitabı yazabilmek için alıntı yapmış olmalı. Çünkü, her iki satırda bir, bir filozoftan, yazardan, ressamdan örnekler vermiş... Bu yönüyle oldukça sıkıcıydı, ayrıca gereksiz tasvirleri de çokça gözüme battı. (Tasvir olayın ortasında yapılmaz efendim, önce mekanı tasvir et sonra olaya geç. :)) Velhasıl kelam, üslubu berbat olmakla birlikte, hiç de sürükleyici, etkileyici, akıcı bir özelliği yok romanın...

İçeriğine gelecek olursak; mesnetsiz bir kitap... Doğuda Türk askeri tarafından yakılan "binlerce" Kürt köyünden tutun da, gece askerlerce öldürülüp sabah araştırılınca cesedin çocuğa ait olduğunun fark edilmesine kadar... Anlayacağınız; kitap tam Nobellik.

Doğu Anadolu'yu karanlık bir dünya gibi göstermesi ayrı bir mazmun, Nobel yolunda...

Kendi buhranı sebebiyle, Ege'ye açılan bir profesörün yelkenlisinde, ömrü boyunca kutsal saydığı başörtüsünden "kurtulan" kızın bir anda kendine güveninin gelmesi, ferahlaması vs. gibi at gözlüklü ve çocukça anlatımlar da kitapta mevcut.

İbretlik bir "eser"... Tam anlamıyla bir baş ucu kitabı. Güne bu kitaptan bir satır okuyarak başlasanız ve ömür boyu bu alışkanlığı sürdürseniz, herhalde solculardan ve sol'un hayal dünyasından olabildiğince uzak durmaya çalışırdınız...

Bilge_Kagan
01-24-2009, 05:38 PM
Su sira Baburnâme'yi okuyorum. Kabalci'dan cikmis (cikmis dedigim aslinda birkac senedir piyasada), ceviri 1940'lara ait. Fiyati biraz pahali olsa da denk getirdiginizde mutlaka alin, verdiginiz her kurusa deger.

Kayzer-i Rum
01-24-2009, 05:41 PM
Bende Attila İlahndan bir kitap okuyorum ama sağolsun rahmetli öyle bir yazmış ki yaşatıyor resmen. Konuşlmaları bilre Fransızca yazmış.

Tamam dönemin gerçekliğine vurgu ve Fransız özentiliği felan nalatılsında bütün kitap Fransızca sanki onları sökerken şaka maka Fransızca bir kaç bir şeyler kaptım :)

Demir Kağan
01-26-2009, 04:01 AM
ali bulac - modern ulus devlet

chepny
01-26-2009, 04:17 AM
Demir sen erbakancıyım derken şaka yapmıyormuşsun :lol:

yavuz
02-01-2009, 07:05 AM
http://images.gittigidiyor.com/250/2501423_0.jpg

Doğu Türkistanlı kafilelerin Anadolu'ya ilticasını anlatan Anayurttan Anadolu'ya adlı bir kitap vardır. Kitabın yazarı bu göçlerden birinde Türkiye'ye ulaşanlardan "Halife Altay"...

Kitap yarısına kadar Kazakların ve Uygurların yaşayışlarını, Doğu Türkistan topraklarında yetişen atların türlerini, atların bakımlarını betimliyor. Sonrasındaysa her biri hazin birer öykü olan göçleri anlatıyor.

Not: Ben her bulduğumu okuduğum dönemde bu kitabı evde bulmuş ve okumuştum. Kitabın bugün basılmıyor olması üzücü...

qurttarqan
02-07-2009, 10:11 AM
Kelile ve Dimne M.Ö. 1 yüzyıl civarında yaşadığı düşünülen Beydeba tarafından kaleme alınmış fabl tarzında hikâyeler barındıran bir hikâye kitabıdır.

Beydeba'nın yaşadığı zaman hakkında birçok ihtilaf bulunmakta ise de kitabın Depşelem isimli bir Hint hükümdarı zamanında yazıldığı düşünülmektedir. Zira eserin hükümdara sunulduğu ve hükümdara bir tür nasihat niteliğinde olduğu öne sürülmüştür. Fabl türünün ilk ve en önemli örneklerinden olan Kelile ve Dimne`deki hikâyeler siyasetten erdeme kadar birçok farklı konuyu ele almıştır. Eser adını ilk bölümündeki bir hikâyenin kahramanı olan iki çakaldan almıştır; "doğrunun ve dürüstlüğün" simgesi "Kelile" ile "yanlışın ve yalanın" simgesi.

Sanskritçe yazılmış olan eser ilk önce Pehlevice'ye, sonra Pehlevice'den Arapça'ya ve daha sonraları Arapça'dan Farsça'ya çevrilmiştir. Batı dillerine olan tercümeleri bu son Farsça çeviriden yapılmıştır. Edebi otoritelerce, Ezop ve La Fontaine fabllarının, Kelile ve Dimne`den ilham alınarak yazıldığı öne sürülür.

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Kelile_ve_Dimne" adresinden alındı.

TÜRKÇE
02-07-2009, 10:21 AM
http://images.gittigidiyor.com/250/2501423_0.jpg

Doğu Türkistanlı kafilelerin Anadolu'ya ilticasını anlatan Anayurttan Anadolu'ya adlı bir kitap vardır. Kitabın yazarı bu göçlerden birinde Türkiye'ye ulaşanlardan "Halife Altay"...

Kitap yarısına kadar Kazakların ve Uygurların yaşayışlarını, Doğu Türkistan topraklarında yetişen atların türlerini, atların bakımlarını betimliyor. Sonrasındaysa her biri hazin birer öykü olan göçleri anlatıyor.

Not: Ben her bulduğumu okuduğum dönemde bu kitabı evde bulmuş ve okumuştum. Kitabın bugün basılmıyor olması üzücü...
Bana göndersene

AlperenKIRIM
02-26-2009, 03:54 AM
1853 - 1856 kafkas cephesi

Atropatena
02-26-2009, 04:31 AM
Ali ve Nino Turkiyede cap edildiyi kimi, azeri yazici Yusif Vezir Cemenzeminlinin deyil, diger azeri yazici Qurban Saidin eseridir. Dunyaca meshhur bu eser az qala butun dunya dillerine tercume olunmushdur, chox olkelerde cap olunmushdur, eser Azerbaycan edebiyyatinin shah eserlerinden biridir.

Bu Turkiye varianti:
http://journaleast.files.wordpress.com/2008/12/208753_2.jpg
Bu da muxtelif olkeler:
http://tomgpalmer.com/wp-content/uploads/legacy-images/Ali%20and%20Nino.jpg
http://ecx.images-amazon.com/images/I/41056SHJ3PL._SL500_AA240_.jpg

http://armenianodar.files.wordpress.com/2008/03/dutch_2002_large.jpg

http://www.azer.com/aiweb/an_covers/scans_big%20covers/dutch_1938_large.jpg

http://www.azer.com/aiweb/an_covers/scans_big%20covers/spanish_1973_large.jpg[/IMG]

http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK971750PQ213_250.jpg

[IMG]http://s44.photobucket.com/albums/f16/msmetana/?action=view&current=AN_cover.jpg

http://ecx.images-amazon.com/images/I/411PYJWDMZL._BO2,204,203,200_PIsitb-sticker-arrow-click,TopRight,35,-76_AA240_SH20_OU01_.jpg

http://jameslogancourier.org/media/1/20070321-alinino.jpg

http://www.armeniaforeignministry.com/ministry/library/images_arriv/nino.jpg

Atropatena
02-26-2009, 04:32 AM
http://jlhuss.blog.lemonde.fr/files/2007/10/ali-et-nino.1193300947.jpg

http://www.azeri.org/Azeri/azphotos/norwegian_for_index.jpg

http://www.pandora.com.tr/images/kapak/64635.jpg

Atropatena
02-26-2009, 04:42 AM
Oxuyun Ali ve Ninonu, chox tovsiye edirem , eser kechen esrin evvellerinde Azerbaycandaki heyatla baqlidir

Karayılan
02-26-2009, 04:47 AM
Jacob M. Landau - Panturkism.

yavuz
02-27-2009, 12:45 PM
Münib Engin Noyan - Hadis Günlüğü

Çok hoş bir eser. Sahih hadislerden konuya girip güncel meselelerden çıkmış Üstad.

O da benim gibi "deh-çüş türkçesi"nden muzdarip...

AlperenKIRIM
02-27-2009, 08:18 PM
Altın Ordu, Kırım ve Kazan Sahasına Ait Yarlık ve Bitiklerin Dil ve Uslup İncelemesi
A. Melek Özyetgin (http://www.eren.com.tr/goster/kitap/kisi.asp?CAS=116703)

http://www.eren.com.tr/goster/kitap/kitap.asp?kitap=197626

baslicam kismetse :)

qurttarqan
02-27-2009, 11:18 PM
Münib Engin Noyan - Hadis Günlüğü

Çok hoş bir eser. Sahih hadislerden konuya girip güncel meselelerden çıkmış Üstad.

O da benim gibi "deh-çüş türkçesi"nden muzdarip...

bunu söylediğimiz de bize ukala diyor bazıları. böyle konuşmaların ilacı kitap okumak. kitap okumyarak çağdaşlığı giydiği elbise de yada ayyaş ayyaş dans etme de sanan zavallıların, seviyesidir.
bir yazı da okumuştum, Almanya da öğrenciler anaokulun dan lise son sınıfa kadar 70 bin kelime öğreniyorlar, biz de ise 6500 kelime, şimdi söyleyin bu gençler, oha çuşla konuşmayıpta ne yapsınlar.
selametle kalın

Milli eğitim Gama.

Timuçin Kağan
02-28-2009, 10:10 AM
Kırımlı Murat Destanı adlı Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Bundan 2-3 sene önce okumuştum, herkese tavsiye ederim.

alpertunga
03-04-2009, 09:01 AM
Kırımlı Murat Destanı adlı Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Bundan 2-3 sene önce okumuştum, herkese tavsiye ederim.
Neyin nesi biraz yazsana.

Derin İmparatorluk diye bir kita var kütüphanede gördüm merak ettim okudum, daha doğrusu çok saçma geldi hızlı hızlı geçtim. Kesinlikle tavsiye etmiyorum, komplo teorisinden ibaret. Kitap kendi içinde çelişiyor. Roman tarzında yazılmış fakat o kadar kötü ki çocuklar bile bune saçmalık der. Kısaca uzak durun.
Kitabın içinden saçmalıklar:


Osmanlıları "kurucular" adında gizli bir türk örgütü kurmuş.
Asla deşifre olmazlarmış :D
Osman gazinin asıl adı Ataman mış ve Ottoman ismi burdan geliyormuş. Ertuğrul gaziyede acayip bir isim yazmıştıda unuttum.
Orhan gazinin kardeşi aleaddinmiş ve bu edebalinin yanına verilip eğitilmiş asıl parayı bastıran düzenli orduyu kuran oymuş :D
Mevlanayı hain gibi bişey ilan ediyor ve çok birisiymiş ama nie yazmıyor
Fatihi beyazidi hain ilan ediyor, Osmanlının yeniden toparlanmasını bunlar (kurucular) sağlamışlar.
Timuru beyazidin burunu ürtmek için bunlar yollamışlar.
Beyazid I muradı bilerek öldürtmüş, kardeşinide beyazid öldürtmüş.


Daha sayamadığım kadar şey çoğuna içimden hiç inanmak bile gelmedi. Bahsettiği örgüt sanıyorum şu KV deki ihtiyarlar.

Kitabın sonunu okusanız zaten gülmekten yerlere yatarsınız :D Fantastik orta dünya romanları gibi.

Yazar: Orçun Uçar ve Saygın Ersin

Timuçin Kağan
03-04-2009, 09:06 AM
Neyin nesi biraz yazsana.
Kırımda geçiyor, stalin komunizm zamanlarında. Türk ve Müslüman halklarının ezildiği bir zamanda Murat adlı bir Türk yiğit sahneye çıkıyor ve isyanlarla devleti zorluyor. Devamını yazmıyacağım okuyun diye kitap roman halinde yazılmış. Bu kitaptan sonra tüm kırım tatarlarına olan bakışım olumlu yönde değişti. Mutlaka Okuyun.

alpertunga
03-04-2009, 09:12 AM
Kırımda geçiyor, stalin komunizm zamanlarında. Türk ve Müslüman halklarının ezildiği bir zamanda Murat adlı bir Türk yiğit sahneye çıkıyor ve isyanlarla devleti zorluyor. Devamını yazmıyacağım okuyun diye kitap roman halinde yazılmış. Bu kitaptan sonra tüm kırım tatarlarına olan bakışım olumlu yönde değişti. Mutlaka Okuyun.
Okulun kütüphanesinde varsa alır okurum. İnşallah vardır.

Düzenleme: yokmuş.

Timuçin Kağan
03-04-2009, 09:16 AM
Okulun kütüphanesinde varsa alır okurum. İnşallah vardır.

İnşaallah. Bulursan oku gerçekten çok anlamlı ve duygusal bir kitap.

Timuçin Kağan
03-04-2009, 09:18 AM
http://www.kitabiyat.com/images/resim/kitap/753.jpgKırım’ın kaderi bu: Güneş her akşam hüzünle terk eder Kırım’ı. Her sabah acı bir günün üstüne doğar... Kırımlı Murat Destanı, Karasupazar’ın en heyecanlı ve en cesur delikanlısı Murat’ın ve Kırım Halkının bağımsızlıkları için verdikleri destansı mücadele…

Hasan Nail Canat
Timaş Yayınevi

160 sayfa.

alpertunga
03-04-2009, 09:24 AM
İlber Ortaylı tarihin izinde adlı bir kitabı var 2008de çıkmış okumadım ama 1-2 hafta içinde başlayacağım konusu çok güzel bence. Diğer kitapları gibiyse zaten düşünmeye bile gerek yok. Ntvde de program yapıyor, ben imkan buldukça izlioyorum sizlerede tavsiye ederim.


Bazı tarihçilerimiz vardır, diyorlar ki mesela, ‘Osmanlılar Arapça kullanmış, Farsça kullanmış.’ Hâlbuki Osmanlı’nın Arapça bileni, bugün bizim İngilizce bilenimiz kadardır." "Bize Türkiye ismini 12. asırda İtalyanlar koymuştur. Ülkenin çoğunluk halkı Türk olduğu için bize Türkiye, "Türkü Mania" gibi isimler koymuşlar. Ama biz kendimize ısrarla Rum, Romen demeye devam ettik. Çünkü bu Roma imparatorluğu’nun bir devamıdır. İstanbul’u fetheden Fatih de kendisini Kaiser-i Rum (Doğu Roma İmparatoru) ilan etmiştir. Ama bununla beraber tabii ki o da Türktür." "Sultan Abdülaziz’in öldürüldüğü kanısındayım. Çünkü Sultan Abdülaziz bir kere çok dindar. Dindar adamlar kolay intihar etmiyorlar. Abdülaziz yaşamayı seven biri..." "Vahdeddin ve Atatürk karşı karşıya gelmişlerdir. Ama dost oldukları zaman da vardır. Kim ne derse desin son padişah hazineyi soyup gitmedi. Gittiği yerlerde de Türkiye devleti aleyhinde faaliyette bulunmadı, söz söylemedi." "Din ile devletin ayrılması Yahudi ve Müslümanlıkta imkânsızdır. Çünkü her iki dinde de din insanların yirmi dört saatini ayarlar. Sadece devletle olan ilişkilerini değil özel hayatlarını, nasıl yiyip içeceklerini, nasıl temizleneceklerini, karı-koca arasındaki ilişkiyi ve tabii ki devletle olan ilişkiyi ayarlar." Ülkemizin değil dünyanın en önemli tarihçilerinden İlber Ortaylı "Tarihin İzinde" dolaşıyor, kafa kurcalayan sorulara cevaplar veriyor ve ezberleri bozuyor.

alpertunga
03-04-2009, 05:55 PM
Orhan gazinin kardeşi aleaddinmiş ve bu edebalinin yanına verilip eğitilmiş asıl parayı bastıran düzenli orduyu kuran oymuş :D


Araştırdım biraz, Osman gazinin 2 hanımı var biri mal hatun diğeri Rabi'a Bala Hatun. Mal Hatundan yani şeyh edebalinin kızından Aleaddin doğuyor, Orhan ise Selçuklu Sultanının vezirinin kızından(Rabi'a Bala Hatun) doğuyor.

yavuz
03-07-2009, 03:33 AM
Şu sıra Robin Sharma'nın "Ferrarisi'ni Satan Bilge"sini ve Vehbi Vakkasoğlu'nun "Bilinmeyen Kadın"ını okuyorum.

Ferrarisi'ni Satan Bilge, birkaç sene öncesine kadar çok övülüyordu. Nesini övüyorlardı bu kitabın, anlamadım. Akıcılık yok, enteresanlık yok...

"Bilinmeyen Kadın" ise bazı Türk ve Batılı yazarların, sosyologların, profesörlerin kitaplarından ve Hadislerden ve Kur'an-ı Kerim'den yararlanılarak, "kadın"a değinilen bir kitap. Savunduğu tez; "kadının yaratılışı gereği bir erkeğe bağlanması gerektiği ve bu bağlılıkla esarete değil, gerçek hürriyete kavuşmasının kadın için gerçek mutluluk olduğu..."

AlperenKIRIM
03-07-2009, 09:04 AM
1878-1908 kafkas gocleri

Seckjin Khan
03-14-2009, 05:29 PM
http://pixhost.ws/avaxhome/cd/ac/000baccd.jpeg

Travels of Ali Bey: In Morocco, Tripoli, Cyprus, Egypt, Arabia, Syria and Turkey, Between The Years 1803 and 1807 vol 1
Publisher: Ithaca Press (GB) | ISBN: 1873938403 | edition 1998 | PDF | 373 pages | 18,7 mb

This site does not store Travels of Ali Bey: In Morocco, Tripoli, Cyprus, Egypt, Arabia, Syria and Turkey, Between The Years 1803 and 1807 vol 2 on its server. We only index and link to Travels of Ali Bey: In Morocco, Tripoli, Cyprus, Egypt, Arabia, Syria and Turkey, Between The Years 1803 and 1807 vol 2 provided by other sites. Please contact the content providers to delete Travels of Ali Bey: In Morocco, Tripoli, Cyprus, Egypt, Arabia, Syria and Turkey, Between The Years 1803 and 1807 vol 2 if any and email us, we'll remove relevant links or contents immediately.

Download link;

http://uploading.com/files/9GGGZDNB/travels_of_ali_bey___in_morocco__tripoli.pdf_id_j-8gaaaaqaaj_output_pdf_sig_acfu3u1eay516z8ummioybcc lcrd1275vw%202.pdf.html

yada

http://depositfiles.com/files/nhwf3tj0u

yavuz
03-15-2009, 01:22 PM
İlhan Darendelioğlu'nun Türkiye'de Milliyetçilik Hareketleri adlı kitabına başladım.

Milli Mücadele yıllarından başlayıp, 70'li yıllara kadar anlatıyor, milliyetçi kuruluş ve dergileri.

Kızılelma
03-25-2009, 05:31 PM
Bugun kitapçıda bu kitap dikkatimi çekmişti:

Bozkırın Efendisi
Murat Kınıkoğlu
Tarih: MS VII. yüzyıl.
Yer: Orta Asya bozkırı
Bir topluluk ve kültür olarak Türkler yok olmanın eşiğinde. Ama...
I. Göktürk İmparatorluğu yıkılmış, Çinlilerin yıllardır beklediği fırsat doğmuştur. Türk boyları çocuklarına Çin isimleri vermekte, Çinliler gibi giyinmektedir. Türk kültürü yok olmanın eşiğindedir. Ama bir şamanın kehaneti Çinlilerde korkuya, Türklerde umuda dönüşür:
"Kıl çadırda doğacak çocuk, Türk boylarını egemenliği altına alan derebeyinin kızını öldürecek, bir araya gelen Türk boyları kara kaleyi alıp bozkıra yeniden hükmedecek."
Türkler Anadolu'ya göçmeden önce nasıl yaşar, neye inanırlardı; ölülerini nasıl gömer, bebeklerini hangi hayvanın postuna ne amaçla sararlardı; kurultaylarda neleri tartışır, şenliklerde ne tür oyunlar oynarlardı.
İster bu soruların cevaplarını öğrenmek için, isterse bozkırda geçen entrikalarla dolu bir hikâyede kaybolup gitmek için okuyun; "Bozkırın Efendisi"ni bitirdiğinizde Orta Asya eskisinden daha yakın olacak.

Fırsat bulduğum zamanda okuyacağım.

Aybike
03-25-2009, 05:35 PM
niye okumuycan onu anlamadim....

Kızılelma
03-25-2009, 05:36 PM
niye okumuycan onu anlamadim....
yanlışlık olmuş düzelteyim:):Ptşkler uyardığınız için

Şehbir
03-25-2009, 05:44 PM
yanlışlık olmuş düzelteyim:):Ptşkler uyardığınız için


Okucanda ne olacak, filozofmu kesilcen başımıza..

Ne geliyosa başımıza, zati bu okumuş takımından geliyo..

Oturun evinizde, alın elinize şiş miş yün eğirin, yemek, temizlık neyim yapın..

16,5 yaşına gelince de bir hayırsıza kaçın, 18'in de bebe sahibi olun, peşine 5 dane daha..

Ahanda oldunuz mutlu bir yuva sahibi..

Allah'tan daha ne istiyonuz...

Aybike
03-25-2009, 05:47 PM
evet ya...
dogrusun..
insan okudukca korkuyor..
gercekler daha bir fazla koyuyor..
okumayin valla...

Kızılelma
03-25-2009, 05:56 PM
Okucanda ne olacak, filozofmu kesilcen başımıza..

Ne geliyosa başımıza, zati bu okumuş takımından geliyo..

Oturun evinizde, alın elinize şiş miş yün eğirin, yemek, temizlık neyim yapın..

16,5 yaşına gelince de bir hayırsıza kaçın, 18'in de bebe sahibi olun, peşine 5 dane daha..

Ahanda oldunuz mutlu bir yuva sahibi..

Allah'tan daha ne istiyonuz...

bu söylediklerini yapmam için biraz geç kaldım galiba:):)

Kızılelma
03-25-2009, 05:58 PM
evet ya...
dogrusun..
insan okudukca korkuyor..
gercekler daha bir fazla koyuyor..
okumayin valla...

okumayıncada farkettirmeden koyuyor..
hangisi tercih edilmeli muamma

Aybike
03-25-2009, 05:59 PM
keske bir dag köyünde dogsaydim..

Şehbir
03-25-2009, 06:05 PM
bu söylediklerini yapmam için biraz geç kaldım galiba:):)

Hayatta hiç bir şey için geç kalmış sayılmazsın, tabii benim yaşımda değilsen..

Profiline ve Tanışma kısmında ki mesajlarına baktım yaşını göremedim..

Kaç gibisin ?

Söyliyemiyorsan açık açık, 5 yaş fazla söyle ben anlarım..

Zuppeer çarpar tablosu bilirim...

Şehbir
03-25-2009, 06:08 PM
keske bir dag köyünde dogsaydim..

Heee yanında sarıkız, bi de meleyen cinsten olan, halihazırda bide gıdaklayan horoz..

Bi de başına çoban, keyfe bak be...

Aybike
03-25-2009, 06:10 PM
vallahi isterdim..
dert yok sikinti yok..düsünmek yok..korkular yok..
savas cikarsa cagirirlar gidersin savasirsin..ölürsen sehidsin..

Aybike
03-25-2009, 06:11 PM
ayrica sarikiz melemez...mööööler :)

Şehbir
03-25-2009, 06:12 PM
vallahi isterdim..
dert yok sikinti yok..düsünmek yok..korkular yok..
savas cikarsa cagirirlar gidersin savasirsin..ölürsen sehidsin..

Madem isterdin de neden Groan'ladın beni şimdi..

Seni Groan Manyağı yaparım, ona göre ha...

Aybike
03-25-2009, 06:14 PM
yav yanlis dügmeye basmisim..:)

Kızılelma
03-25-2009, 06:15 PM
Hayatta hiç bir şey için geç kalmış sayılmazsın, tabii benim yaşımda değilsen..

Profiline ve Tanışma kısmında ki mesajlarına baktım yaşını göremedim..

Kaç gibisin ?

Söyliyemiyorsan açık açık, 5 yaş fazla söyle ben anlarım..

Zuppeer çarpar tablosu bilirim...

daha 15 değilim ya ondan geç kalmış sayılırım dedim

10 yaş fazlası o kadar:)

Şehbir
03-25-2009, 06:17 PM
ayrica sarikiz melemez...mööööler :)

Sana Türkçen iyi değil diyorum kızıyorsun..

Bak ne yazmışım..


Heee yanında sarıkız, bi de meleyen cinsten olan

Yanında Sarıkız demiş virgül koymuşum peşine demişim ki, bi de meleyen cinsten olan, yani inek ve kuzu demişim..

Du you Anlirsenmi ?

Aybike
03-25-2009, 06:19 PM
ay tamam...

anladim..hayaliminde icine ettiniz...

Şehbir
03-25-2009, 06:21 PM
daha 15 değilim ya ondan geç kalmış sayılırım dedim

10 yaş fazlası o kadar:)


Pardon, özür dilerim ben daha genç şey ettiydim ama sende evde kalanlar takımına aday olmuşun anlaşılan..

Neyse geçer, çok takma kafana..

Az bi acıyo ama sonra yavaş yavaş geçiyomuş...

Kızılelma
03-25-2009, 06:24 PM
Pardon, özür dilerim ben daha genç şey ettiydim ama sende evde kalanlar takımına aday olmuşun anlaşılan..

Neyse geçer, çok takma kafana..

Az bi acıyo ama sonra yavaş yavaş geçiyomuş...

Şikayetçi değilim:)

Şehbir
03-25-2009, 06:31 PM
Şikayetçi değilim:)

Ahanda onu da dediydiler, bu kişilere ilk başlarda bi şi dimeyin alacağınız cevap hemen şikayatçı değilim olacaktır, dediydiler..

Eee işte hafize zeyif olunce, oluye bele şiyler..

Sen benim gusurume kalmayasen..

Kur_Sad
03-25-2009, 06:39 PM
Bugun kitapçıda bu kitap dikkatimi çekmişti:

Bozkırın Efendisi
Murat Kınıkoğlu
Tarih: MS VII. yüzyıl.
Yer: Orta Asya bozkırı
Bir topluluk ve kültür olarak Türkler yok olmanın eşiğinde. Ama...
I. Göktürk İmparatorluğu yıkılmış, Çinlilerin yıllardır beklediği fırsat doğmuştur. Türk boyları çocuklarına Çin isimleri vermekte, Çinliler gibi giyinmektedir. Türk kültürü yok olmanın eşiğindedir. Ama bir şamanın kehaneti Çinlilerde korkuya, Türklerde umuda dönüşür:
"Kıl çadırda doğacak çocuk, Türk boylarını egemenliği altına alan derebeyinin kızını öldürecek, bir araya gelen Türk boyları kara kaleyi alıp bozkıra yeniden hükmedecek."
Türkler Anadolu'ya göçmeden önce nasıl yaşar, neye inanırlardı; ölülerini nasıl gömer, bebeklerini hangi hayvanın postuna ne amaçla sararlardı; kurultaylarda neleri tartışır, şenliklerde ne tür oyunlar oynarlardı.
İster bu soruların cevaplarını öğrenmek için, isterse bozkırda geçen entrikalarla dolu bir hikâyede kaybolup gitmek için okuyun; "Bozkırın Efendisi"ni bitirdiğinizde Orta Asya eskisinden daha yakın olacak.

Fırsat bulduğum zamanda okuyacağım.

Ben de yazın gördüm bu kitabı not aldım ama pek pahalıydı yahu değecek mi bilemediğim için henüz almadım

Kızılelma
03-25-2009, 06:40 PM
Ahanda onu da dediydiler, bu kişilere ilk başlarda bi şi dimeyin alacağınız cevap hemen şikayatçı değilim olacaktır, dediydiler..

Eee işte hafize zeyif olunce, oluye bele şiyler..

Sen benim gusurume kalmayasen..

Benimde hafıza pek saglam degil inş bu cevabımı daha sonra unutturmaz:)

Tunga67
03-25-2009, 06:42 PM
44.çocuk diye bir kitap okumuştum yazın.Stalin dönemi sovyetlerde olan cinayetlerle ilgili kurgusal bir kitaptı.Aranizda okuyan varsa kitap hakkında düşünceleri nelerdir?Özellikle olayların gerçeklik payı üstüne; ben biraz propaganda yapıldıgını düşünüyorum

selametle

Kızılelma
03-25-2009, 06:43 PM
Ben de yazın gördüm bu kitabı not aldım ama pek pahalıydı yahu değecek mi bilemediğim için henüz almadım

Kitap bir sene önce basılmış birde sahaflara bakacağım belki vardır

Bilge_Kagan
03-25-2009, 06:45 PM
Buraya daha once yazmis miydim hatirlamiyorum ama bozkir mozkir deyince aklima geldi. Sene basinda can sikintisindan Kipa'ya ugradigimda 3-5 milyonluk kitaplar arasinda guzel kapakli "Ozgurlerin Kaderi" diye bir kitap gordum. Arkasinda "Gocebe Turk tarihine farkli bir bakis yakalarken kurgu karakterlerle donemin olaylarina isik tutuyor tiriviri" diye seyler yaziyordu. "Vay arkadas ne ayakmis farkli bakis isik tutmak falan ne ayak" deyip aldim. Lanet olsun verdigim paraya da harcadigim zamana da. Gerci okumak icin cok zaman harcadigim soylenemez, cocuk kitabi gibi birseydi ama okudugum sure zarfinda surekli elim cakmagimi aradi kitabi kosesinden tutusturmak icin. Bir 50-60 sayfa okudum mu bilmiyorum, kitabi firlattim bir yere, bir daha da bakmadim.

Sonradan aklima geldi, yazarin ozgecmisini okurken "1984'ten beri kitap yazdigi, kitaplarinin da sunlar sunlar oldugu" diye bir suru kitap adi yaziyordu. Hicbiri de populer olmamis. Bosuna degilmis olmamasi, 25 senedir kitap yazdigi halde adam daha ilkokul 5 seviyesini gecememis.

Aybike
03-25-2009, 06:52 PM
Buraya daha once yazmis miydim hatirlamiyorum ama bozkir mozkir deyince aklima geldi. Sene basinda can sikintisindan Kipa'ya ugradigimda 3-5 milyonluk kitaplar arasinda guzel kapakli "Ozgurlerin Kaderi" diye bir kitap gordum. Arkasinda "Gocebe Turk tarihine farkli bir bakis yakalarken kurgu karakterlerle donemin olaylarina isik tutuyor tiriviri" diye seyler yaziyordu. "Vay arkadas ne ayakmis farkli bakis isik tutmak falan ne ayak" deyip aldim. Lanet olsun verdigim paraya da harcadigim zamana da. Gerci okumak icin cok zaman harcadigim soylenemez, cocuk kitabi gibi birseydi ama okudugum sure zarfinda surekli elim cakmagimi aradi kitabi kosesinden tutusturmak icin. Bir 50-60 sayfa okudum mu bilmiyorum, kitabi firlattim bir yere, bir daha da bakmadim.

Sonradan aklima geldi, yazarin ozgecmisini okurken "1984'ten beri kitap yazdigi, kitaplarinin da sunlar sunlar oldugu" diye bir suru kitap adi yaziyordu. Hicbiri de populer olmamis. Bosuna degilmis olmamasi, 25 senedir kitap yazdigi halde adam daha ilkokul 5 seviyesini gecememis.

cakmakmi aradin..?
beni bugün hic birsey güldüremez diyordum :)

Şehbir
03-25-2009, 07:05 PM
Benimde hafıza pek saglam degil inş bu cevabımı daha sonra unutturmaz:)

Burayı meşgul etmeme adına geyik dükkanına yazdım cevabımı...

Kur_Sad
03-25-2009, 07:59 PM
Buraya daha once yazmis miydim hatirlamiyorum ama bozkir mozkir deyince aklima geldi. Sene basinda can sikintisindan Kipa'ya ugradigimda 3-5 milyonluk kitaplar arasinda guzel kapakli "Ozgurlerin Kaderi" diye bir kitap gordum. Arkasinda "Gocebe Turk tarihine farkli bir bakis yakalarken kurgu karakterlerle donemin olaylarina isik tutuyor tiriviri" diye seyler yaziyordu. "Vay arkadas ne ayakmis farkli bakis isik tutmak falan ne ayak" deyip aldim. Lanet olsun verdigim paraya da harcadigim zamana da. Gerci okumak icin cok zaman harcadigim soylenemez, cocuk kitabi gibi birseydi ama okudugum sure zarfinda surekli elim cakmagimi aradi kitabi kosesinden tutusturmak icin. Bir 50-60 sayfa okudum mu bilmiyorum, kitabi firlattim bir yere, bir daha da bakmadim.

Sonradan aklima geldi, yazarin ozgecmisini okurken "1984'ten beri kitap yazdigi, kitaplarinin da sunlar sunlar oldugu" diye bir suru kitap adi yaziyordu. Hicbiri de populer olmamis. Bosuna degilmis olmamasi, 25 senedir kitap yazdigi halde adam daha ilkokul 5 seviyesini gecememis.

Ben de Kozanoğlu'nun Gültekin'ini okurken hissettim aynısınız.Kül Tigin'e Gültekin denmesi ayrı bir rahatsızlık konusu, bir de seviye tam ilkokul seviyesiydi. "Alpago Kolsuz Kahraman" filmini izlerken de aynı şeyleri hissettim, bi de bulacağı diye canım çıktı 10 saatte indirdim...

Bu konuda adamakıllı kitap Leon Cahun'un "Gökbayrak" romanı var. Atsız seviyesine hiçbiri çıkamaz ama bunu tavsiye ederim. Atsız'daki tadı bir tek Sepetçioğlu'nun "Kilit"inde almıştım. Bahaeddin Özkişi'nin "Köse Kadı"sı da fena değildi...

Bilge_Kagan
03-25-2009, 08:09 PM
Su Cilgin Turkler'den beri tarihi romana bir killigim olusmustu zaten, Devlet Ana, Esir Sehrin Insanlari gibi saheserlerin hatrina okuyordum. Sonra Cehennem Topcu Cemil'in olayinin anlatildigi su Kemal Tahir kitabini okuyunca (kitabin adini animsayamadim simdi. Esir Sehrin Insanlari-Yol Ayrimi'nda cok kisa bir yerde adi geciyordu, onun tarafindan Milli Mucadele'de Kuvva-i Milliye mucadelesi ve buradaki cakalliklar anlatiliyor) Kemal Tahir'in bile karakter kurgulamakta isi batirabilecegine sahit oldum (Cemil cok pis bir adamdi. Attigini vururdu, eline ne is alsa en kralini yapardi. Cok da karizmaydi, kimseye de pabuc birakmazdi. Koca Cerkes Ethem'e dahi posta koydu.) (ote yandan tarihi bir kaynak olarak iyiydi, okunmasini tavsiye edebilirim), akabinde de bu kitabi okuyunca lanet ettim. Daha da tarihi roman okumam.

Kur_Sad
03-25-2009, 08:16 PM
sen hep yanlış sularda gezinmişin birader hadi kemal tahir neyse de turgut özakman kim. Atsız ve Sepetçioğlu okumayan adama tarihi roman okumuş demem...

Bilge_Kagan
03-25-2009, 08:24 PM
Atsiz okumadim da Sepetcioglu'nun su unlu "Kapi Kilit ve Bilmemne" uclemesini okudum. Ve ayrica "Kemal Tahir neyse de" diye birsey mi var lan oha, Devlet Ana'yi okudumun?

Kur_Sad
03-25-2009, 09:20 PM
tamam hacı bişey demedik kemal tahir de büyük adammış (ne yalan söyleyim okumadım da çok methini duydum) amma tarih romancılığı deyince Atsız'ın üstüne tanımam...

yavuz
03-27-2009, 03:33 AM
Atsiz okumadim da Sepetcioglu'nun su unlu "Kapi Kilit ve Bilmemne" uclemesini okudum.

Abi o üçleme değildi herhalde ya, 9-10 tane kitaplık bir seri olması lazım. Kapı, Kilit, Anahtar, Bu Atlı Geçide Gider hatırlayabildiklerim...

Bu seriyi okumadım ama babam sürekli oku der, bulsam okuyacağım tabii...

alpertunga
03-27-2009, 03:45 AM
Atsiz okumadim da Sepetcioglu'nun su unlu "Kapi Kilit ve Bilmemne" uclemesini okudum. Ve ayrica "Kemal Tahir neyse de" diye birsey mi var lan oha, Devlet Ana'yi okudumun?
Bence berbattı o kadar övülecek bir tarafı yok, osmancık bin basar. Gerçi 2 kitabında gerçekle pek alakası yok.

Bilge_Kagan
03-27-2009, 07:06 PM
Yok artik. Herkesin Kemal Tahir'in kisisel zirvesini yakaladiginda ve dunyaya da "tarih romani boyle yazilir" diye gosterdiginde hemfikir oldugu bir kitap nasil olup da "ovulecek bir tarafi yok" diye anilir ben bilmiyorum.

Devlet Ana hem kurgu hem karakter tahlilleri hem de bu karakterler uzerinden donemin insaninin yasantisini, kaygilarini ve ugraslarini, beklentilerini krallar gibi anlatir, hem de donemle alakali bir cok tarih kaynagindan daha fazla tarihi bilgi verir. Kurguya yardimci olsun diye kullanilan "var mi yok mu tam belli olmayan" tek bilgi "bacibeyler" teskilatidir ki gocebe uluslarda kadin savascilarin varligi bilindik bir gercektir, olmayacak birsey degil, sadece tartismali.

Alintiladigim yorumu okuyup da Devlet Ana'yi okumaktan vazgececeklere pesin pesin "aman diyeyim" diyorum, ona gore. Devlet Ana her Turk'un okumasi gereken bir kitaptir.

yavuz
04-10-2009, 12:17 PM
Dilaver Cebeci'nin Bütün Şiirleri'ni getirttim. Ötüken'den...

Kur_Sad
04-10-2009, 01:16 PM
Dilaver Cebeci'nin Bütün Şiirleri'ni getirttim. Ötüken'den...

tamam gayrı sen de iflah olmazsın :lol:

Тюльпан
04-15-2009, 06:00 AM
Firdevsi'nin Şehname'sini ariyorum. Ozbekce ve ruscasini okumustum bir zamanlar, simdi turkcesini merak ettim. Link varsa paylasabilirmisiniz?
Tesekkurler

alpertunga
04-15-2009, 06:07 AM
Rönesans reform aydınlanma derebey salonlar vs bunlar anlatan şöle kapı gibi 1 kitap söyleyinde okuyum şu sosyoloji dersinden kurtilim ya. Öyle br kitap olsun ki herşey kafamda şekillensin.

Bu çok önemli lütfen pas geçmeyelim eş dost soralım.

Karayılan
04-18-2009, 02:28 PM
Dr. Hasan Ali Karasar
Dr. Sanat Kuşkumbayev'in eseri

"Türkistan Bütünleşmesi Merkezi Asya'da Birlik Arayışları 1991-2001"

Ötüken Neşriyat'tan yeni çıktı, dumanı üstünde. :D Şiddetle tavsiye edilir. ;)

yavuz
04-18-2009, 02:38 PM
Bir arkadaşa Nazım Hikmet'in seçme şiirlerinin bulunduğu "Henüz Vakit Varken Gülüm"ü, bir arkadaşa da Cemil Meriç'in "Mağaradakiler"ini aldırdım. Babam da İlber Ortaylı'nın bir kitabını alırsa önümüzdeki yazın listesindeki ilk 35 kitap tamamen belli olacak. :D

Kur_Sad
04-18-2009, 03:42 PM
Nevzat Kösoğlu'nun "Kitap Şuuru" ve Süleyman Hayri Bolay'ın "Türk Düşüncesinde Gezintiler"ini aldım...

Bir de Kemal Karpat'ın "Elitler ve Din"ini aldık ama peder bey el koydu... Kesinlikle tavsiyelidir...

Demir Kağan
04-18-2009, 06:19 PM
ebul al'a el mevdudi - gelin bu dunyayi degistirelim'i okudum en son.

alpertunga
04-22-2009, 08:58 AM
Siyasi Tarih:İlkçağlardan 1918'e bu kitabı okuyan varmı yorumlarını bekliyorum, rönanesans aydınlanma reform feudalism absulutism vs vs bunları nasıl anlatıyor yada anlatıyormu?

kurshad
04-23-2009, 02:47 AM
Su Cilgin Turkler'den beri tarihi romana bir killigim olusmustu zaten, Devlet Ana, Esir Sehrin Insanlari gibi saheserlerin hatrina okuyordum. Sonra Cehennem Topcu Cemil'in olayinin anlatildigi su Kemal Tahir kitabini okuyunca (kitabin adini animsayamadim simdi. Esir Sehrin Insanlari-Yol Ayrimi'nda cok kisa bir yerde adi geciyordu, onun tarafindan Milli Mucadele'de Kuvva-i Milliye mucadelesi ve buradaki cakalliklar anlatiliyor) Kemal Tahir'in bile karakter kurgulamakta isi batirabilecegine sahit oldum (Cemil cok pis bir adamdi. Attigini vururdu, eline ne is alsa en kralini yapardi. Cok da karizmaydi, kimseye de pabuc birakmazdi. Koca Cerkes Ethem'e dahi posta koydu.) (ote yandan tarihi bir kaynak olarak iyiydi, okunmasini tavsiye edebilirim), akabinde de bu kitabi okuyunca lanet ettim. Daha da tarihi roman okumam.

Topcu Cemil'in basrole ciktigi roman "Yorgun Savasci"dir. Anadolu'daki kurtulus mucadelesinin ilk yillari anlatilir. Kemal Tahir'in en baba romanlarindan biridir.

Dikkat edilirse Topcu Cemil; "Karilar kogusunda" ki istanbullu Murat beyle, "Hur sehrin insanlari"ndaki avukat stajeri Murat'la, "Kurt Kanunu"ndaki Abdulkerim'le hulasa tum romanlarindaki kahramanlarla ayni karakterdedir. Hafif kabadayidir, sululuga gelemez herseyden once durusttur ve vatanperverdir. Bu kahraman tipi Kemal Tahir'in kendisidir, kendisini tarifidir.

hatirlanirsa, "Yorgun Savasci" adli romanin sinema filmi cekilmisti. Fakat 80 ihtilali cuntasi filmi yasaklamakla kalmayip, orijinalini dahi yakmisti. Sonradan nasil olduysa filmin bir kopyasi bulundu ve seneler sonra tvde gosterildi.

Bu kitabin dayandigi tarihi bilgiler Yuzbasi Selahaddinin hatiralaridir. Yorgun savasci'daki mulazim Selahaddin efendi sonradan yuzbasi olmus , hatiralarini yazmistir. Bu hatiralardaki neredeyse her detay Yorgun savasci'da yeralir. Bu hatiralar Ilhan Selcuk tarafindan duzenlenmis ve iki cilt halinde "Yuzbasi Selahaddin'in Romani" ismiyle yayinlanmistir. Her tarih meraklisina tavsiye ederim.

HYML
04-23-2009, 03:18 AM
Bir arkadaşa Nazım Hikmet'in seçme şiirlerinin bulunduğu "Henüz Vakit Varken Gülüm"ü, bir arkadaşa da Cemil Meriç'in "Mağaradakiler"ini aldırdım. Babam da İlber Ortaylı'nın bir kitabını alırsa önümüzdeki yazın listesindeki ilk 35 kitap tamamen belli olacak. :D

Ulen sen varya çok büyük adam olacan. Bak buraya yazıyorum:cool:

cokbilenmicokokuyanmi.com

Bilge_Kagan
04-23-2009, 03:42 AM
Topcu Cemil'in basrole ciktigi roman "Yorgun Savasci"dir. Anadolu'daki kurtulus mucadelesinin ilk yillari anlatilir. Kemal Tahir'in en baba romanlarindan biridir.

Dikkat edilirse Topcu Cemil; "Karilar kogusunda" ki istanbullu Murat beyle, "Hur sehrin insanlari"ndaki avukat stajeri Murat'la, "Kurt Kanunu"ndaki Abdulkerim'le hulasa tum romanlarindaki kahramanlarla ayni karakterdedir. Hafif kabadayidir, sululuga gelemez herseyden once durusttur ve vatanperverdir. Bu kahraman tipi Kemal Tahir'in kendisidir, kendisini tarifidir.

hatirlanirsa, "Yorgun Savasci" adli romanin sinema filmi cekilmisti. Fakat 80 ihtilali cuntasi filmi yasaklamakla kalmayip, orijinalini dahi yakmisti. Sonradan nasil olduysa filmin bir kopyasi bulundu ve seneler sonra tvde gosterildi.

Bu kitabin dayandigi tarihi bilgiler Yuzbasi Selahaddinin hatiralaridir. Yorgun savasci'daki mulazim Selahaddin efendi sonradan yuzbasi olmus , hatiralarini yazmistir. Bu hatiralardaki neredeyse her detay Yorgun savasci'da yeralir. Bu hatiralar Ilhan Selcuk tarafindan duzenlenmis ve iki cilt halinde "Yuzbasi Selahaddin'in Romani" ismiyle yayinlanmistir. Her tarih meraklisina tavsiye ederim.

Karakter kelimesini kahramanin kisiligi mahiyetinde kullanmamistim orada. Cemil cok "super kahraman" tadinda bir adamdi, onu kastettim.

yavuz
04-23-2009, 03:43 AM
Ulen sen varya çok büyük adam olacan. Bak buraya yazıyorum:cool:

cokbilenmicokokuyanmi.com

Ben yaşıyorsam bu gazla zaten. :mrgreen:

Bilge_Kagan
04-23-2009, 04:00 AM
Bizi boyle gazlayan olmadiydi, buyuk adam olamadiysak bundandir :lool:

HYML
04-23-2009, 04:24 AM
Bizi boyle gazlayan olmadiydi, buyuk adam olamadiysak bundandir :lool:

Herkes Sultan Fatih olamaz ama Ulabatlı Hasan olmakta şereftir.:cool:

Bilge_Kagan
04-23-2009, 10:43 AM
Birak abi allasen :lol:

qurttarqan
04-23-2009, 06:38 PM
ebul al'a el mevdudi - gelin bu dunyayi degistirelim'i okudum en son.

dir az anlatırmısın? genel olarak ne diyor.

Тюльпан
05-04-2009, 06:43 AM
Kitapları gözden geçiriyordum, aklıma geldi.
Özbekçe-türkçe ve türkçe-özbekçe sözlük vardı bende, bir tane de Libra biraktı Canada'ya giderken. Şimdi 2 tane oldu. Boş-boş durmasın evde diyorum, birisine lazımsa hediye olarak gönderebilirim.

hsr_1979
05-04-2009, 07:05 AM
Kitapları gözden geçiriyordum, aklıma geldi.
Özbekçe-türkçe ve türkçe-özbekçe sözlük vardı bende, bir tane de Libra biraktı Canada'ya giderken. Şimdi 2 tane oldu. Boş-boş durmasın evde diyorum, birisine lazımsa hediye olarak gönderebilirim.

Bana gönderirseniz sevinirim.

Тюльпан
05-04-2009, 07:34 AM
Bana gönderirseniz sevinirim.

ilk kim isterse ona ğöndereceğim diye duşunuyordum, tamam sizin olsun.

AlperenKIRIM
05-11-2009, 03:09 PM
1855 erzurum harekati

Timuçin Kağan
05-11-2009, 03:22 PM
Nihal Atsız'ın Z Vitamini/Dalkavuklar Gecesi adlı Kitabını tavsiye ederim. Kitabı, İnce düşünürek okuyanların bugün ne yaşadığımızı daha iyi anlayacaklarını düşünüyorum.

Bilge_Kagan
05-11-2009, 04:35 PM
Anarsist Felsefe

alpertunga
05-12-2009, 01:57 AM
Osmanlı Maliyesi: Bankacılık

Seckjin Khan
05-12-2009, 09:01 AM
Murat Bardakçı - Talat Paşa'nın Evrak-ı Metrukesi adlı kitabı aldım bugün en kıs zamanda başlayacağım...

muratk
05-19-2009, 02:26 AM
Ben de yazın gördüm bu kitabı not aldım ama pek pahalıydı yahu değecek mi bilemediğim için henüz almadım


Henüz okumadıysanız, size bir adet gönderebilirim.

Demir Kağan
05-19-2009, 03:39 AM
Murat Bardakçı - Talat Paşa'nın Evrak-ı Metrukesi adlı kitabı aldım bugün en kıs zamanda başlayacağım...

seckin okudun mu bunu? enver pasa'yi ne kadar seviyorsam, bu talat'i o kadar sevmiyorum.

yavuz
05-19-2009, 04:18 AM
Abdülhamid'in olduğu söylenen (veya gerçekten onun yazdığı) bir hatırat'ta Enver Paşa'yı diğerlerinden ayırmış Abdülhamid. Ben de sevmiyorum diğerlerini, alayı masonmuş, Enver Paşa değilmiş. Diğerlerinin Avrupa'ya kaçarken, Enver Paşa'nın hayatını yine mücadeleye adamış olması ve bu ülkü uğrunda şehit düşmesi de aradaki farkı gösterir.

alpertunga
06-25-2009, 05:12 PM
Fikirlerim çok değişti Enver Paşa üzerine çok önyargılıydım, Enver Paşayı anlatan adam gibi bir kitap varmı?

Timuçin Kağan
06-25-2009, 05:37 PM
Fikirlerim çok değişti Enver Paşa üzerine çok önyargılıydım, Enver Paşayı anlatan adam gibi bir kitap varmı?
Bazıları Vatan Haini der, bazıları ise Korkusuz bir Kahraman..

Türkistan Istiklal Hareketleri: Enver Paşa-Abdullah Recep Baysun

Şehit Enver Paşa-Nevzat Köseoğlu

Bu iki Kitap'tan birini veya ikisini birden okumanı öneririm. Ben ikisini de okumuştum. Tavsiye ederim.

Kur_Sad
06-25-2009, 07:02 PM
Fikirlerim çok değişti Enver Paşa üzerine çok önyargılıydım, Enver Paşayı anlatan adam gibi bir kitap varmı?

Nevzat Kösoğlu'nun "Şehit Enver Paşa"sı bu konuda kesinlikle en iyi kaynaktır. Çok güzel başka kaynaklar da var ancak Nevzat Kösoğlu'nun eseri tüm yazılanlardan faydalanılarak ortaya çıkarılmış. Ayrıca diğer kitaplarda bulunmayan birçok belgeyi de içeriyor.

qurttarqan
06-28-2009, 05:02 AM
John Clover Monsma, The Evidence Of God In Expanding Universe (Genişleyen Evrende Allah'ın Varlığının Delilleri).

alpertunga
07-02-2009, 05:59 AM
İsmail - Reha Çamuroğlu

yavuz
07-14-2009, 07:00 AM
http://www.hermeskitap.com/catalog/images/9754370575b.jpg

Yeni başladım bakalım...

Kur_Sad
07-14-2009, 09:10 AM
Taha Akyol - Haricilik ve Şia

kurshad
07-14-2009, 12:32 PM
http://www.hermeskitap.com/catalog/images/9754370575b.jpg

Yeni başladım bakalım...

Peyami Safa, romanlarinda okuyucuyu kahramanlarin ic dunyasinda bir yolculuga cikartir. "Yalniziz" ise bu icsel yolculugun en derine indigi bir roman.. Lise yillarinda Peyami Safa'nin tum kitaplarini okumustum fakat suphesiz en etkileyen Yalniziz idi.
Fransiz romaninda da Marcel Proust vardir o da okuyucuyu kahramanlarinin daha dogrusu bizzat kendi ic dunyasina bir daldirir bir daha cikartmaz. Marcel Proust'la Peyami Safa'yi melankolinin zirveye ciktigi romanlarina bakarak birbirine cok benzetiyorum.

yavuz
08-25-2009, 08:46 AM
http://www.kitapkulubu.de/shop/media/images/imp_enuzun_yuzyili-large.jpg

Dün gece başladım, bakalım ne zaman bitecek imparatorluğun en uzun yüzyılı... :)

alpertunga
08-26-2009, 12:43 PM
Nevzat Köseoğlu - Şehit Enver Paşa yı okuyorum, hem Enver Paşayı anlatması hemde o dönem Osmanlı Havasını iyi solutmasından dolayı çok beğendim, açıkçası alırken bu kadar iyi olabileceğini beklemiyordum.

Yavuz Ortaylı'nın o kitabı daha geçenlerde yeni okudum güzel bir kitap ama sanki biraz çok daldan dala atlıyor gibi.

binbirincigece
10-04-2009, 01:00 PM
http://img.mynet.com/ha/nutuk_200.jpg


Eminim çoğunuz okumuştur ama yeniden gözden geçirmekte fayda olduğunu değerlendiriyorum. Bu fotoğrafta görünen de zaten ucuz versiyonu. :cool:

Qarshi
10-05-2009, 12:21 AM
http://img.mynet.com/ha/nutuk_200.jpg


Eminim çoğunuz okumuştur ama yeniden gözden geçirmekte fayda olduğunu değerlendiriyorum. Bu fotoğrafta görünen de zaten ucuz versiyonu. :cool:



TDK'nun basımı 2 ciltlik nutuk tavsiye edilir efennim ;)

Demir Kağan
10-05-2009, 04:54 AM
orjinalinden okuyun orjinalinden. tabii anlayabilirseniz.

binbirincigece
10-05-2009, 09:20 AM
TDK'nun basımı 2 ciltlik nutuk tavsiye edilir efennim ;)Ben de Prof.Dr. Zeynep Korkmaz'ın yayına hazırladığı 2005 basımlı Nutuk'u tavsiye ediyorum.


orjinalinden okuyun orjinalinden. tabii anlayabilirseniz.Anlayacak çağa gelmemişlere orijinali tavsiye edilmez.

Bilge_Kagan
10-06-2009, 01:07 PM
Tutunamayanlar'ı tekrar bir okusam mı diyorum bu sıra, yoksa birşey okuduğum yok.

kurshad
10-07-2009, 05:20 PM
Tutunamayanlar'ı tekrar bir okusam mı diyorum bu sıra, yoksa birşey okuduğum yok.

"Tutunamayanlar" hakikaten enfes bir romandi.

Ozellikle muhendislik egitimi alanlara daha da anlamli gelecek bir roman.
Sinus'u mu Cosinus'u mu daha cok seversin muhabbetinin gectigi, demirden calan hirsiz muteahhitin insa ettigi barajin yikilmasiyla sulara kapildigi ama donati yerine kullandigi tahtalara! tutanarak bogulmaktan kurtulmasinin yahut yaptigi statik hesaplarda hata cikinca kafayi yiyen muhendisin cinnet gecirerek demirciyi oldurdugu, cinayetin aydinlatilmasinin ise sahada kullanilan demirin betonarme projesindeki demir sayisindan bir eksik olmasi ve bu demir filizinin de muhendisin kogusunda yatagin altinda bulunmasiyla aydinlatildiginin anlatildigi anektodlar beni cok guldurmustu :mrgreen:

Fakat suphesiz en bayildigim genelevde gecen muhabbet idi.. Orada diyaloglar hakikaten nefisti. Beni cok etkilemisti...
Tavsiye ederim tum roman meraklilarina; Oguz Atay ,"Tutunamayanlar"

Bilge_Kagan
10-07-2009, 05:27 PM
Şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla Tutunamayanlar'ı herkes bir şekilde biliyor, hatta bir şekilde eline de geçiyor kitap. Kimisi kalınlığından korkup hiç başlamıyor, kimisi başlarını sıkıcı bulup bırakıyor, biraz daha azimli olanı hiç nokta virgül olmayan 80 sayfalık kısma gelince dayanamıyor, orayı da atlatanı kitap bitince kendini bir Selim'le bir Turgut'la özdeşleştiriyor. Ben kitabın başından sonuna dek Turgut'un aynen beni anlattığını düşünüyordum, Selim'e hiç kaymadım. Çok pis bilmeyip de biliyor taklidi yaparım :lool:

Yanlış mıyım Olric?

Seckjin Khan
10-14-2009, 10:50 AM
http://img203.imageshack.us/img203/5387/141020092994.png



Bugün çok sevdiğimiz arkadaşımız Pax'ın da katkıda bulunduğu BUZKIRAN kitabının Türkiye baskısını kitabevinden aldım.

Özellikle bu internet ortamında bile hepimizin ilgisini çeken bu kitabın içeriğinin zenginliği,resimlerle desteklenmiş olması ve Victor Suvorov'un objektif değerlendirmeleri bu kitabı ilginç kılıyor.

Kitabı ilk açtığımızda karşımıza Rus Okuyucuma yazısı çıkıyor.İnsanın ilgisini çeken bu paragrafla aslında kitabın içerisinde nelerle karşılaşacağımızı az çok tahmin edebiliyoruz.

Bu paragraftan birkaç satırını sizlerle paylaşmak istiyorum...


RUS OKUYUCUMA


Beni affedin!

Affetmeye hazır değilseniz,bu satırları okumayı bırakınibana ve kitabıma lanetler yağdırın hiç okumadan.Birçoğu zaten öyle yapıyor.

Ben,milletimizin sahip olduğu en kutsalına göz diktim.Milletimizin elinde kalan tek mahrem nesneye; sözüm ona "vatan bağımsızlığı büyük savaşı" denilen savaşın hatırasına göz diktim.Bu kavram tırnak içerisine alıyorum ve küçük harflerle yazıyorum.

Beni affedin!

İkinci Dünya Savaşı,koministlerin bize küçük harflerle yazmaya alıştırdıkları bir ibare.Ben bu ibareyi büyük harflerle yazıyorum ve Soyvetler Birliği'nin bu savaşın esas suçlusu ve kışkırtıcısı olduğunu kanıtlayacağım.

...
...
...
...

bu şekilde deva ediyor artık hepsini yazmıyorum siz kitabevlerinden alıp okursunuz ;)

Kitap arkayüzünde yazan bir yorumu sizlerle paylaşmak isterim;

Bu kitabın bir tarihçi değil,profesyonel bir istihbaratçı tarafından yazılmış olması onun değerini yükseltiyor.Soyvet yoldaşlar ve Batı'daki arkadaşları zapt edilemez bir hiddete kapılacaklar.Tarihteki son "beyaz lekelerini" savaşsız teslim etmeyecekler.Onları dinlemeyi bırakın, "Buzkıran'ı okuyun!" Bu, gerçekleri söyleyen kitaptır.


Die Welt



Sizlerden ricam bu kitabı okuduğunuz kitaplar arasına almanız ve objektif olarak okumanız, bende öyle yapacağım... ;)

Sirena
10-15-2009, 12:16 AM
Bugün çok sevdiğimiz arkadaşımız Pax'ın da katkıda bulunduğu BUZKIRAN kitabının Türkiye baskısını kitabevinden aldım.

Özellikle bu internet ortamında bile hepimizin ilgisini çeken bu kitabın içeriğinin zenginliği,resimlerle desteklenmiş olması ve Victor Suvorov'un objektif değerlendirmeleri bu kitabı ilginç kılıyor.

Kitabı ilk açtığımızda karşımıza Rus Okuyucuma yazısı çıkıyor.İnsanın ilgisini çeken bu paragrafla aslında kitabın içerisinde nelerle karşılaşacağımızı az çok tahmin edebiliyoruz.

Bu paragraftan birkaç satırını sizlerle paylaşmak istiyorum...


RUS OKUYUCUMA



Beni affedin!




Affetmeye hazır değilseniz,bu satırları okumayı bırakınibana ve kitabıma lanetler yağdırın hiç okumadan.Birçoğu zaten öyle yapıyor.




Ben,milletimizin sahip olduğu en kutsalına göz diktim.Milletimizin elinde kalan tek mahrem nesneye; sözüm ona "vatan bağımsızlığı büyük savaşı" denilen savaşın hatırasına göz diktim.Bu kavram tırnak içerisine alıyorum ve küçük harflerle yazıyorum.




Beni affedin!




İkinci Dünya Savaşı,koministlerin bize küçük harflerle yazmaya alıştırdıkları bir ibare.Ben bu ibareyi büyük harflerle yazıyorum ve Soyvetler Birliği'nin bu savaşın esas suçlusu ve kışkırtıcısı olduğunu kanıtlayacağım.




...


...


...


...




bu şekilde deva ediyor artık hepsini yazmıyorum siz kitabevlerinden alıp okursunuz ;)




Kitap arkayüzünde yazan bir yorumu sizlerle paylaşmak isterim;




Bu kitabın bir tarihçi değil,profesyonel bir istihbaratçı tarafından yazılmış olması onun değerini yükseltiyor.Soyvet yoldaşlar ve Batı'daki arkadaşları zapt edilemez bir hiddete kapılacaklar.Tarihteki son "beyaz lekelerini" savaşsız teslim etmeyecekler.Onları dinlemeyi bırakın, "Buzkıran'ı okuyun!" Bu, gerçekleri söyleyen kitaptır.





Die Welt








Sizlerden ricam bu kitabı okuduğunuz kitaplar arasına almanız ve objektif olarak okumanız, bende öyle yapacağım... ;)









Nerden aldın? İzmir'de var mıymış?
On: Detektif okuyorum Rusçada, bayılıyorum Esesçilerle, yahudilerle ilgili kitaplara.

Qarshi
10-15-2009, 01:25 AM
Nerden aldın? İzmir'de var mıymış?
On: Detektif okuyorum Rusçada, bayılıyorum Esesçilerle, yahudilerle ilgili kitaplara.

Bendede var :mrgreen:


Şu anda D&R mağazalarında, çarşambadan sonra da İnkılap, Remzi, Dost, NT, İmge ve diğer tüm kitapçılarda Tüm türkiyede satışta olacak.

Seckjin Khan
10-15-2009, 04:37 AM
Nerden aldın? İzmir'de var mıymış?
On: Detektif okuyorum Rusçada, bayılıyorum Esesçilerle, yahudilerle ilgili kitaplara.

kastettiğin rusçaysa rusça olanını biraz daha zorlanırsın ama mutlaka bulursun.


Şu anda D&R mağazalarında, çarşambadan sonra da İnkılap, Remzi, Dost, NT, İmge ve diğer tüm kitapçılarda Tüm türkiyede satışta olacak.

ben remzi den aldım D&R'da 13 tl olan kitap remzi kitabevinde 18 lira haberiniz olsun en uygunu D&R da ;)

Pax
10-16-2009, 08:52 AM
http://img203.imageshack.us/img203/5387/141020092994.png



Bugün çok sevdiğimiz arkadaşımız Pax'ın da katkıda bulunduğu BUZKIRAN kitabının Türkiye baskısını kitabevinden aldım.

Özellikle bu internet ortamında bile hepimizin ilgisini çeken bu kitabın içeriğinin zenginliği,resimlerle desteklenmiş olması ve Victor Suvorov'un objektif değerlendirmeleri bu kitabı ilginç kılıyor.

Kitabı ilk açtığımızda karşımıza Rus Okuyucuma yazısı çıkıyor.İnsanın ilgisini çeken bu paragrafla aslında kitabın içerisinde nelerle karşılaşacağımızı az çok tahmin edebiliyoruz.

Bu paragraftan birkaç satırını sizlerle paylaşmak istiyorum...


RUS OKUYUCUMA


Beni affedin!

Affetmeye hazır değilseniz,bu satırları okumayı bırakınibana ve kitabıma lanetler yağdırın hiç okumadan.Birçoğu zaten öyle yapıyor.

Ben,milletimizin sahip olduğu en kutsalına göz diktim.Milletimizin elinde kalan tek mahrem nesneye; sözüm ona "vatan bağımsızlığı büyük savaşı" denilen savaşın hatırasına göz diktim.Bu kavram tırnak içerisine alıyorum ve küçük harflerle yazıyorum.

Beni affedin!

İkinci Dünya Savaşı,koministlerin bize küçük harflerle yazmaya alıştırdıkları bir ibare.Ben bu ibareyi büyük harflerle yazıyorum ve Soyvetler Birliği'nin bu savaşın esas suçlusu ve kışkırtıcısı olduğunu kanıtlayacağım.

...
...
...
...

bu şekilde deva ediyor artık hepsini yazmıyorum siz kitabevlerinden alıp okursunuz ;)

Kitap arkayüzünde yazan bir yorumu sizlerle paylaşmak isterim;

Bu kitabın bir tarihçi değil,profesyonel bir istihbaratçı tarafından yazılmış olması onun değerini yükseltiyor.Soyvet yoldaşlar ve Batı'daki arkadaşları zapt edilemez bir hiddete kapılacaklar.Tarihteki son "beyaz lekelerini" savaşsız teslim etmeyecekler.Onları dinlemeyi bırakın, "Buzkıran'ı okuyun!" Bu, gerçekleri söyleyen kitaptır.


Die Welt



Sizlerden ricam bu kitabı okuduğunuz kitaplar arasına almanız ve objektif olarak okumanız, bende öyle yapacağım... ;)





Ellerine saglik hocam! Kitabin tanitimi icin harcadigin emek az degildir, tesekkur ediyorum :)

Seckjin Khan
10-16-2009, 09:26 AM
Ellerine saglik hocam! Kitabin tanitimi icin harcadigin emek az degildir, tesekkur ediyorum :)

gidip almak dışında birşey yapmadım :) sizlerin katkısının yanında hiçbirşey benim yaptığım ;)

Ellerinize sağlık tekrardan...

alpertunga
10-16-2009, 09:50 AM
Seçkin kitabı nerden aldın İzmirde?

Seckjin Khan
10-16-2009, 10:05 AM
Seçkin kitabı nerden aldın İzmirde?

Remzi kitabevinden aldım ama Inklap,İmge,D&R ve diğer kitabevlerinde de bulursun ;)